İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

Rifat Tuğsal’ın ölüm raporu adli vakaya döndürüldü

Rifat Tuğsal’ın ölüm raporu adli vakaya döndürüldü

İstanbul’da özel hastanede gastrik bypass ameliyatı olan Rifat Tuğsal, taburcu edildikten kısa süre sonra fenalaşarak hayatını kaybetti; “doğal ölüm” raporu ailenin itirazı üzerine savcılık kararıyla “adli vaka” olarak değiştirildi.

Yayın Tarihi: 26/02/26 08:53
Güncelleme Tarihi: 26/02/26 11:03
okuma süresi: 6 dak.
Rifat Tuğsal’ın ölüm raporu adli vakaya döndürüldü
A- A A+

İhlas Haber Ajansı'nın (İHA) haberine göre İstanbul’da gastrik bypass ameliyatı olmak üzere Gaziosmanpaşa Avrasya Hastanesi’ne başvuran Rifat Tuğsal, taburcu edildikten kısa süre sonra fenalaşarak hayatını kaybetti. İlk etapta “doğal ölüm” olarak düzenlenen rapor, ailenin itirazı üzerine savcılık kararıyla adli vakaya çevrildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Ailenin avukatı Saruhan Tunca Turhan, ameliyat öncesi gerekli tetkiklerin yapılmadığını ve hastaya hayati risk bulunmadığının söylendiğini iddia etti. Turhan, şunları söyledi:

“Müvekkillerimin oğlu şifa bulmak üzere İstanbul’da Gaziosmanpaşa Avrasya Hastanesi’nde gastrik bypass ameliyatına alınmıştır. Ameliyat öncesinde hiçbir şekilde gerekli tetkikler yapılmamış ve özellikle de ameliyatta hiçbir hayati tehlikesinin bulunmadığı müvekkillerime ve müteveffaya beyan edilmiştir. Buna karşılık ameliyat sonrasında 40’ıncı saatte müvekkillerim, doktor ve hemşirenin baskısıyla taburcu edilmek mecburiyetinde bırakılmışlardır. Müvekkillerim her ne kadar bu durumu istemeseler de hastanede yoğun mikrop olması bahane gösterilerek taburcu edilmişlerdir.”

Turhan, doktor tarafından ıslak imzalı olarak verilen “yurt dışına uçabilir” raporuna rağmen Tuğsal’ın taburcu olduktan 1,5 saat sonra fenalaştığını ve doktorun mesaj yoluyla “Seni hastaneden erken çıkarmanın bedelini ödüyorum” dediğini ifade etti. Turhan, şöyle devam etti:

“Müvekkillerim çocuklarının yoğun şikayetine binaen Kıbrıs’a dönmeyi tercih etmemiş ve Kadıköy’deki evlerine gelmişlerdir. Hastaneden taburcu olduktan sonra evde fenalaşan müteveffa doktoruyla temasa geçmiş; doktoru da Whatsapp üzerinden kendisine mesaj atmıştır. Hastanın tekrar hastaneye gelmesini isteyen doktor A.D., hasta geldikten sonra hiçbir şekilde hastaneye gelmemiş ve müteveffa bir gün boyunca hastanede ağrı kesici verilerek bekletilmiştir. Bir takım tetkikler yapılmış; bu tetkikler neticesinde vücudundaki CRP seviyesi ve midesindeki kaçak tespit edilmiş olmasına rağmen acil olarak gerekli tıbbi müdahale uygulanmamıştır. Hastaneye yatışından bir gün sonra durum daha da kötüye gitmiş ve ameliyatta kendisine eşlik eden hekimin tam zamanlı olarak çalıştığı Cerrahpaşa Hastanesi’ne acil kodu ile sevk edilen Rifat Tuğsal, yaklaşık 18 saat boyunca servis katında bekletilmiş, gerekli tıbbi müdahale yapılmamıştır. İkinci ameliyat neticesinde ilk ameliyatı yapan doktor da aile baskısıyla hazır bulunmuştur. Ameliyatın bitiminde ilgili doktor müvekkillerime, ‘Oğlunuzun hiçbir şeyi yok, sadece bir ameliyat izi kalacak. Bu ameliyat izini de gerekirse dövme yoluyla sona erdirebilir. Ama size şunu söyleyebilirim ki ben bugün bu ameliyata gelip şahit olmasaydım, benim zorumla bu ameliyat yapılmasaydı ben mesleki kariyerimden olurdum; siz de biricik oğlunuzu kaybetmiş olurdunuz’ diyerek açıklamada bulunmuştur.”

Hastanın hayatını kaybetmesinin ardından ölüm önce “doğal ölüm” olarak kayda geçti. Ancak ailenin başvurusu üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı şüpheli bularak otopsi kararı verdi. Yapılan incelemeler sonucunda ölüm raporu “adli vaka” olarak değiştirildi. Turhan, “Aradan geçen bir aylık zaman zarfında başsağlığı dilemeyen doktor gerekli tıbbi müdahaleyi ameliyatta ve sonrasında literatüre uygun şekilde uygulamamıştır. Cerrahpaşa Hastanesi’nde gerçekleşen ölümün ardından ölüm raporu ‘doğal ölüm’ olarak tanzim edilmiştir. Ailenin müracaatları neticesinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı dosyanın şüpheli olduğuna kanaat getirip otopsi işlemi uygulanmasına karar vermiş ve ölüm raporu ‘adli vaka’ olarak değiştirilmiştir. Hasta ‘Ben bu sancı ile sabahı bulamam’ dedi, doktor ise yalnızca ‘Merak etme’ cevabını verdi” dedi.

Rifat Tuğsal’ın annesi Fisun Tuğsal ise oğlunun doktora ulaşıp çok kötü olduğunu ilettiğini, doktorun yazdığı mesaj ile “oğlumu erken çıkarmanın bedelini ödediğini” itiraf ettiğini belirtti.

Tuğsal, şunları söyledi:

“Biz ısrarla taburcu olmayı kabul etmedik. Ancak hemşire bize ‘Hastane mikrobundan korkmuyor musunuz?’ dedi. Oğlumuz Kıbrıs’a derhal gidebilsin diye ‘Yurt dışı uçuşuna elverişlidir’ raporu bile doktorun ıslak imzasıyla verildi. Oğlumuzun sancısı çok olduğundan, hastaneden çıktıktan sonra Kıbrıs’a değil Kadıköy’deki evimize geldik. Eve geldikten bir saat sonra oğlum ağrıdan duramıyordu. Doktora ulaşıp çok kötü olduğunu iletti, doktor da gece yarısı sadece ‘Merak etme’ diye mesaj attı. Ertesi sabah durumu ağırlaşınca oğluma hiçbir bilgi verilmedi ve ameliyatta bulunan diğer doktorun çalıştığı Cerrahpaşa Murat Dilmener Hastanesi’ne ambulansla sevk ettiler. Burada 12 saat boyunca sadece ağrı kesici verilip servis katında bekletildikten sonra ameliyata alındı. Özel hastanedeki ilk ameliyatı yapan doktor da ameliyatta aile baskısıyla hazır bulundu. Ameliyat sonrası doktor, ‘Oğlunuzun hiçbir şeyi yok, sadece ameliyat izi kalacak. Onu da dövme yaptırsın, geçer. Eğer bu ameliyata bu akşam alınmasaydı ölürdü, ben de mesleki kariyerimden olurdum, zira midesinde kaçak olmuş’ dedi.”

Olayla ilgili görüşüne başvurulan doktor A.D.’nin soruları yanıtlamadığı, soruşturmanın ise devam ettiği öğrenildi.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haberi Facebook'ta gör