İÇ HABERLER
okuma süresi: 4 dak.

İnsan Hakları Platformu’ndan fiber protokolüne meşruiyet uyarısı: Yeniden değerlendirilsin

İnsan Hakları Platformu’ndan fiber protokolüne meşruiyet uyarısı: Yeniden değerlendirilsin

İnsan Hakları Platformu, Fiber Optik Altyapı Protokolü’nün ifade özgürlüğü, veri güvenliği ve demokratik denetim açısından riskler içerdiğini savunarak hükümete yeniden değerlendirme çağrısı yaptı.

Yayın Tarihi: 22/02/26 13:30
Güncelleme Tarihi: 22/02/26 14:01
okuma süresi: 4 dak.
İnsan Hakları Platformu’ndan fiber protokolüne meşruiyet uyarısı: Yeniden değerlendirilsin
A- A A+

İnsan Hakları Platformu, kamuoyunda tartışılan Fiber Optik Altyapı Protokolü’ne ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, Fiber Optik Altyapı Protokolü’nün yalnızca teknik bir iletişim yatırımı olmadığı belirtilerek, internet altyapısının günümüzde ifade özgürlüğü, haber alma hakkı, örgütlenme özgürlüğü ve demokratik katılımın temel taşıyıcısı olduğu vurgulandı. Bu nedenle protokolün insan hakları, hukuk devleti ve demokratik teamüller çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Platform, internet altyapısının işletme ve yönetiminin münhasıran Türkiye’den özel bir şirkete verilerek tekelleştirilmesinin ve merkezileşmesinin, özellikle demokratik kriz dönemlerinde ifade özgürlüğüne müdahale kapasitesini artırabilecek bir yapı oluşturduğunu savundu. Demokratik toplum düzeninde iletişim altyapısının çoğulcu kamusal tartışmayı güvence altına alacak şekilde düzenlenmesi gerektiği kaydedildi.

Açıklamada, protokolün en riskli yönlerinden birinin kamusal nitelikteki bir altyapının işletilmesi ve yönetimi bağlamında özel bir şirkete geniş ve münhasır yetkiler tanınması olduğu belirtildi. İnternet omurgası ve uluslararası çıkış gibi kamusal egemenlik alanına giren bir altyapının fiilen tek bir özel aktörün kontrolüne bırakılmasının kamu gücünün kullanımına ilişkin ciddi bir tartışmayı beraberinde getirdiği ifade edildi.

Hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından birinin kamu gücünün hesap verebilir, denetlenebilir ve kamusal sorumluluk mekanizmalarına tabi olması olduğu vurgulanan açıklamada, söz konusu düzenlemenin özel bir şirkete kamu gücü uygulama ayrıcalığına benzer bir konum kazandırdığı ve yerel idari kurumların yetki ve denetim kapasitesini ortadan kaldırdığı savunuldu. Ayrıca protokolde veri güvenliğine ilişkin açık kuralların, sınırlandırmaların ve etkili denetim mekanizmalarının düzenlenmemiş olmasının; haberleşme gizliliği ve özel hayatın korunması bakımından ciddi riskler oluşturduğu belirtildi.

Sendikalar, meslek örgütleri, internet servis sağlayıcıları, Meclis’te protokole karşı duran bağımsız milletvekilleri ve ana muhalefet vekillerinin protokole karşı çıkarak açık bir irade ortaya koydukları ifade edilen açıklamada, hükümetin bu itirazları dikkate almaksızın süreci ilerletmeye çalışmasının demokratik teamüller ve katılımcı yönetim ilkeleri açısından ciddi bir sorun olduğu kaydedildi.

Temel hakları ve kamusal egemenliği ilgilendiren böylesi yapısal bir düzenlemenin geniş toplumsal mutabakat aranmaksızın ve örgütlü toplumun açık itirazları görmezden gelinerek yürürlüğe konulmaya çalışılmasının demokratik meşruiyet krizine yol açtığı savunuldu.

Açıklamada, hükümetin yükselen itirazlara kulak vermesi ve kamu gücünün özel aktörlere devri anlamına gelebilecek bu düzenlemeyi insan hakları, hukuk devleti ve demokratik denetim ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirmesi çağrısında bulunuldu.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.