BM yeni denklem peşinde: ‘Çözüm olmazsa statükoya dönülmeyecek’ formülü test ediliyor
Kıbrıs’ta yeni zirve için mutfak çalışıyor. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Cuéllar’ın son ada temasları sonrası gözler, ada dışı temaslarında olacak. Diplomatik çevreler, BM’nin Erhürman’ın ortaya koyduğu Adadaki statükoya dönüşü engelleyecek bir model arayışı içinde olduğu yönünde… Bu anlamda BM’nin yeni Kıbrıs denklemi peşinde olduğu iddia ediliyor.
Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs dosyasında yeni bir hareketlilik yaşanıyor.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Angela Holguín Cuéllar’ın son temasları, iki tarafın yanı sıra üç garantör ülkenin de katılımıyla yeni bir genişletilmiş Kıbrıs zirvesi için hazırlıkların hız kazandığını ortaya koydu.
Diplomatik kaynaklar, henüz resmi tarih açıklanmamış olsa da Temmuz veya Ağustos ayında yapılması beklenen 5+1 formatındaki toplantı için “mutfakta yoğun çalışma yürütüldüğü” değerlendirmesinde bulunuyor. Öte yandan bu durum açık kaynaklara da yansıyor.

ADA DIŞINDA MEKİK DİPLOMASİSİ SÜRECEK
Yeni sürecin en dikkat çekici unsurlarından biri Holguín’in garantör ülkelerle başlatacağı temas trafiği oldu.
Holguín, önümüzdeki hafta Ankara’da Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşeceğini açıklarken, ardından Atina’ya geçerek Yorgos Gerapetritis ile bir araya gelecek.
Bu diplomasi trafiği, BM’nin garantör ülkeler düzeyinde de yeni zirvenin zemininin hazırlanmasına çalıştığı şeklinde yorumlanıyor.
BM, KIBRIS TÜRK TARAFININ KAYGILARINI DAHA FAZLA DİKKATE Mİ ALIYOR?
Son dönemde dikkat çeken gelişmelerden biri de Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs Türk tarafının uzun süredir dile getirdiği bazı tezleri yeni girişime yansıtmaya çalıştığı yönündeki değerlendirmeler…
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Holguín ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türk tarafının ortaya koyduğu dört maddelik metodolojiyi içermeyen herhangi bir sürecin içerisinde yer almayacaklarını açık şekilde ortaya koydu.
Erhürman, BM’nin son dönemde Kıbrıs Türk tarafının hassasiyetlerini daha dikkatli dinlediğine ilişkin olumlu işaretler gördüklerini belirtirken, beklentilerinin “içselleştirilmeye çalışıldığını” söyledi.
Bu açıklama, Kıbrıs Türk tarafının yeni süreçte yalnızca masaya oturmayı değil, müzakerelerin hangi yöntemle yürütüleceğini de belirleyici unsur olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Öte yandan Erhürman, gündeme gelen 5+1 formatındaki genişletilmiş toplantının yalnızca toplantı yapmak için düzenlenmemesi gerektiğini belirterek, anlamlı sonuçlar üretecek bir hazırlık sürecinin şart olduğunu söyledi.

YENİ SÜRECİN ANAHTARI: DÖRT MADDELİ METODOLOJİ
Rum basınında yer alan yorumlarda, Birleşmiş Milletler’in hazırladığı yeni girişimde Erhürman’ın savunduğu dört maddelik metodolojinin giderek daha fazla ağırlık kazandığı ileri sürülüyor.
Bazı Rum yorumcular, bu yaklaşımın kabul edilmesi halinde müzakerelerin Crans-Montana Conference’da bırakılan noktadan yeniden başlatılabileceğini ve tarafların masadan kalkmamayı taahhüt ettiği, belirli takvime bağlı yeni bir süreç oluşturulabileceğini savunuyor.
Tüm bu değerlendirmeler “iddia” düzeyinde…

“ÇÖZÜM OLMAZSA DA STATÜKOYA DÖNÜLMEYECEK” FORMÜLÜ TEST EDİLİYOR
Diplomatik çevrelerde en fazla dikkat çeken unsur ise yeni yaklaşımın felsefesi…
Kulislerde yapılan değerlendirmelere göre BM’nin üzerinde çalıştığı model, Kıbrıs Türk tarafının yıllardır savunduğu “çözüm olmazsa bile statükoya geri dönülmemeli” anlayışını sürecin merkezine yerleştirmeye çalışıyor.
Bu yaklaşım, geçmiş müzakere süreçlerinden farklı olarak yalnızca nihai çözüme değil, çözüm gerçekleşmese bile tarafların elde ettiği kazanımların korunmasına ve yeni iş birliklerinin sürdürülmesine odaklanan bir çerçeve oluşturma arayışı olarak değerlendiriliyor.
Ancak bu stratejinin taraflar arasında karşılık bulup bulmayacağı ve yeni zirvenin somut sonuç üretip üretemeyeceği henüz belirsizliğini koruyor.
RUM TARAFINDA DA ŞÜPHELER VAR
Öte yandan eski Rum müzakereci Andreas Mavroyannis, Rum lider Nikos Christodoulides’in yıl sonuna kadar çözüm planı ortaya çıkabileceğine ilişkin açıklamalarının mevcut koşullarla uyumlu olmadığını savundu.
Mavroyannis, yakın dönemde çarpıcı gelişmeler yaşanabilmesi için gerekli ön şartların henüz oluşmadığını belirterek beklentileri aşağı çekti.

ENERJİ DİPLOMASİSİ DE HIZ KAZANIYOR
Kıbrıs dosyasındaki hareketlilik yalnızca siyasi alanda yaşanmıyor. Rum Enerji Bakanı Mihalis Damianou’nun ABD temasları da dikkat çekti.
Damianou’nun ABD, Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs arasındaki enerji iş birliği platformlarında görüşmeler gerçekleştirmesi, Doğu Akdeniz’deki enerji denklemine ilişkin temasların da eş zamanlı olarak sürdüğünü gösteriyor.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.