KTOEÖS: Laik eğitimi savunmaya ve mücadeleye devam edeceğiz

KTOEÖS, tüm ortaokul, lise ve meslek liselerinde eylem düzenleyerek eğitimdeki sorunlara dikkat çekti. Öğretmenler, haklarını ve bilimsel, laik eğitimi savunmaya devam edeceklerini vurguladı.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), tüm ortaokul, lise ve meslek liselerinde eylem düzenleyerek bilimsel, laik eğitimi savunmaya ve hakları için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
Okul önlerinde saat 10.00'da gerçekleştirilen eylemde hazırlanan ortak açıklama okullardaki sendika temsilcisi öğretmenler tarafından okundu.
Eğitimde çeşitli sorunlar yaşandığı, sınıfların mevcut öğrenci sayısına uygun olmadığı ve bazı okullarda konteyner sınıflarda kalabalık gruplar halinde eğitim verildiği belirtilen açıklamada tam gün eğitim programının eğitimle örtüşmediği, uzun saatler okulda kalmalarına rağmen öğrencilerin temel ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığı savunuldu. Açıklamada güvenlik görevlisi eksikliği nedeniyle öğretmenlerin ek sorumluluk üstlenmek zorunda kaldığı da belirtildi.
Öğretmenlerin eksik kadrolar nedeniyle yoğun nöbet yüküyle karşı karşıya kaldığı kaydedilen açıklamada bu durumun öğrencilerin eğitim hakkını olumsuz etkilemesinin öğretmenlerin esas kaygısı olduğu belirtildi.
Bazı okullarda laboratuvar eksikliği nedeniyle uygulamalı derslerin yeterince yapılamadığı kaydedilen açıklamada, Bakanlığın bu durumu “denklik” sorunu olarak gündeme getirdiği savunuldu.
Okul binalarının fiziki durumunun risk oluşturabileceği de ifade edilen açıklamada, okulların depreme dayanıklılığı konusunda kesin bir rapor bulunmadığı ve bu durumun eğitim sürecinde kaygıya yol açtığı da kaydedildi.
"Göç Yasası” kapsamında göreve başlayan öğretmenlerin özlük haklarında geçmiş yıllara kıyasla gerileme yaşandığı öne sürülen açıklamada, yeni atanan öğretmenlerin maaşlarının aynı işi yapan diğer öğretmenlere kıyasla daha düşük olduğu belirtildi.
Müfredat değişikliğine rağmen öğretmenlerin eşitlikçi, özgür ve bilimsel eğitim anlayışından vazgeçmeyeceği vurgulanan açıklamada, öğretmenlerin bilimsel, laik eğitimi savunmaya ve hakları için mücadeleye devam edecekleri ifade edildi.
EYLEM: KARARLILIĞIMIZI BİR KEZ DAHA ORTAYA KOYACAĞIZ
Ortak metnin okunmasın ardından İrsen Küçük Ortaokulu önünde basına konuşan KTOEÖS Başkanı Selma Eylem de çağdaş, laik ve bilimsel eğitim için kararlı bir duruş sergilediklerini ifade etti. Eylem öğretmenlerin bu uğurda bedel ödeyerek mücadele ettiğini de dile getirdi.
Eylem, öğretmenlerin yaşadığı sorunları ve gösterdikleri özveriyi vurgulayan ortak metnin, saat 10.00’da tüm okullarda sendika ve okul temsilcileri tarafından okunduğunu söyledi.
Laik eğitim ve toplum yapısını savunmaya devam edeceklerini ifade eden Eylem, bugün Başbakan Ünal Üstel ile gerçekleştirecekleri toplantıda sunacakları mektup ve raporlarla bu kararlılığı bir kez daha vurgulayacaklarını belirtti.
Öte yandan, orta eğitim öğretmenleri, okullarda ortak bir metin okudu. Metin şu şekilde:
"Ben bir öğretmenim,
Her sabah işe değil okula giderim.
Konteyner içinde 40’ı aşkın öğrencime sesimi duyurmaya, her birinin yüreğine dokunmaya çalışırım.
Türkçe bilmeyen ya da özel eğitime gereksinim duyan ama çözümsüz bırakılan öğrencilerimin de bulunduğu kalabalık sınıflarda çözümler üretmeye, eğitim vermeye çalışırım.
Tam gün denen ama eğitimle ilgisi olmayan program nedeniyle haftada iki gün okulda kalmaya, sınıflara hapsedilmeye mahkûm edilen öğrencilerimin bir kısmının aç kalmasına yüreğim dayanmaz. Öğretmen arkadaşlarım, okul idaremiz, okul aile birliğimizle birlikte karınlarını doyurmaya gayret ederim.
Her türlü tehlike ve güvenlik riski oluşan okullarımızda ve çevresinde öğrencilerin başlarına bir şey gelmesin diye güvenlik görevlisi olurum.
Ayakkabılarının yıprandığını, pahalı olan kitapları alamadıklarını görmüşsem yine gereken yardımı yaparım.
Öğrencim düşüp bir yerini incitse, yaralansa ilk yardımını yapar, gerekirse onu arabamla acile taşırım.
Birbirlerine şiddet uyguladıklarında, zorbalık yaptıklarında onlara yol göstermeye, çözümler üretmeye çalışır; sevginin, saygının, farklılıklara rağmen hoşgörünün en önemli ve gerekli bir erdem olduğunu anlatırım.
Yüzleri asılsa, gözleri dalıp gitse, altında yatan nedeni, nedenleri bulmaya çalışırım.
Her birinin 18 yaşına kadar çocuk olduğunu, devletin her çocuğumuzu her türlü istismardan korumakla yükümlü olduğunu bilir, buna göre davranır; kötü davranışa maruz kalan çocukların korunması için gerekli yerlere başvurup önlemler alınması için girişimde bulunurum.
Okulumun spor takımının başka bir şehirde maç karşılaşması varsa takımın otobüs parasını sağlayabilmek için gerekirse kermes yaparım.
Sınavlarını basmak için öğrencilerden kâğıt parası toplamak zorunda kalırım; veremeyen olur, okul idarem, okul aile birliğimle açığı tamamlarım.
Sınav kağıtlarımın kontrolü, ödev, alıştırma soruları hazırlama, derse hazırlanma için evde saatler harcarım. Çünkü okulda oturacağım bir sandalyem, çalışacağım bir masam da yoktur.
Eksik bırakılan kadrolardan dolayı saatlerce nöbet tutmak zorunda kalırım ama çocuklarımızın eğitim hakkının çalınması, bana nöbet tutmaktan daha çok dokunur.
Okulumda laboratuvar yok, uygulama yapamıyorum, bakanlık laboratuvar yoksa denkliğim de yok diye tüzük düzenledi ama denklik umrumda değil, çocukların nitelikli eğitiminin derdindeyim.
Okulumun duvarları çatlak, zaman zaman bazı sınıfların tavanı çöküyor. Depreme dayanıklılığı şüpheli. Tespit, rapor var mı belirsiz, risk altında mıyız endişesiyle geçiyor günlerimiz.
Göç yasasına bağlı atanan bir öğretmenim. Yasal haklarım, ücretim benden önce atanan meslektaşlarıma göre azaltılmış, geriye götürülmüş. Haftada 2 gün adanın doğusunda bir okulumuza, 3 gün de batısındaki bir okulumuza gitmekle görevlendirildim, benzin parasına bile yetmiyor maaşım. Ailemin desteğine mahkûm duruma getirildim.
Kitap, müfredat içeriklerimiz değiştirilmiş ama ben öğrencilerime eşitlikçi, özgür, bilimsel eğitim vermeye, Atatürk İlke ve Devrimleri doğrultusunda yol göstermeye gayret ediyorum.
Sendikalıyım, örgütlüyüm. Geriletilen haklarım için, çağdaş, laik, bilimsel eğitim için hiç çekinmeden, bedel ödeyerek mücadele ediyorum. Tüm siyasi baskı ve
tehditleri göze alıp mücadeleye etmekte de kararlıyım.
Herkesin anlamasını isterim ki emeğimi, özverimi sakınmam; her türlü bedeli öderim, ödemeye devam edeceğim çünkü NİTELİKLİ, BİLİMSEL, LAİK EĞİTİM
İÇİN; ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ İÇİN; ÜLKEMİZ, ÇEVREMİZ, TOPLUMUMUZ, ÇOCUKLARIMIZ, GELECEĞİMİZ İÇİN ASLA ÖDÜN VERMEM, VERMEYECEĞİM. AYDINLIK, GÜZEL GÜNLER İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİM".
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.