DÜNYA
okuma süresi: 6 dak.

Irak, savaşın yıl sonuna kadar sürmesi halinde ‘mali felaket’ yaşanacağı uyarısında bulundu

Irak, savaşın yıl sonuna kadar sürmesi halinde ‘mali felaket’ yaşanacağı uyarısında bulundu

Hüseyin, hükümetin mali harcamalarını finanse etmek amacıyla 25 trilyon dinar (yaklaşık 19 milyar dolar) bastığını, bunun özellikle kamu çalışanlarının aylık yaklaşık 8 trilyon dinarı bulan maaşlarının ödenmesinde kullanılacağını ifade etti.

Yayın Tarihi: 08/06/26 18:00
okuma süresi: 6 dak.
Irak, savaşın yıl sonuna kadar sürmesi halinde ‘mali felaket’ yaşanacağı uyarısında bulundu
A- A A+

Birçok gözlemci ve vatandaş, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin’in hükümetin acil mali ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla trilyonlarca dinar bastığına ilişkin açıklamalarını ‘büyük bir sürpriz’ olarak değerlendirirken, ekonomi ve maliye uzmanları ise bunun, ülkenin içinde bulunduğu mali kriz göz önüne alındığında şaşırtıcı olmadığını belirtiyor. Uzmanlara göre kriz, İran’a karşı yürütülen ABD-İsrail savaşı ve bunun sonucunda Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle derinleşti.

Hüseyin, bir televizyon kanalına verdiği demeçte, savaşın yıl sonuna kadar sürmesi ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması halinde ülkenin durumunun ‘felaket’ olacağını belirtti.

Hüseyin, hükümetin mali harcamalarını finanse etmek amacıyla 25 trilyon dinar (yaklaşık 19 milyar dolar) bastığını, bunun özellikle kamu çalışanlarının aylık yaklaşık 8 trilyon dinarı bulan maaşlarının ödenmesinde kullanılacağını ifade etti.

Dışişleri Bakanı’nın açıklamaları, mali ve ekonomik çevrelerde sürpriz olarak karşılanmadı. Zira uzmanların büyük bölümü, güneydeki petrol sahalarından çıkarılan ve Hürmüz Boğazı üzerinden ihraç edilen Irak petrolünün büyük ölçüde durması nedeniyle yakın zamanda bir mali kriz yaşanacağı uyarısında bulunuyordu. Uzmanlar ayrıca, ülkenin petrol gelirlerini büyük ölçüde tek bir ihracat güzergâhına bağımlı hâle getiren ardışık hükümetleri sert şekilde eleştiriyordu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Irak’ın günlük petrol üretimi savaş öncesinde 4 milyon varilin üzerine çıkmıştı. Ancak savaşın ardından üretim yaklaşık 1,5 milyon varile geriledi. Bu miktarın büyük bölümü iç tüketimde kullanılırken, günlük 300 bin varilden daha az petrol tankerlerle Suriye ve Ürdün’e ihraç ediliyor; ihracatın bir kısmı da kuzeydeki Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bölgesi üzerinden gerçekleştiriliyor.

Irak Parlamentosu Maliye Komisyonu da hükümet programının ve kabinenin tamamlanmasına yönelik çalışmaların sürmesi nedeniyle 2026 yılı bütçesinin onaylanmasının zor olduğunu değerlendirdi.

Maliye Komisyonu üyesi Ribvar Kerim, basına yaptığı açıklamada, “Bu yılın bütçesinin büyük olasılıkla çıkarılması mümkün olmayacak ve çalışmalar 2027 bütçesinin hazırlanmasına yönelecek. Ancak maaş ödemeleri bundan etkilenmeyecek. Hükümetin bütçe açığını gidermek için iç veya dış borçlanmaya gitme ya da Irak Merkez Bankası’ndan destek alma gibi çok geniş imkânları bulunuyor” dedi.

Kerim, bütün siyasi tarafların maaşların güvence altına alınmasına yönelik hükümet çabalarını destekleme konusunda mutabık olduğunu belirterek, “Bir sonraki bütçeye ulaşılması sürecinde daha net bir tablo ortaya çıkacak. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin, petrol fiyatlarının ve gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinin etkileri gelecek bütçede daha açık şekilde görülecek. Özellikle gümrük tarifesi yasasının ve ASYCUDA sisteminin uygulanmasının ardından gelir kaynaklarında daha fazla çeşitlilik sağlanacak” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, uluslararası para ekonomisi alanında uzman araştırmacı Ziyad el-Haşimi, Dışişleri Bakanı’nın açıklamalarının ardından Irak’ta ortaya çıkan ‘açıklama karmaşasına’ ve Irak Merkez Bankası’nın mali kriz ile para basımı konusundaki sessizliğine dikkat çekerek, bunun “zaten benzeri görülmemiş mali koşullarla karşı karşıya bulunan ülkede tabloyu daha da karmaşık hâle getirdiğini, dengeleri bozduğunu ve belirsizliği artırdığını” söyledi.

El-Haşimi, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Irak Merkez Bankası Başkanı’nın birkaç hafta önce hükümetin görev alanına müdahil olarak maaşlar ve bütçe açığı hakkında açıklamalarda bulunmasının ardından, bugün de yeni hükümet Merkez Bankası’nın yetki alanına girerek dinarın basılması ve piyasaya sürülmesi, para biriminin değeri ve enflasyonun kontrolü gibi konularda açıklamalar yaptı” ifadesini kullandı.

Bu durumun, Merkez Bankası ile hükümet arasında bir ‘açıklama kargaşasına’ yol açtığını belirten el-Haşimi, “Bu tablo, her kurumun kendi yetki sınırlarına bağlı kalmadığını ve diğer kurumların görev ve sorumluluk alanlarına saygı göstermediğini ortaya koyuyor. Bu tür bir durum muz cumhuriyetlerinde bile görülmezken, ne yazık ki Irak’ta yaşanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

El-Haşimi, söz konusu açıklamaların Iraklı yetkililerin daha önce benzeri görülmemiş büyüklükte bir şokla karşı karşıya olduklarına da işaret ettiğini belirterek, “Bu durum, üst düzey yetkililerin ne söyleyeceklerini bilemez hâle gelmelerine ve uzmanlık alanlarının dışında, birbiriyle çelişen ve denetimsiz açıklamalar yapmalarına neden oluyor” ifadelerini kullandı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.