Ekselansları Sayın Guterres...

Yayın Tarihi: 24/02/26 07:30
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Ekselansları Sayın Guterres,

Sizi ilk kez gördüğümde, soğuk bir Ocak sabahı Cenevre’de Milletler Sarayı’ndaydık. Yıl 2017 idi ve sizin Genel Sekreterlik görevinin sadece dokuzuncu günüydü.

Milletler Sarayı’nın giriş kapısı Oscar törenlerini aratmayacak şekilde kırmızı halılarla kaplanmıştı.

Girişte üst tarafta canlı yayında gelişmeleri benimle birlikte aktaran Canan Onurer’e şu benzetmeyi yaptım: “Sanki de bir Oscar törenindeyiz!”

Kıbrıs sorunu çözüme gidiyordu ve bütün bunlara siz başkanlık ediyordunuz. En o zamanlar en azından bendeniz çözüleceğini düşünüyordum!

O sabahki toplantının sonunda o zamanki iki liderle (Anastasiadis-Akıncı) birlikte yaptığınız ortak açıklamada, sabahki görüntüleri aynen benim gibi Oscar törenine benzetmiştiniz, açıkçası çok hoşumuza gitmişti.

O konferans maalesef istenildiği gibi sonuçlanmamıştı ama zaten başlamış olan bir sürecin mihenk taşı olarak bizi ister istemez Crans Montana’ya götürmüştü.

İkinci kez karşılaşmamız da zaten orada oldu. Ama Kıbrıs sorunu tarihinin çözüme en yakın anlarının yaşandığı o konferans da sonuçsuz kaldı.

Hayatımın en üzücü anlarından birisi olan “Crans Montana konferansını sonuçsuz olarak kapatıyorum” sözleriniz ağzınızdan dökülürken, 3-5 metre ötenizdeki basın yığınında ben de vardım ve gözyaşlarıma hakim olamamıştım.

Ekselansları,

O talihsiz konferansın üzerinden 9 yıl geçti. Sizin görev sürenizin üzerinden de öyle. Ve bu yıl sizin son görev yılınız.

Tabii biz Crans Montana’dan sonra çok talihsiz olaylar yaşadık.

Önce o sürecin kahramanlarından olan Mustafa Akıncı’yı tarihin en pervasız seçim müdahalesiyle birlikte devirdiler, yerine Ersin Tatar’ı getirdiler.

Sonra Kıbrıs sorunu konusundaki eski bozuk plaklara geri döndüler ve siz de bunları 5 sene boyunca dinlemek zorunda kaldınız. Bunun için kendi adıma özür dilerim ama bunlara bu kadar sabır göstermemeniz gerekirdi diye düşünmeden de edemiyorum.

Zira sizin bu fikirlere gösterdiğiniz her tevazu, kendi mandanızın dışına taşarcasına attığınız her adım, adanın kuzeyindeki çözüm düşmanlarını cesaretlendirmekten başka işe yaramadı. Sanırım bu mektubun ana konusu biraz da budur.

Ekselansları,

Birleşmiş Milletler, insan hak ve özgürlüklerini savunan, dünya barışını korumaya çalışan, ortaya çıkan sıkıntıları pratikte çözmeye uğraşan bir örgüttür.

Bana sorarsanız BM, her türlü sıkıntıya rağmen insanlığın başardığı en büyük konsensüstür. Kimileri BM’yi bostan korkuluğuna benzetse de ben BM’nin olmadığı bir dünyanın bugünden kat be kat daha berbat bir yer olacağını biliyorum.

Bu bağlamda BM’nin daha eşitlikçi, daha operasyonel ve daha prestijli bir hale getirmek tüm insanlığın görevidir.

Ancak bu saydıklarımı ayaklar altına almaya çalışan, BM’yi kendi kötü emelleri karşısında engel gören ve ortadan kaldırmaya çalışanların da varlığı her zaman bir sorundu, görülen o ki son dönemde bu çabalar daha da artmıştır.

Tam da bu noktada, BM’nin güzel bir başarı hikayesine ihtiyacı olduğu su götürmez bir gerçektir diye değerlendiriyorum.

Yine tam da bu noktada bu başarı hikayesinin örgüt için en kadim sorunlardan birisi olan, Kıbrıs sorununun çözümü olduğunu düşünüyorum.

Ekselansları,

Sizin himayelerinizde 2017 yılında çözüme bir nefes kadar yaklaşmıştık, başaramadık. Ama siz bundan yılmadınız ve bu sorunu her türlü engele, her türlü talihsizliğe ve hamasete rağmen gündemde tuttunuz, asla boş bırakmadınız.

Bunun için size minnettar olmakla birlikte, Kıbrıs sorununun geldiği noktayı BM için çok büyük bir handikap ve talihsizlik olarak görüyorum.

Tabiri caizse, koskoca BM, Kıbrıs sorunu ve onun pervasız aktörleri marifetiyle en basit tabirle ‘prestij kaybına uğramıştır.’

Bence bu durumu düzeltmek belki tam olarak sizin elinizde değil ancak son bir deneme daha yapmanın gerekliliği gün gibi ortadadır.

Ve bunun için de tarafların ya da aktörlerin ne dediğini pek düşünmeden inisiyatif almanız gerektiğini düşünmekteyim.

2017’de Crans Montana’da ortaya koyduğunuz 6 maddelik sizin adınızı taşıyan belgenin, Kıbrıs’ta ulaşılacak olan çözüm anlaşmasının temel ruhu olduğuna inanıyorum. Ve buna inanan tek kişi de ben değilim!

Geçen yıl tevazu gösterip benimle de görüşen kişisel temsilciniz Maria Holguin hanıma, taraflarla pek fazla yüz göz olmadan inisiyatif almanızı ve ortaya bir çözüm planı atmanız gerektiğini söyledim. Kendisi de benim bu dediğimde hemfikir oldu ama size bunu söyledi mi bilemem.

Ekselansları,

Görev sürenizin son yılında yapmanız gereken şey ortaya bir plan atmaktır. Ne olursa olsun, taraflar bu planı reddetse bile, bir şeyi asla engelleyemeyeceklerdir: Planın tartışılmasını!

Holguin hanımın size sunduğu raporların hemen tümünde, sivil toplumun sürece katılması vurgusu vardır.

İki tarafın da geleneksel pozisyonlarını düşünürseniz, bunun asla gerçekçi olmadığını sanırım biliyorsunuz. Ancak ortaya sizin 6 maddeniz temelinde, kapsamlı bir çözüm planı atarsanız, bunu kamuoyunda tartışılmasını kimse engelleyemez. Katılımcı bir süreç ancak böyle sağlanabilir.

Elbette, günümüz çağındaki sosyal medya ortamı, linç kültürü, infodemi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkacaktır ama bunlar bilgi çağında aşılmayacak şeyler değildir.

Ekselansları,

Lütfen ortaya bir çözüm planı atın! Bunu çok samimi olarak söylüyorum, şaka yapmıyorum. Sizin bunca emeğiniz ve çabanızı selamlayarak, bunların boşa çıkmaması gerektiğini düşünüyorum. Bunun da tek çaresi iki tarafın uzlaşılarından ortaya çıkarılacak metindir.

Sonu ne olursa olsun, nasıl olursa olsun bu seçeneği denemek zorundasınız. Ben eminin elinizde hazır bir metin vardır, tek yapmanız gereken Pandora’nın kutusunu açmanızdır.

Yoksa sizin de adınız -maalesef- bu Kıbrıs sorunu denen bataklığa saplanıp kalan diğer Genel Sekreterler gibi anılacaktır. U-Thant, Waldehim, Cueallar, Gali, Annan ve Moon böyle oldu.

Sizin tarihi yeniden yazmanız ancak dediğim gibi olabilir. Unutmayalım, tarih cesurları yazar!

Bu duygu ve düşüncelerle mektubuma burada son verirken, sizi en samimi duygularımla selamlıyorum...

 

 

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.