İÇ HABERLER
okuma süresi: 5 dak.

Fatma Miralay: Çocuklara “hayır” diyebilme ve mahremiyet eğitimi verilmeli

Fatma Miralay: Çocuklara “hayır” diyebilme ve mahremiyet eğitimi verilmeli

Eğitim bilimci Doç. Dr. ve Kıbrıs Postası köşe yazarı Fatma Miralay, Haspolat’ta bir okulda yaşandığı iddia edilen cinsel taciz olayına ilişkin değerlendirmede bulunarak, çocukların duruşunun topluma güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Miralay, eğitimde mahremiyetin ve kurumsal denetimin önemine dikkat çekti.

Yayın Tarihi: 27/05/26 12:15
okuma süresi: 5 dak.
Fatma Miralay: Çocuklara “hayır” diyebilme ve mahremiyet eğitimi verilmeli

Eğitim bilimci Doç. Dr. ve Kıbrıs Postası köşe yazarı Fatma Miralay, “Bravo size çocuklar! Örnek bir duruş sergilediniz. Cesaretiniz ve dayanışmanız hepimize ilham verdi. Verdiğiniz mesaj yalnızca bu ülkede cinsel taciz, şiddet ve istismara uğrayan çocuklara değil; topluma, kurumlara ve sessiz kalan herkese yönelikti.” ifadeleriyle başladığı yazısında, Haspolat’ta bir okulda yaşandığı iddia edilen cinsel taciz olayına işaret etti.

Miralay, bu tür olayların geçmişte de yaşandığını ancak bugün medya ve yeni iletişim ağlarının yaygınlığı nedeniyle daha görünür hale geldiğini ifade ederek, “Bakalım daha ne kadar bu ve benzeri olay yaşanıyor da bizim haberimiz olmuyor. Bu tip olaylar eskiden de yaşanmıyor muydu? Evet yaşanıyordu. Daha mı azdı? Yoksa oluyordu da şimdi daha çabuk mu haberimiz oluyor?” ifadelerini kullandı.

Toplumda “Burası Kıbrıs kurumsal denetimin zaten yok, buradan istediğim her şeyi canım çektiği gibi yaparım” şeklinde bir düşünce olabildiğine dikkat çeken Miralay, kurumsal denetim ve yaptırım mekanizmalarının yetersizliği algısının “cezasızlık algısını” beslediğini vurguladı.

“Nasıl olsa denetlenmiyorum” anlayışıyla hareket eden bu zihniyetin yalnızca eğitim alanında değil birçok kurumda görülebildiğini belirten Miralay, bunun en tehlikeli yönünün toplumsal yaşamda sıradanlaşması olduğunu ifade etti.

Okulların güvenli alanlar olması gerektiğini vurgulayan Miralay, öğretmenler tarafından gerçekleştirilen taciz ve şiddet olaylarının yalnızca aile ile okul arasındaki güveni değil, toplumdaki genel güven duygusunu da zedelediğini söyledi.

Çocukların küçük yaşta bu tür davranışları “taciz” olarak tanımlayamayabileceğini belirten Miralay, bu nedenle eğitim sürecinin kritik olduğunu ifade ederek mahremiyet eğitiminin önemine dikkat çekti. 3-6 yaş döneminden itibaren özel bölge bilgisi, “hayır” diyebilme ve kişisel sınırlar gibi kavramların öğretilmesi gerektiğini kaydetti.

Bu eğitimin öncelikle aile içinde başlaması gerektiğini belirten Miralay, “Çünkü çocuk kendi beden sınırlarını ne kadar iyi tanırsa, bir yetişkinin sınır ihlalini fark etmesi ve buna tepki vermesi de o kadar kolay olacaktır.” dedi.

Bazı taciz vakalarında öğretmenlerin öğrencilerin duygusal kırılganlığını hedef aldığına dikkat çeken Miralay, özel ilgi gösterme, kayırma, fiziksel teması normalleştirme gibi davranışların sınır ihlali olarak başladığını ancak öğrenciler tarafından her zaman fark edilemeyebileceğini ifade etti.

Toplumda tacizin çoğu zaman yalnızca fiziksel saldırı olarak algılandığını belirten Miralay, duygusal sömürü ve psikolojik şiddetin gözden kaçabildiğini, oysa pedagojik açıdan güven ilişkisini istismar eden her davranışın etik ihlal olduğunu vurguladı.

“Manipülatif Yakınlık Davranışlarını Nasıl Tanırız?” başlığı altında değerlendirmelerde bulunan Miralay, bu davranışların öğretmenin öğrenciyle aşamalı güven ilişkisi kurarak onu duygusal olarak zayıflatması ve istismara açık hale getirmesiyle oluştuğunu ifade etti.

Bu tür durumların yalnızca çocuklarla sınırlı olmadığını, yetişkin öğrenci-öğretmen ya da çalışan-işveren ilişkilerinde de görülebileceğini belirten Miralay, otorite sahibi kişilerin karşı tarafın kırılganlığını kullanarak sınır ihlallerini normalleştirebildiğini söyledi.

Söz konusu davranışların temelinde güç ve kontrol isteği, empati yetersizliği, narsistik eğilimler ve “cezasız kalma” algısının bulunduğunu aktaran Miralay, özellikle hiyerarşik yapılarda sessiz kalınacağı düşüncesinin bu davranışları artırabildiğini ifade etti.

Çocuklara “hayır” diyebilme ve mahremiyet eğitiminin öğretilmesi gerektiğini vurgulayan Miralay, ailelerin çocukların davranış değişimlerini dikkatle gözlemlemesi ve yargılamadan dinlemesi gerektiğini belirtti.

Okul yönetimlerinin ise kurum imajı kaygısıyla hareket etmek yerine çocuk güvenliğini önceleyen şeffaf politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade eden Miralay, rehberlik mekanizmalarının güçlendirilmesi ve şüpheli durumlarda hızlı hukuki süreçlerin başlatılmasının önemine dikkat çekti.

Miralay ayrıca, devlet ve siyasi partilerin bu tür olaylar sonrası yalnızca “üzgünüm” ya da “kınıyorum” açıklamalarıyla yetinmesinin yeterli olmadığını belirterek, etkili denetim mekanizmaları ve caydırıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haberi Facebook'ta gör