Tatar’ı Başbakan bırakmazlardı…
Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar bir açıklama yaptı ve ortalık karıştı. Dedi ki “Başbakan kalmayı isterdim”. Aslında Tatar’ın bu içten gelen değerlendirmesini değerlendirmeden Tatar’ın nasıl UBP Genel Başkanı seçildiği günlere gitmek lazım. hatırlayın dönemin UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’dü. Yarıştılar ve Tatar birinci turun popular adayı olarak karşımıza çıktı. Özgürgün Faiz Sucuoğlu gibi popular diğer adaylarla bir istişare yaptı ve destek aradı. Bu desteği bulamayınca yarışıp da kaybetmektense çekilmeyi tercih etti. Özgürgün çekilmeyip yarışsaydı yine kaybedecekti. Çünkü Sucuoğlu ve Sunat Atun gibi önemli isimler Tatar’ı destekleme kararı almışlardı. Belki çoğunuz unutmuşsunuzdur ama perde gerisinde Derviş Eroğlu da vardı ve Eroğlu, Tatar’ı destekliyordu. Hatta kapalı kapılar arkasında Eroğlu, Sunat Atun, Faiz Sucuoğlu ve Hasan Taçoy ile bir toplantı yapmış ve her birine bakanlık sözü verilmişti.
Ben o günleri net olarak hatırlıyorum. Evet Tatar böyle bir yoldan geçerek Başbakan olmuştu. Açık konuşmak gerekirse Maliyeci de olmasının katkısıyla kötü bir Başbakanlık da yapmadı. İyi bir kabinesi vardı ve bu kabineyi yıllara yayılan tecrübesiyle iyi de yönetti. Zaman içerisinde Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakın dostluğu da oluştu. Yani süreç Tatar’ı Cumhurbaşkanlığına hazırladı. Mustafa Akıncı Cumhurbaşkanıyken Tatar da Başbakan iken Akıncı ile Ankara’nın arası açıldı. Ankara Akıncı’yı net bir dille istemiyordu. Karşısına iyi bir aday çıkarmaları gerekiyordu ve bu UBP Genel Başkanından daha iyi bir aday olamazdı. Tatar’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanma şansı ilk başlarda yok denecek kadar azdı. Ankara tüm kurmaylarını, Tatar’dan yana sahaya koymaya kararlıydı. Akıncı kaybetmeliydi, her ne pahasına olursa olsun.
Tatar’ın Başbakanlığı döneminde bir talihsizlik yaşandı ve HP Genel Başkanı Kudret Özersay’ın, Özgürgün’ün dokunulmazlığını kaldırıp yargılamazsanız hükümeti bozarım tehdidi karşısında Tatar ile birlikte yanılmıyorsam Nazım Çavuşoğlu hariç tüm UBP’li vekiller el kaldırdı ve Özgürgün’ün dokunulmazlığı kaldırıldı. UBP tabanı Tatar’a kırgındı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşmaya başlayınca süreç Tatar aleyhine azalıyordu. Tatar’ın hiçbir şekilde Cumhurbaşkanı adayı olmak gibi bir fikri yoktu, yoktu olmamasına ama Tatar için başka da bir seçenek kalmamıştı. Sadık Gardiyanoğlu’nun da Tatar’ın adaylığı açıklamasında hayli katkısı olmuştur onu da yeri gelmişken belirtelim.
Öte yandan UBP’li vekiller Tatar’ı Cumhurbaşkanı yapalım ve kurtulalım mantığındaydı. Hepsi olmasa da hem UBP’li vekillerde hem de tabanda bu fikir yerleşmişti. Bunu Sn. Tatar’ın kendisi de inkar etmeyecektir diye düşünüyorum.
Evet Tatar, UBP’nin yanılmıyorsam İlçe toplantısında Sadık Gardiyanoğlu’nun da ilanıyla Cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan etti ve süreç başlamış oldu.
Yapılan anketlerde Mustafa Akıncı öndeydi. Tatar artık yalnızca UBP’nin değil Ankara’nın da adayıydı ve bu seçimi kazanmalıydı. Kıbrıs Türk halkının ciddi bir çoğunluğu Akıncı etrafında kenetlenmişti. Neredeyse Mustafa Akıncı ile AK Parti’nin ileri gelenleriyle laf atışmasına giriyor ve ortam geriliyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı netti “Tatar kazanmalıydı”. Ve Türkiye tek bir vücut olup sahaya inmişti. Türkiyeli vekillerde sahadaydı. Evler bir bir gezildi, kapılar bir bir çalındı ve Tatar’a oy vermeyecek binlerce kişi ikna edildi. Akıncı’nın, Ankara ile ters düşmesi de Akıncı’nın aleyhine sahada bir koz olarak kullanılmıştı. İskele’den gelen yüksek oylarla Tatar az bir farkla seçimi kazanmıştı. İskele yüksek çıkmasa Tatar az bir farkla bu seçimi kaybederdi.
Ankara zafer elde etmişti. Adayı kazanmıştı. UBP gururluydu hem adayları kazanmış hem de Tatar’dan kurtulmuşlardı.
Süreci anlattım size. Gelelim yazının başlığına. Tatar aday olmasaydı ilk kurultayda Faiz Sucuoğlu tarafından al aşağı edilecekti. Evet Tatar iyi bir Başbakanlık yapmış ülkeyi iyi yönetmişti ama parti tabanındaki güveni kırılmış azalmış, rakipler tarafından bu süreç çok iyi işlenmişti. Başarısız kabine değişiklikleri, dokunulmazlığı kaldırılan Özgürgün, Özersay’la kurulan hükümet hep bunlar Tatar’ın süreç içerisinde parti tabanındaki gücünü kırmıştı.
İşte bu nedenle Tatar’ın içten gelen samimi bir söylem olarak değerlendirdiğim ve Başbakanlık günlerine duyduğu özlem gereği yaptığı bu özeleştiriyi anlamakla birlikte diyorum ki Tatar Cumhurbaşkanlığına aday olmasaydı ne Başbakan kalabilirdi ne de UBP Genel Başkanı kalabilirdi.
Bırakmazlardı…
*********************************
GÜNÜN SÖZÜ
"Aşk karşı duruldukça bütün bütün devleşir, her türlü engel, büyümesi için ona bir vesiledir"
Balzac
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.