İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

Özdil Nami: FİF'te pay kalmadı, bundan sonraki zamlar pompaya yansıyacak

Özdil Nami: FİF'te pay kalmadı, bundan sonraki zamlar pompaya yansıyacak

Eski dışişleri bakanlarından Özdil Nami, FİF’ten kısarsınız, devlet bunu zarar olarak yazar ve pompaya yansımaz. Ancak orada pek bir pay kalmadı. Bundan sonraki zamların mutlaka pompaya yansıması gerekecek” ifadelerini kullandı.

Yayın Tarihi: 30/04/26 14:10
Güncelleme Tarihi: 30/04/26 14:36
okuma süresi: 6 dak.
Özdil Nami: FİF'te pay kalmadı, bundan sonraki zamlar pompaya yansıyacak

Eski Başmüzakereci Özdil Nami, Kıbrıs Postası TV'de yayınlanan ve Ulaş Barış'ın hazırlayıp sunduğu Gündem isimli programa konuk olarak İsrail-İran savaşı ve küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Nami, savaşın Türkiye ve KKTC ekonomisi için büyük risk oluşturduğunu belirterek, “Bizim ekonomimiz için büyük risk var, TL kullanıyoruz. Türkiye’nin de en büyük ithalatı petrol ve doğalgaz ve bunlar dolar ile fiyatlandırılıyor. Türkiye’nin dışa yönelik harcamaları da artacak. Bu da bize pahalılığı getirecek, enflasyonu artıracak” dedi.

"FİF'TE PAY KALMADI, BUNDAN SONRAKİ ZAMLARIN POMPAYA YANSIMASI GEREKECEK"

Petrol fiyatlarındaki istikrarsızlığa dikkat çeken Nami, “Bu durumun böyle devam etmesi büyük tehlike. Eğer gelen zamları halka yansıtmak istemezseniz FİF’ten kısarsınız, devlet bunu zarar olarak yazar ve pompaya yansımaz. Ancak orada pek bir pay kalmadı. Bundan sonraki zamların mutlaka pompaya yansıması gerekecek” ifadelerini kullandı.

Uçuşlarda da sıkıntıların başladığını belirten Nami, bazı havayolu şirketlerinin sefer iptallerine gittiğini, jeneratörlerde kullanılan mazot açısından da risk oluşabileceğini ve buna yönelik önlemler alındığını düşündüğünü söyledi.

Nami, İsrail-İran savaşıyla birlikte küresel dengelerin kritik bir eşik noktasına geldiğini belirterek, sürecin Kıbrıs sorunu gibi bir açmaza sürüklendiğini söyledi. Savaşın başabaş bir noktaya geldiğini ifade eden Nami, ABD’nin bu tür bir sürece dahil olmasının uzun vadeli sonuçlar doğuracağını dile getirdi. Nami, "Nasıl böyle bir savaşa girmeyi kabul etti Trump gerçekten akıllara durgunluk verici" dedi.

ABD ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde gerilim yaşandığını savunan Nami, NATO olmadan Türkiye gibi ülkelerin dış tehditlere karşı güvenliğini nasıl sağlayabileceği sorusunun gündeme geldiğini aktardı. Nami, Avrupa’nın kendi güvenlik şemsiyesini oluşturma çabalarının bulunduğunu belirtti.

Türkiye basınını da takip ettiğini ifade eden Nami, "Rum yönetiminin Fransa ile olası askeri iş birliği ve üs anlaşmaları üzerinden yapılan yorumları biraz sansasyonel buluyorum. Evet geçmişte olmayan bir anlaşma var ama abartılı boyuta taşımakta yanlış" dedi.

"ÇÖZÜM ODAKLI MÜZAKERE SÜRECİ YENİDEN BAŞLAMALI"

Nami, Kıbrıs’a yönelik olası bir saldırının Avrupa Birliği’ne yapılmış sayılacağını belirterek, bu yönde bir altyapı oluşturulduğunu ifade etti. Nami, Fransa’nın Rum tarafına üs kurarak Türkiye’yi tehdit edeceği yönündeki söylemlerin ise abartılı olduğunu kaydetti.

Nami, Türk ve Rum taraflarının tek yönlü adımlar atabildiğini belirtti. Kıbrıs’ın, Türk tarafı olmadan Avrupa Birliği’ne dahil edildiğini hatırlatan Nami, uzlaşı formülüyle bir çözüm bulunması ve tarafların birbirini rahatsız edecek kararlar almaması amacı taşıdığını ifade etti.

Nami, mevcut gidişatın endişe verici olduğunu belirterek, Kıbrıs’ın bir silahlanma yarışına sürüklenebileceği uyarısında bulundu. Turizm için kullanılacak alanların dahi ilerleyen süreçte askeri amaçlarla, örneğin deniz üssü olarak kullanılmaya başlanabileceğini söyledi.

Enerji politikalarına da değinen Nami, Türkiye Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ın açıklamalarını hatırlatarak Doğu Akdeniz’deki doğal gaz ve enerji projelerinin önemine dikkat çekti. Yenilenebilir enerji içinde en önemli adımın güneş enerjisi olduğunu belirten Nami, uzun vadeli enerji sepeti içinde doğal gazın da yer alması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin Azerbaycan’dan doğal gaz ithal ettiğini hatırlatan Nami, geçmişte KKTC’ye doğal gaz ve enerji bağlantı projelerinin konuşulduğunu ancak ilerleme sağlanamadığını ifade etti. Daha önce kablo projesi konusunda önemli adımlar atıldığını, ancak sonraki süreçte ilerleme kaydedilmediğini belirtti.

Nami, Avrupa elektrik şebekesiyle entegrasyon sürecine de değinerek, Türkiye’nin AB şebekesine bağlanma hedefi bulunduğunu ve bu süreçte siyasi mutabakatın önem taşıdığını söyledi. Kıbrıs konusunda ise en önemli güven artırıcı adımın, iki liderin Birleşmiş Milletler çatısı altında ortak bir mutabakata vararak ilgili kurumlara birlikte mektup yazması olduğunu ifade etti.

Nami, Rum tarafının itirazı üzerine sürecin hukuki boyuta taşınabileceğini, ancak bunun maddi yaptırımlar dışında ciddi bir sonuç doğurmayacağını ifade etti. Nami bu durumun Türkiye’nin AB’den kopması gibi bir sonuç yaratmayacağını vurguladı.

Asıl meselenin siyasi irade eksikliği olduğunu belirten Nami, burada beklenenin Türkiye’nin şebekelere bağlanmasına izin verilmesi olduğunu söyledi. Türkiye’nin atması gereken adımın bu izin sürecini işletmek olduğunu kaydeden Nami, bunun ya liderler düzeyinde bir mutabakatla ya da ilgili kurumun uygulayacağı para cezasının göğüslenmesiyle mümkün olabileceğini dile getirdi.

Ancak mevcut durumda bunun yapılmadığını ifade eden Nami, bunun nedeninin net olmadığını da sözlerine ekledi.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.