İÇ HABERLER
okuma süresi: 5 dak.

TDP Mağusa İlçe Başkanı ve İSSB Başkanı Tansuğ: Dolaylı engellemeler egemenlik iddiasıyla çelişiyor

TDP Mağusa İlçe Başkanı ve İSSB Başkanı Tansuğ: Dolaylı engellemeler egemenlik iddiasıyla çelişiyor

Toplumcu Demokrasi Partisi Mağusa İlçe Başkanı ve İnternet Servis Sağlayıcıları Birliği Başkanı Olgu Tansuğ, ifade özgürlüğü, dijital egemenlik ve internet erişimine yönelik olası müdahalelerle ilgili değerlendirmelerde bulunarak, karar mekanizmasının yalnızca ülkenin kendi yargısı olması gerektiğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 28/04/26 13:42
okuma süresi: 5 dak.
TDP Mağusa İlçe Başkanı ve İSSB Başkanı Tansuğ: Dolaylı engellemeler egemenlik iddiasıyla çelişiyor
A- A A+

Toplumcu Demokrasi Partisi Mağusa İlçe Başkanı ve İnternet Servis Sağlayıcıları Birliği Başkanı Olgu Tansuğ, Kıbrıs Postası TV’de yayımlanan ve Canan Onurer'ın hazırlayıp sunduğu “Sabahın Haberleri” programında yaptığı açıklamada, ifade özgürlüğü tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tansuğ, yakın zamanda mahkemelerin verdiği bir karara işaret ederek, politikacıların sıradan vatandaşlara kıyasla daha geniş eleştirilere katlanmak zorunda olduğunun altının çizildiğini belirtti. Söz konusu kararın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirildiğini hatırlatan Tansuğ, bu çerçevenin uluslararası hukukla da uyumlu olduğunu ifade etti.

“HANGİ HUKUK SİSTEMİ DEVREDE?”

Erhan Arıklı’nın açıklamalarına da değinen Tansuğ, ifade özgürlüğünün sınırlandırılmasına yönelik söylemlerin kamuoyunda soru işaretleri yarattığını belirtti.

Tansuğ, “Hangi hukuk sistemi, hangi mekanizma üzerinden müdahale ediliyor?” sorusunun gündeme geldiğini ifade ederek, mevcut hukuk düzeninde hakaret ve kişilik haklarına yönelik ihlallerin zaten yargı tarafından değerlendirildiğini vurguladı.

Kuzey Kıbrıs’taki mevcut yasal çerçevenin bu tür durumlar için yeterli olduğunu belirten Tansuğ, hakaret, küfür veya kişisel saldırı içeren durumlarda vatandaşların yargıya başvurma hakkının bulunduğunu söyledi.

Bu yaklaşımın yalnızca yerel hukukla sınırlı olmadığını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da benzer bir dengenin gözetildiğini ifade eden Tansuğ, ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasında denge kurulması gerektiğini kaydetti.

“KARARI YALNIZCA MAHKEMELER VEREBİLİR”

Tansuğ, bir içeriğin engellenmesi ya da kaldırılması kararının yalnızca ülkenin kendi mahkemeleri tarafından verilebileceğini vurgulayarak, başka ülkelerin mekanizmaları üzerinden dolaylı müdahalelerin doğru olmadığını belirtti.

Bu tür uygulamaların egemenlik tartışmalarını da beraberinde getirdiğini ifade eden Tansuğ, “Bir devlet egemenlikten söz ediyorsa, kendi yargı mekanizmasına güvenmek zorundadır” dedi.

DİJİTAL EGEMENLİK VE FİBEROPTİK TARTIŞMASI

İnternet altyapısı ve dijital egemenlik konularına da değinen Tansuğ, geçmişte fiberoptik protokol sürecinde benzer uyarılarda bulunduklarını hatırlattı.

İletişim altyapısının başka ülkelere bağımlı hale gelmesinin egemenlik tartışmalarını derinleştireceğini ifade eden Tansuğ, erişim engelleri gibi uygulamaların da bu sürecin bir parçası olabileceğine dikkat çekti.

Fiberoptik konusunun şu anda yargı sürecinde olduğunu belirten Tansuğ, sürecin sonucunun belirleyici olacağını söyledi.

Dijitalleşme konusunda geç kalındığını dile getiren Tansuğ, bu alanın yalnızca özel sektörün değil, devlet politikalarının da bir parçası olması gerektiğini vurguladı.

Dijital dönüşümün yalnızca teknik bir süreç olmadığını belirten Tansuğ, bireysel haklar ve kamusal egemenlik açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.

“DİJİTAL OFİS KURULMALI”

Sosyal medya platformlarının ülkede temsilciliğinin bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu belirten Tansuğ, bu boşluğun kurumsal yapılarla giderilebileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bir dijital dönüşüm ofisi kurulmasının önemine dikkat çeken Tansuğ, bu adımın uluslararası dijital görünürlük açısından da katkı sağlayacağını ifade etti.

“ENGELLEME DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ”

Tansuğ, teknik sorunlara çözüm üretmek yerine erişim engeli gibi yöntemlere başvurulmasının yeni sorunlar doğuracağını belirtti.

Bir içeriğin hangi yasal dayanakla kaldırıldığı sorusunun net şekilde yanıtlanması gerektiğini vurgulayan Tansuğ, özellikle bireysel sosyal medya hesaplarına yönelik müdahalelerde hukuki şeffaflığın şart olduğunu ifade etti.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.