Özersay: Güney Kıbrıs’ın yabancı ülkelerle kurduğu askeri ilişkiler kendisini hedef haline getirdi
HP Genel Başkanı Kudret Özersay, Güney Kıbrıs’ın yabancı ülkelerle geliştirdiği askeri iş birliklerinin ülkeyi potansiyel tehdit ve hedef konumuna taşıdığını savundu. Özersay, özellikle artan yabancı askeri varlık ve stratejik ortaklıkların bölgesel gerilim ortamında risk oluşturduğunu belirtti.
Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Prof. Dr. Kudret Özersay, Kıbrıs Postası TV’de Ulaş Barış’ın hazırlayıp sunduğu “Gündem” programına konuk olarak bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi.
“2000’Lİ YILLARIN BAŞINDA TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KULLANDIĞI YÖNTEMLERİ BUGÜN DEVLETLER KULLANIYOR”
Programda ilk olarak İran’da yaşanan çatışmayı değerlendiren Özersay, mevcut sürecin alışılmış savaş anlayışının dışında geliştiğini söyledi. 2000’li yılların başına kadar daha çok terör örgütleri tarafından kullanılan bazı yöntemlerin bugün doğrudan devletler tarafından kullanıldığını ifade eden Özersay, savaşın niteliğinin değiştiğine dikkat çekti.
Altyapı sabotajları ve suikast girişimlerinin bu değişimin somut örnekleri olduğunu belirten Özersay, bunların klasik devletler arası savaş yöntemleri olmadığını vurguladı.
“SAVAŞA KATILAN ÜLKE SAYISI BAKIMINDAN YENİ BİR DÜNYA SAVAŞINDAN SÖZ EDİLEBİLİR”
Tarihsel olarak sistemsel değişimlerin çoğunlukla dünya savaşlarının ardından yaşandığını ifade eden Özersay, bugün yaşanan çatışmaların dahil olan ülke sayısı bakımından bir dünya savaşı olarak nitelendirilebileceğini söyledi. Mevcut tablonun savaşın kısa sürede sona ermeyeceğine işaret ettiğini belirtti.
“ABD’NİN HEDEFLERİNE BU KADAR KOLAY ULAŞMASI RUSYA VE ÇİN’İ RAHATSIZ EDER”
İran’daki çatışmanın yalnızca İran’ın askeri kapasitesiyle ilgili olmadığını dile getiren Özersay, ABD’nin hedeflerine bu kadar kolay ulaşmasının Rusya ve Çin’i rahatsız edeceğini savundu. Bu nedenle söz konusu ülkelerin İran’a çeşitli düzeylerde destek verebileceğini düşündüğünü ifade eden Özersay, yeni dönemde hayatın normal akışı sürerken silahlı çatışmaların da devam edebileceği bir küresel düzensizlik sürecine girildiğini söyledi.
“İRAN’DA REJİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇOK ZOR”
İran’da rejim değişikliği ihtimalini de değerlendiren Özersay, bunun ABD ve İsrail’in İran içindeki muhalif grupları ne ölçüde organize edebileceğine bağlı olduğunu belirtti. Küresel gelişmeler ışığında bunun oldukça zor göründüğünü ifade eden Özersay, ABD’nin “Hedefimiz rejim değişikliği değil” yönündeki açıklamalarının da bu gerçeklikle bağlantılı olabileceğini söyledi. Kısa vadede bazı bölgelerde merkezi otoritenin zayıflayabileceğini, ancak kapsamlı bir rejim değişikliğinin kolay olmadığını dile getirdi.
“GÜNEY KIBRIS DIŞ POLİTİKASI NEDENİYLE KENDİNİ HEDEF HALİNE GETİRDİ”
Kıbrıs’taki İngiliz Egemen Üsleri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Özersay, İngiliz üsleri ile ülkedeki diğer yabancı askeri varlıkların birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti. Güney Kıbrıs’ın yabancı ülkelerle kurduğu askeri ilişkilerin kendisini potansiyel tehdit ve hedef haline getirdiğini savundu.
Hizbullah ve Hamas gibi İran’a yakın grupların Güney Kıbrıs’ı tehdit etmesinin nedeninin bu askeri ilişkiler olduğunu ifade eden Özersay, tehdidin yalnızca İngiliz üslerinden kaynaklanmadığını, Güney Kıbrıs’ın alan açtığı Amerikan mevcudiyetinin artmasının da bu riskleri beraberinde getirdiğini söyledi.
“GÜNEY KIBRIS’IN İSRAİL İLE KURDUĞU İLİŞKİLER RİSKİ DE BERABERİNDE GETİRDİ”
Güney Kıbrıs’ın Fransa ve Yunanistan’dan askeri destek almasının dikkatleri daha fazla üzerine çekeceğini belirten Özersay, ABD’nin insani koridor gerekçesiyle asker konuşlandırmasının da ülkeyi daha görünür bir hedef haline getirebileceğini ifade etti. Güney Kıbrıs’ın İsrail’i stratejik ortak ilan etmesi ve silah alımları yapmasının da beraberinde risk getirdiğini dile getirdi.
Özersay, önümüzdeki dönemde İngiliz üslerinin hukuki statüsünün ve gördüğü davaların daha fazla tartışılabileceğini, Kıbrıslıların iradesinin üslerin kaldırılması meselesi çerçevesinde yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.
“TÜRKİYE’NİN İRAN KONUSUNDAKİ TARAFSIZ TUTUMU RASYONEL; BİR SONRAKİ HEDEF OLABİLECEĞİNİN FARKINDA"
Programın sonunda Türkiye’nin tutumunu da değerlendiren Özersay, Türkiye’nin son dönemde bazı konularda ABD’ye yakın bir politika izlemesine rağmen İran konusunda daha temkinli ve tarafsız bir yaklaşım sergilediğini belirtti. ABD’nin hedeflerine kolay ulaşması halinde sıradaki baskının Türkiye’ye yönelebileceği öngörüsüyle Ankara’nın bu çerçevede bir politika geliştirdiğini ifade etti.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.