Türkiye savaşa çekilmek mi isteniyor?

Yayın Tarihi: 06/03/26 07:30
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

ABD, İsrail, İran üçgeninde başlayan, daha doğrusu başlatılan savaş, bir haftayı geride bırakmaya hazırlanıyor.

İran, sadece ABD, İsrail’e karşı değil, bu saldırıya, taraf olan, destek veren, sessiz kalan, ülke ve uluslararası kuruluşlara karşı da kendini savunuyor.

Anlaşılan o ki, ABD ve İsrail karşılarında bu şekilde direnen bir İran beklemiyorlardı.

İran, devlet geleneği en eski devletlerden ve kurumsallaşmış bir de rejimi var.

AB ve batılı ülkeler son derece etkisiz, onca devlet, bir o kadar sessiz.

Ağırlıkları yok, sorumluluk aldıkları yok.

Sadece İspanya, hem Filistin, Gazze hem de İran’a saldırı konusunda, dik bir duruş gösteriyor.

Almanya, Hitler’in utancı adına, İsrail’e tek kelime edemiyor.

Böyle bir dünya düzeni.

İran rejiminin, her türlü günahından ayrı olarak bunları söylüyorum.

Ve yine aynı noktadayım, her halk kendi iradesi ile kendi yönetim şekline, yine kendisi karar vermelidir.

İran rejimi, o kadar günahkâr ki, İran halkının bir kısmı, ABD ve İsrail’den medet umuyor.

Savaş sürerken, ne kadar zaman alacağı ve bunun dünya üzerinde ne kadar yayılacağı bilinmiyor.

Sanırım önümüzdeki hafta işin seyri daha anlaşılır, öngörülebilir bir noktaya gelebilir.

Ve her an her şey olabilir, işte buna bir örnek daha;

“NATO hava savunma sistemleri tarafından Türk hava sahası yakınlarında düşürülen füzenin hedefinin Türkiye değil, Güney Kıbrıs olduğu öne sürüldü.

Fransa merkezli AFP’ye konuşan bir Türk yetkili, İran’dan ateşlenen füzenin aslında “Güney Kıbrıs’taki bir üssü hedef aldığını ancak rotasından saptığını” söyledi. Yetkili, füzenin Türk hava sahasına yönelmesinin bu nedenle gerçekleştiğini ifade etti.

NATO ise daha önce yaptığı açıklamada İran’ın Türkiye’yi hedef almasını kınamış ve füzenin Türk hava sahasına girmeden önce ittifaka ait hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini duyurmuştu.”

Konu ile ilgili olarak;

“İran Genelkurmay Başkanlığı, Komşu ve dost ülke Türkiye'nin egemenliğine saygı duyduğunu" ve İran tarafından Türkiye topraklarına herhangi bir füze fırlatılmadığını açıkladı.”

Tam bir karmaşa, belirsizlik, Türkiye bu savaşa çekilmeye mi çalışılıyor?

Savaşın sıcaklığı, bölgeyi sarmaya devam da ediyor.

Hedef Türkiye veya Kıbrıs olmuş olsa ne fark eder ki?

Bizim için her ikisi de korkunç.

Türkiye bu süreçte tarafsız ve dengeli bir politika sürdürürken, güney Kıbrıs ve Hristodulidis, adanın tamamını nasıl bir tehlikeye attığını farkında mı acaba?

İngiliz üsleri ada için bir tehlike iken, özellikle ABD ve İsrail ile yapılan askeri işbirliği anlaşmaları sadece kâğıttan ibaret kalmadı, gerçeğe dönüştü.

Zaten ABD ve İsrail bugünler için bu anlaşmaları yapmak istedi.

Bakınız bu yazı sırf eleştiri, kuru bir gündem yazısı değildir.

Bu köşeden, bu tür anlaşmaların Kıbrıs adasının bütününü ne kadar tehlikeye soktuğunu, bu ülkelerle başa çıkmanın mümkün olmadığını, bu ülkelerin girdikleri bir ülkeden kolay kolay çıkmadıklarını, pek çok yazımda yazdım.

İşte bugün sonuçlarını yaşıyoruz, daha da kötüsünü yaşamamak umuduyla.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları