Zafer Halayı: Sesin Susturulamadığı Yerde Başlayan Yeni Dönem
Grup Yorum, sadece Türkiye’de değil dünyada ve ülkemizde de müziğin yalnızca estetik bir alan olmadığını; hafıza, direniş ve ahlâk meselesi olduğunu yıllardır ısrarla hatırlatan ender topluluklardan biridir. Yasakların, tutuklamaların, kayıpların ve ağır bedellerin içinden süzülerek bugüne gelen bu kolektif, 2025’te yayımladığı “Zafer Halayı” albümüyle yalnızca yeni şarkılar değil, yeni bir dönem ilan ediyor. Bu albüm, uzun bir suskunluğun ardından gelen bir “geri dönüş”ten çok, sesin susturulamadığının açık beyanıdır.
“Zafer Halayı”, Grup Yorum’un tarihsel çizgisini bozmadan, bugünün yaralarına temas eden bir albüm. Albümde duyulan her ezgi, bir geçmişe yaslanıyor; ama gözü gelecekte. Toplumsal acılar nostaljiye dönüştürülmüyor, aksine bugünün sorumluluğu olarak yeniden kuruluyor. Bu yönüyle albüm, bir anma değil; bir devam iradesi.
Bu yeni dönemin sesi ise yalnızca bestelerde değil, solistlerde somutlaşıyor. Erkek vokalde Umut Gültekin, sesiyle Grup Yorum’un alışıldık kolektif tonunu taşıyan, bağırmadan direnen bir anlatıcı gibi duruyor. Onun yorumu, sloganla ezgi arasındaki hassas dengeyi koruyor; sözün önüne geçmeden, sözü omuzlayan bir ses olarak konumlanıyor.
Kadın vokallerde ise bu dönemin en dikkat çekici ismi hiç kuşkusuz Sena Erkoç. Sena Erkoç, Grup Yorum’un uzun tarihine “genç bir ses” olarak değil, temiz bir vicdan tınısı olarak ekleniyor. Onun sesi teknik bir gösteri değil; kırılgan ama kararlı, sade ama derin. Şarkıları söylerken bir temsil iddiası taşımıyor; tam tersine, dinleyiciyi temsilin yükünden kurtarıp insan kalbine geri çağırıyor.
Sena’nın vokali, Grup Yorum geleneğinde çok kıymetli olan bir şeyi yeniden görünür kılıyor: acıyla bağırmadan konuşabilme yeteneği. Sesinde ne ajitasyon var ne de mesafe. Bu yüzden dinleyeni ikna etmiyor; dinleyenin zaten bildiği bir hakikati hatırlatıyor. Bu, politik müzikte nadir rastlanan bir olgunluk.
“Zafer Halayı” albümünde Sena Erkoç’un varlığı, grubun sadece kadro yenilemediğini; duygusal dilini de tazelediğinigösteriyor. O, Grup Yorum’un sesine bir yumuşaklık değil, bir derinlik ekliyor. Şarkılar onunla birlikte daha az bağırıyor ama daha çok iz bırakıyor.
Bugün Grup Yorum hâlâ dinleniyorsa, hâlâ korkutuyorsa ve hâlâ yasaklanıyorsa, bunun nedeni geçmişte kalmış bir efsane olması değil; bugünü söylemeye devam etmesidir. “Zafer Halayı”, bu devamlılığın en güncel belgesi. Umut Gültekin’in kararlı sesiyle, Sena Erkoç’un berrak ve onurlu yorumu birleştiğinde ortaya çıkan şey şudur:
Dünyada hâlâ susmayan bir müzik var ve o müzik, hâlâ insanın kalbine hitap etmekte.
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.