"Hitler sevicilerine" cahillik giderici bilgiler. (16+)
[Kim, şiddet bilgileri açıkça ifade edildiği için 16+ ibaresini kullanmam gerekti.]
*
İsrail hükümetinin bugün yaptığı politikaları eleştirmek meşrudur. Hatta siviller ölürken susmak ahlaki bir çöküştür. Gazze’de ölen her çocuk, her sivil, insanlığın ortak vicdanına yazılmış ağır bir yaradır. Ancak tam burada çok tehlikeli bir zihinsel çöküş başlıyor: İsrail hükümetine öfke duyan bazı insanların gidip Adolf Adolf Hitler hakkında romantik cümleler kurması.
Bu yalnızca tarih bilmemek değildir. Bu, ahlaki çürümedir. Bu, cehaletin saldırgan hâlidir. Bu, kana susamış zihnin kendine kahraman aramasıdır. Ve açık konuşalım: Hitler’e övgü dizen herkes ya tarih bilmiyordur ya da insanlığa karşı işlenmiş suçların büyüklüğünü kavrayamayacak kadar vicdani bir çoraklık içindedir.
Bir katili başka bir katille aklamak, bir zulmü başka bir zulüm üzerinden meşrulaştırmak ahlaki iflastır. Eğer bugün bir devletin yanlış politikalarını eleştirirken tarihin en büyük kitlesel katillerinden birini “haklıymış” gibi göstermeye başlıyorsanız, siz adalet aramıyorsunuz. Siz sadece nefretiniz için yeni bir put arıyorsunuz.
Bir hükümet ile bir halk aynı şey değildir.
Bugün Israel hükümetini eleştirebilirsiniz. Bu demokratik ve insani bir haktır. Ancak tüm Yahudileri hedef almak, tüm İsraillileri aynı kefeye koymak, hatta Benjamin Netanyahu ile milyonlarca insanı özdeş görmek; nasıl ki Viktor Orbányüzünden tüm Macar halkını zalim ilan etmek kadar saçmaysa, aynı şekilde ahlaksızdır.
Tarihten hiçbir şey öğrenmemiş toplumlar, kötülüğü sadece forma göre değerlendirir. Üniforma değişince kötülüğün bittiğini sanırlar.
Hayır.
Adolf Hitler yalnızca bir diktatör değildi. O, insanlığın gördüğü en sistematik ölüm makinelerinden birini kurdu. Ölümü sanayileştirdi. Merhameti suç haline getirdi. Çocuk çığlıklarını bürokratik raporlara çevirdi. İnsan bedenini fabrikadaki ham madde gibi kullandı.
Ve şimdi gerçeklerle yüzleşin.
Tarihin en korkunç gerçeklerini sansürsüzce yazıyorum:
• Yaklaşık 6 milyon Yahudi, sistematik biçimde yok edildi. Bu vahşet The Holocaust olarak tarihe geçti.
• Toplamda 11 ila 17 milyon insan Nazi rejiminin doğrudan kurbanı oldu. Yahudiler, Romanlar, engelliler, siyasi muhalifler, eşcinseller, Slav siviller, savaş esirleri, din insanları…
• Auschwitz concentration camp’te insanlara “duş alacaksınız” denildi. Anneler çocuklarını sakinleştirmeye çalışırken kapılar kilitlendi. Tavandan ölüm gazı indi. İnsanlar birbirlerinin üzerine tırmanarak nefes almaya çalıştı. Tırnak izleri duvarlarda bulundu.
• Treblinka extermination camp’da insanlar trenlerden iner inmez dakikalar içinde öldürüldü. Yaşam ile ölüm arasına bazen sadece birkaç dakika konuldu.
• Sobibor extermination camp ve Belzec extermination camp’te yüz binlerce insan sistematik biçimde imha edildi.
• Nazi infaz birlikleri olan Einsatzgruppen, Doğu Avrupa’da köy köy dolaşıp insanları toplu mezarların başında kurşuna dizdi. İnsanlara kendi mezarlarını kazdırdılar.
• Babi Yar massacre’da iki gün içinde on binlerce Yahudi kurşuna dizildi. Çocuklar annelerinin cesetlerinin üzerine düştü.
• Nazi doktoru Josef Mengele ikiz çocukların gözlerine kimyasallar enjekte etti. Organlarını canlı canlı inceledi. Çocukları deney nesnesine çevirdi.
• Binlerce engelli çocuk “yaşamaya değmez” denilerek öldürüldü. Bu vahşet Aktion T4 olarak kayda geçti.
• Aç bırakılan mahkûmlar çamur yemeye çalıştı. Bazıları ayakkabı derilerini kaynatıp yedi.
• İnsanların altın dişleri söküldü.
• Saçları kesildi, çuvallarla toplandı.
• Cesetlerden kalan küller nehirlere döküldü.
• Hamile kadınlar öldürüldü.
• Yeni doğan bebekler annelerinin gözleri önünde katledildi.
• Yaşlı insanlar yürüyemediği için diri diri yakıldı.
• Bazı toplama kamplarında mahkûmlar ceset taşıma birimlerinde zorla çalıştırıldı; kendi aile bireylerinin bedenleriyle karşılaşan insanlar oldu.
• Tıbbi deneylerde insanlar dondurularak ne kadar sürede öldükleri izlendi.
• İnsanlara deniz suyu içirilerek ölüm süreçleri gözlemlendi.
• Bilinçleri açıkken ameliyat edilen mahkûmlar oldu.
• Toplama kamplarında çocuklardan alınan oyuncaklar yığınlar halinde bulundu. Sahipleri artık hayatta değildi.
• Milyonlarca Sovyet savaş esiri açlığa terk edildi, işkence gördü, kurşuna dizildi.
• Roman halkına karşı yürütülen soykırım Porajmos olarak tarihe geçti.
• Muhalif gazeteciler, akademisyenler, din adamları toplama kamplarına gönderildi.
• Kitaplar yakıldı. Fikirler susturuldu. Ardından insanlar yakıldı.
İşte Hitler budur.
Bugün sosyal medyada rahat koltuklarından “Hitler haklıydı” yazanlar önce bu listedeki her satırı yüksek sesle okusun.
Sonra aynaya baksın.
Ve utansın.
Daha bitmedi:
• Dachau concentration camp’da mahkûmlar saatlerce buzlu su tanklarına sokuldu. Amaç, pilotlar soğuk suda ne kadar yaşar diye deney yapmaktı. İnsanlar titreyerek değil, çığlık atarak öldü.
• Ravensbrück concentration camp’ta kadınların kemikleri kırıldı, kasları kesildi, yaralarına enfeksiyonlu maddeler sürüldü. Deney adı verildi. Gerçekte bu işkenceydi.
• Buchenwald concentration camp’da mahkûmlara tifüs, verem ve çeşitli hastalıklar bilinçli şekilde bulaştırıldı. Ölüm süreçleri izlendi.
• Majdanek concentration camp’te çocuklar ailelerinden ayrıldı. Birçok çocuk doğrudan gaz odalarına gönderildi.
• Nazi subayları bazı infazları askerlerine “alıştırma eğitimi” gibi izlettirdi. İnsan öldürmek sıradanlaştırıldı.
• Toplu infazlarda annelere çocuklarını taşımaları emredildi. Çukur başına geldiklerinde önce çocuklar vuruldu.
• Bazı mahkûmların derileri dövmeleri nedeniyle kesilip koleksiyon nesnesi gibi saklandı.
• Cesetlerden sabun üretildiğine dair kamplarda korku anlatıları yayıldı; mahkûmlar sürekli bu tehditle psikolojik işkence gördü.
• Aç bırakılan insanlar birbirlerinin ekmek kırıntıları için kavga edecek noktaya sürüklendi. İnsan onuru sistematik şekilde parçalandı.
• Binlerce kişi tren vagonlarında günlerce havasız bırakıldı. Varışta birçok insan zaten ölmüştü.
• Trenlerde ölen bebeklerin bedenleri annelerinin kucağında donmuş halde bulundu.
• Kristallnacht sürecinde sinagoglar yakıldı, iş yerleri yağmalandı, insanlar sokakta linç edildi.
• Yahudi mezarlıkları tahrip edildi.
• İnsanlara kendi aile bireylerinin infazını izlettirildi.
• Toplama kampı orkestraları kuruldu; bazı mahkûmlar diğer mahkûmlar ölüme giderken müzik çalmaya zorlandı.
• Kaçmaya çalışan mahkûmlar köpeklerle parçalandı.
• Hamile kadınların doğum yapmasına izin verilmeyip doğrudan öldürüldüğü vakalar kaydedildi.
• Çocuklar annelerinden koparıldı ve bir daha asla birbirlerini göremediler.
• Bazı kamplarda insanlar saatlerce çıplak bekletildi; soğuk, açlık ve aşağılanma bilinçli bir yöntemdi.
• Diş hekimleri mahkûmların ağzından altın diş toplamakla görevlendirildi.
• Krematoryumlar bazı dönemlerde yetişemediği için cesetler açık alanlarda yakıldı.
• Naziler geri çekilirken suçlarını gizlemek için toplu mezarları açtırdı, cesetleri yaktırdı.
• Engelli bireyler sadece öldürülmedi; ailelerine sahte ölüm belgeleri gönderildi.
• Çocukların saçlarından, ayakkabılarından ve oyuncaklarından dev depolar bulundu. Sahipleri yok edilmişti.
• Milyonlarca insan isimleriyle değil, numaralarıyla çağrıldı. Kimlikleri bilinçli şekilde silindi.
• Açlık deneylerinde insanlar ölüm sınırına kadar izlenip hiçbir yardım yapılmadı.
• Bazı kamplarda gardiyanlar mahkûmları eğlence için dövüştürdü.
• İnsanlar günlerce ayakta bekletildi; düşenler vuruldu.
• Yaşlılar “çalışamaz” denilerek doğrudan ölüm listelerine yazıldı.
• Çocukların ağlaması bile ölüm nedeni haline geldi.
Ve en korkuncu şu:
Bütün bunlar anlık öfke patlamasıyla yapılmadı.
Dosyalandı.
İmzalandı.
Planlandı.
Takvime bağlandı.
Tren saatleri ayarlandı.
Bürokratlar masa başında hesap yaptı.
Mühendisler ölüm verimliliği tasarladı.
Doktorlar Hipokrat yeminini çiğnedi.
Komşular sustu.
Bazıları alkışladı.
Bazıları sadece izledi.
Kötülüğün en korkunç hali bazen bağırmaz.
Kravat takar.
Evrak hazırlar.
Ve milyonları mezara yollar.
İşte Hitler budur.
Buna hayranlık duyan herkes yalnızca tarihi değil, insan olmanın en temel anlamını kaybetmiştir.
Türkler neden Yahudileri kurtarmak için risk aldı?
Çünkü doğru olan buydu.
Çünkü insan olmak bunu gerektiriyordu.
Çünkü zulüm karşısında susmak bizim tarihimizin onurlu sayfalarında yoktu.
Selahattin Ülkümen hayatını riske attı. Türk diplomatlar belgeler düzenledi. İnsanları ölüm trenlerinden kurtarmaya çalışanlar oldu.
Turkey her konuda kusursuz bir tarih değildir. Ama o dönemde bazı insanlar net bir ahlaki refleks gösterdi: masumu korumak.
Bugün onların torunları çıkıp Hitler güzellemesi yapıyorsa bu siyasi bilinç değil, ahlaki çöküştür. Bu aktivizm değil, tarihi cehaletin sosyal medya versiyonudur. Bu utanılacak bir şeydir.
Gazze’de ölen çocuk için ağlayıp, The Holocaust kurbanlarıyla alay eden kişi insan hakları savunucusu değildir.
O sadece nefret bağımlısıdır.
Vicdan taraf seçmez.
Vicdan çocuğun milliyetine bakmaz.
Vicdan mezar taşında din sormaz.
Bugün Gazze’de öldürülen çocuk da insanlık suçunun kurbanıdır.
Dün The Holocaust’ta öldürülen çocuk da öyleydi.
Bir bebeğin cesedi üzerinden ideoloji kurulmaz.
Bir annenin çığlığı siyasi slogan değildir.
Ve şunu unutmayın:
Tarih bazen tanklarla gelmez.
Bazen tweet olarak gelir.
Bazen yorum olarak gelir.
Bazen “aslında Hitler haklıydı” cümlesiyle gelir.
Ve kötülük her zaman önce cümlede başlar.
Sonra sokakta büyür.
Sonra mezarlıklara dönüşür.
Bir çocuğun son oyuncağı vardı.
Bir annenin son sarılışı vardı.
Bir babanın eve dönme umudu vardı.
Sonra biri onları rakama çevirdi.
Lütfen siz kimseyi rakama çevirmeyin.
Çünkü bir çocuğun adını unutan insanlık, bir gün kendi adını da kaybeder.
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
MEHMET REŞAT MROZDIREK02/05/26 11:04
Yazınızı büyük bir ilgi ile okudum.. Hitleri övenler bu olayları onayladıkları için değil sizin epeyce mazlum göstermeye çalıştığınız siyonizm kökenli 21. Yüzyıl mezalimine karşı çaresiz kaldıkları için yapıyorlar.. Hitler Almanyasını Yahudileri topyekün yoketme noktasına getiren olayları da inceleyiniz lütfen .. Dünya tarihinde tam altı kez sürgün yiyen bir toplum olmalarının temelindeki problemleri de inceleyiniz.. 21. Yüzyıl mezaimine karşı bende çaresiz kaldım.. Son sözüm ; HİTLER işi yarım bırakmış..!