Kağan Mındıkoğlu: Hak ve menfaatleri düzenleyen yasanın amacı "iş güvencesi"
ADA-SEN Genel Başkanı Kağan Mındıkoğlu, kamuda görev yapan geçici personelin hak ve menfaatlerini düzenlemeyi öngören yasa önerisinin amacının “iş güvencesi” olduğunu belirterek, sürecin 2014’ten bu yana verilen mücadelelerin sonucu olduğunu söyledi.
Kıbrıs Türk Ada Çalışanlar Sendikası (ADA-SEN) Genel Başkanı Kağan Mındıkoğlu, Kamu’da Görev Yapan Geçici Personelin Hak ve Menfaatlerine Bağlı Yükümlülüklerinin Düzenlenmesini Öngören Yasa Önerisi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Mındıkoğlu, uzun süredir üzerinde çalıştıkları yasal düzenlemeyle ilgili süreci kamuoyuyla paylaştı. Yasa önerisiyle ilgili olarak,
“Google’da adımı yazarsanız, size direkt olarak ‘Kağan Mındıkoğlu’nun namusu’ diyecektir” diyen Mındıkoğlu, bu süreçteki temel hedeflerinin, siyasilerin rant kapısı olarak gördüğü sürdürülemez bir yapıyı statüye kavuşturmak olduğunu vurguladı. Yasa önerisi üzerinden menfaat ve çıkar sağlamaya çalışan kamuda örgütlü sendika temsilcilerine de sitem etti.
Mındıkoğlu, açıklamasına şu sözlerle başladı:
“Öncelikle belirtmek isterim ki biz bu yola bugün çıkmadık. Konu ile ilgili mücadelemiz 2014 yılına dayanmaktadır.”
2014 yılında kamuya geçici personel alımını kaldıran yasanın, sendikanın önerisiyle gerçekleştiğini belirten Mındıkoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Bizim burada esas murat ettiğimiz, öneri yasallaşırken fiilen çalışan personelin de çalışma şartlarının ve özlük haklarının düzenlenip statülerinin değişmesi, yani kadro alıp güvenceye girmeleri idi. Fakat o dönemin siyasi iradesi bu işin tek bacağını, yani geçici memur olarak devlete girişin önünü almış; fiilen çalışan personel için herhangi bir statü belirleyememiştir.”
Sendika tarafından altyapısı hazırlanan ve hukukçular tarafından hazırlanıp sunulan yasa önerisinin amacının, fiilen çalışan personelin durumuna netlik kazandırmak, statülerini belirlemek ve kamuya tam adaptasyonlarını sağlamak olduğuna dikkat çekti.
Yasa önerisiyle “iş güvencesi” kazandırmayı amaçladıklarını belirten Mındıkoğlu, büyük emekler ve mücadeleler verdiklerini vurgulayarak şunları söyledi:
“Tüm amacımız bu önerinin yasallaşması ve var olan kangrenin ortadan kalkmasıdır. Devletteki hiyerarşik düzenin yeniden sağlanmasıdır. Bürokrasinin işleyişinin hızlanmasıdır.”
Hazırlanan yasa önerisinin Hukuk Dairesi’nden gelen görüş doğrultusunda son şeklinin verildiğini, komitede görüşülmesi sırasında da bazı düzenlemeler yapılabileceğini ifade eden Mındıkoğlu, “Bunları komite tutanaklarından isteyen herkes temin edebilir. Öneri, konu muhatap kurumların hassasiyetlerine göre yeniden düzenlenmiş ve ilgili safhada son haline getirilmiştir” dedi.
Mındıkoğlu, süreci ve mevcut durumu şöyle özetledi:
“Dönemin Başkanlık Müsteşarı olan, bugün ise Ekonomi ve Enerji Bakanı olan Olgun Amcaoğlu’nun başını çektiği bir komite oluşturulmuş, bu komite çalışmalarına başlamıştı. Sendikacı Hasan Değirmencioğlu, hukukçu Nezhan Kayasal Ertemel ve benim de içinde yer aldığım bu çalışmalar neticesinde yasanın son hali verilmiş, ivedilik alınarak komitede görüşülmüş ve komisyondan geçmiştir. Ardından Meclis’ten onaylanarak Cumhurbaşkanlığı’na imzaya gönderilmiştir.
Bu aşamaya gelinceye kadar sokakta günlerce ve haftalarca süren eylemler gerçekleştirilmiş, büyük mücadeleler verilmiştir. Konunun hassasiyeti kamuoyuna taşınmış; o dönemde siyasetin içinde olmayan, bugün ise UBP Milletvekili olan Sadık Gardiyanoğlu ile birlikte 366 İnisiyatifi kurularak yasa önerisinin geçmesi için yoğun bir mücadele yürütülmüştür.
Ancak bu aşamada bazı sendikalar, dönemin Cumhurbaşkanı’na yasanın Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi yönünde telkinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi’nde 3/2 çoğunlukla Anayasa’ya uygun olmayacağı yönünde görüş bildirilmesi üzerine yasa önerisi geri çekilmiştir.
Bu işten geri dönüşün olmayacağını ifade ederek, basına yansıtmadan mücadelemize devam ettik. CTP Milletvekili Devrim Barçın ile yaptığımız görüşmeler neticesinde sürece dair bilgi almaya çalışıyoruz. Kendisi de o dönemde sendikacıydı. Erkut Şahali ve Devrim Barçın, ‘O dönem bu yasa önerisi kadrolama değil, iş güvencesi olsaydı bizim onayımız da olumlu olurdu’ şeklinde görüş bildirmişlerdir.
UBP Milletvekili Hasan Küçük ile ilk günden itibaren doğrudan temas kurduk. Taleplerimizi anlayışla karşılayan Hasan Küçük, yasa önerisinin hazırlanmasına öncülük etmiş ve bugün yeniden Meclis gündemine gelmesini sağlamıştır. Kendisine teşekkür ederiz.
Yapılan görüşmeler sonucunda, yasa önerisinin yalnızca geçici memur statüsündekileri değil, aynı zamanda sözleşmeli personeli de kapsayacak şekilde sunulması gündeme gelmiştir. Bazı kesimler bunu kabul ederken, bir sendikanın buna karşı duruş sergilediği görülmektedir.
Önümüzdeki günlerde komitenin işleyişine bağlı olarak yasa önerisi nihai şeklini alacaktır. Biz bu yasanın takipçisiyiz. Ancak emeklerimizi, sırf kişisel menfaat uğruna ya da sendikasına üye toplamak için kendi çabalarıymış gibi gösteren kesimi şiddetle kınıyoruz.
Emeklerimizin üzerinden ellerinizi çekin. İnsanların geleceğiyle oynamayın; buna izin vermeyeceğiz. Biz popülizm peşinde değiliz. Biz gerçek anlamda sendikacılık yapıyoruz. Biz iş güvencesi için mücadele ediyoruz.
Şimdiden tüm geçici memurlara ve uygun bulunması halinde sözleşmeli personele hayırlı olmasını dilerim.”
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.