Gençlik Alarm Veriyor: Bu sadece sosyal değil, davranışsal bir kriz
Geçtiğimiz aylarda düzenlenen en geniş katılımlı gençlik kongresinin sonuçlarını değerlendiren Bilinçaltı Davranış Bilimci ve Hipnoterapist Mert Mapolar, genç işsizliği, liyakat eksikliği, zorunlu askerlik ve beyin göçünün yalnızca ekonomik ya da siyasal değil, uzun vadede suç, bağımlılık ve toplumsal kopuş risklerini artıran çok katmanlı bir psikososyal krize işaret ettiğini vurguladı.
KKTC’de düzenlenen ve bugüne kadar gerçekleştirilen en geniş katılımlı gençlik kongresinden çıkan sonuçlar, ülkedeki gençliğin karşı karşıya olduğu sorunların bireysel şikâyetlerin çok ötesine geçtiğini ortaya koydu. Genç işsizliği, liyakat eksikliği, zorunlu askerlik ve beyin göçü gibi başlıklar, yalnızca ekonomik ya da siyasal bir sorun alanı değil; aynı zamanda derin psikolojik ve davranışsal riskler barındıran çok katmanlı bir toplumsal krize işaret ediyor.
Konuya bilinçaltı davranış bilimi perspektifinden dikkat çeken Kıbrıs Türk Hipnoterapistler Birliği Kuruluş Komitesi Başkanı, Bilinçaltı Davranış Bilimci - Hipnoterapist Mert Mapolar, C.Ht. gençliğin içinde bulunduğu koşulların uzun vadede bireysel, toplumsal ve ülkesel düzeyde ciddi tehlikeler doğurabileceği uyarısında bulundu. Mapolar’a göre, sürekli değersizleştirilen, geleceği belirsizleşen ve adalet duygusu zedelenen genç bireylerde zamanla öğrenilmiş çaresizlik, bastırılmış öfke ve yüksek riskli davranışlara yönelim artıyor.
Gençlerin sistem içinde kendilerini meşru yollarla var edemeyeceklerine inanmalarının, bilinçaltında “kaybedecek bir şey kalmadığı” algısını güçlendirdiğini belirten Mapolar, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu psikolojik kırılma noktası, gençleri uyuşturucu kullanımı, kolay kazanç vaat eden yasa dışı yapılar ve kara para mekanizmaları gibi karanlık ağlara karşı daha savunmasız hâle getirir. Bu durum yalnızca bireysel bir sorun değil; ülkenin geleceğini doğrudan ilgilendiren ciddi bir toplumsal yapı ve güvenlik meselesidir.”
Gençlik kongresinde ortaya konan verilerin, gençlerin önemli bir bölümünün ülkede kalmak istemesine rağmen işsizlik, güvencesizlik ve zorunlu askerlik gibi nedenlerle gelecek planlarını ertelemek zorunda kaldığını gösterdiğini hatırlatan Mapolar, bu durumun gençlerde aidiyet duygusunu zayıflattığını ve toplumsal kopuş riskini artırdığını vurguladı.
“Sisteme güvenini kaybeden genç, zamanla sadece siyasetten değil, toplumdan da uzaklaşır. Bu apolitikleşme değil, bilinçli bir umutsuzluk hâlidir,” dedi.
Liyakat eksikliği ve torpil algısının gençlerin adalet duygusunu derinden yaraladığını ifade eden Mapolar, şeffaf olmayan işe alım süreçleri ve fırsat eşitsizliğinin özellikle genç kadınlar üzerinde daha yıkıcı etkiler yarattığına dikkat çekti. Bu durumun, çalışmanın ve çabanın karşılık bulmadığı bir düzen algısını pekiştirdiğini belirtti.
Zorunlu askerlik konusunun da gençlerin psikolojisi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu kaydeden Mapolar, askerlikle ilgili belirsizliklerin eğitim, kariyer ve özel hayat planlarını sekteye uğrattığını, bunun da beyin göçünü hızlandıran önemli faktörlerden biri olduğunu ifade etti.
Mapolar’a göre, bugün çözümsüz bırakılan her gençlik sorunu, yarın daha zayıf bir demokrasi, daha kırılgan bir toplumsal yapı ve daha derin bir yönetim krizi olarak geri dönecek.
“Gençlik politikalarındaki her ihmal, sadece sosyal bir yara değildir; insan davranışını şekillendiren bilinçaltı süreçler dikkate alındığında, ülkenin geleceğine yönelik sessiz ama büyüyen ciddi bir tehdit olarak okunmalıdır,” dedi.
Uzman değerlendirmelerine göre, gençlerin yalnızca dinlenen değil, somut çözümlerle muhatap edilen bir özne hâline gelmemesi durumunda, KKTC’nin hem insan kaynağını hem de toplumsal direncini kaybetme riski giderek artacaktır.
UZMAN UYARISI
Bilinçaltı Davranış Bilimci - Hipnoterapist Mert Mapolar, C.Ht. gençliğin umudunu kaybettiği bir ülkede oluşan boşluğun umutla değil; suç, bağımlılık ve karanlık yapılarla doldurulacağı uyarısında bulunarak, bireysel ve toplumsal farkındalığın acilen artırılması gerektiğini vurguladı.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.