Toplumda empatinin inşası
Empati, bir toplumun görünmez altyapısıdır. Yasalar ve kurumlar ne kadar güçlü olursa olsun, insanlar birbirini anlama becerisini kaybettiğinde toplumsal bağlar zayıflar. Empati, birlikte yaşamanın sessiz sözleşmesidir.
Bu beceri doğuştan gelen bir potansiyel olsa da gelişmesi eğitim ve kültürle mümkündür. Çocukluktan itibaren farklı deneyimlerle karşılaşmak, bireyin bakış açısını genişletir. Edebiyat, sanat ve kamusal tartışmalar empatiyi besleyen alanlardır; çünkü insanı başkasının yerine geçmeye davet eder.
Empati çatışmaları ortadan kaldırmaz, fakat onların yönetilme biçimini değiştirir. Anlaşıldığını hisseden birey savunma refleksini azaltır ve diyaloğa açık hâle gelir. Bu da daha olgun bir toplumsal iklim yaratır.
Toplumda empatiyi inşa etmek uzun vadeli bir kültürel projedir. Medyanın dili, eğitim sisteminin yaklaşımı ve kamusal söylem bu projede belirleyici rol oynar. Empati arttıkça kutuplaşma azalır ve ortak zemin genişler.
Sonuçta empati zayıflık değil, güçtür. Başkasını anlamaya çalışmak, kendi kimliğini kaybetmek değil, onu derinleştirmektir. Toplumlar bu gerçeği kavradıkça daha dayanıklı hâle gelir.
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.