Tarifeler öncesi güvenli liman talebi arttı, hisseler ise dalgalı

İktisatbank'ın piyasa analizine göre, yatırımcılar güvenli liman olarak altına sığınmaya devam ediyor.

İktisatbank'ın 2 Nisan 2025 tarihindeki piyasa analizi şu şekilde:
- ABD borsaları son yirmi üç yılın en kötü çeyreğini geride bıraktı. Teknoloji hisselerini işlem gördüğü Nasdaq Birleşik yılın ilk çeyreğini %10'un üzerinde düşüşle tamamlarken, en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P500 endeksi ise Temmuz 2022'den bu yana en kötü çeyreklik performansı %4,6 düşüşle kaydetti. ABD Başkanı Trump, ABD mallarına gümrük vergisi uygulayan tüm ülkelere karşı misilleme tarifeleri getirmeye hazırlanırken, bugün açıklanacak plan kapsamında ithal ürünlere %20 oranında yeni vergiler getirebileceğini okuyoruz. Ayrıca, otomobil ithalatına yönelik %25 oranında tarife de yarın yürürlüğe giriyor.
- Bu gelişmeler, küresel ticaret savaşlarının tırmanabileceği endişesini artırırken, yatırımcı güveninde ciddi sarsıntılara da yol açıyor. Piyasalar tarife savaşlarının yaratacağı belirsizlikten endişe duyarken, sert ticaret politikalarının enflasyonu yeniden canlandırabileceğini ve büyüme üzerindeki baskıyı artırabileceği ihtimâli de borsalar üzerinde var olan baskıyı artırıyor. Şubat ortasından bu yana ABD borsalarında yaklaşık beş trilyon dolarlık değer kaybı yaşanırken, ABD borsalarının sürükleyici gücü olan teknoloji devleri Muhteşem Yedili (Apple, Microsoft, Alphabet, Amazon, Nvidia, Meta ve Tesla), zirve seviyelerinden itibaren %20’nin üzerinde değer kaybederek ayı piyasasına girdi.
- Bu geri çekilme, yatırımcıların yüksek değerlemelere ve makroekonomik belirsizliklere karşı temkinli duruşunu yansıtırken, özellikle Tesla ve Nvidia’daki sert düşüşler teknoloji hisselerine yönelik risk iştahının ciddi şekilde azaldığı gösteriyor. Finansal okuryazarlık cephesinde bakarsak, ayı piyasası tanımı, bir varlığın veya endeksin zirve noktasından en az %20 gerilemesiyle kullanılır. Muhteşem Yedilinin bu sınıra ulaşması, geniş çaplı teknoloji rallisinin sona erdiğine ve düzeltme sürecinin derinleşebileceğine işaret ediyor. Örneğin yatırımcılar arasında popüler bir ETF olan QQQ, Mart ayının %8'e yakın düşüşle tamamladı. Teknik görüntü düşüşün devam edebileceğine işaret ediyor.
- Öte yandan, dün ABD'de açıklanan büyümenin öncü göstergesi PMI veriler, Mart ayında imalat sektöründe yeniden daralmaya işaret ederken, yeni siparişlerin de 2023’ten bu yana en düşük seviye gerilediğini, üretici fiyatlarının ise neredeyse üç yılın zirvesine çıktığını gördük. Fabrikalardan işten çıkarmalar devam ederken, dün açıklanan JOLTS verisi Şubat ayında ülke genelindeki açık iş pozisyonlarının da azaldığını gösterdi. Artan maliyetler ve zayıflayan talep, üretici güvenini sarsarken, verileri ABD'nin stagflasyona (durgunluk içinde enflasyon) doğru ilerlediği yönünde yorumluyoruz. Yatırım bankaları arasında ön planda olan Goldman Sachs, ABD'de resesyon olasılığını %20’den %35’e yükseltirken, bu yıl üç kez faiz indirimi beklediklerini açıkladı. ABD'den gelen son ekonomik veriler zayıflayan işgücü piyasasına işaret ederken, FED’in enflasyondan çok büyümeye odaklanabileceği ihtimâli ile on yıllık ABD tahvil getirisi de son bir ayın en düşük seviyesine geriledi.
- Avrupa cephesinde ise on yıllık gösterge Bund tahvilinin getirisi sınırlı bir şekilde artarak %2,68 seviyesine yükselirken, yatırımcıların ABD varlıklarına karşı temkinli duruşu, dolar üzerinde baskı oluşturmaya devam etti. Dolar, bu yıl bir seri para birimine karşı oluşan sepete karşı (DXY) yaklaşık %4 düşerek son dokuz yılın en kötü birinci çeyrek performansını sergiledi. Japon yeni ve İsviçre frangı gibi geleneksel güvenli liman varlıkları ise artan talebe paralel güçlü kalmayı sürdürdü.
- Türk mali piyasalarının ise uzun bayram tatiline adeta diken üstünde girdiğini gördük. Siyasi iklimde yaşanan bozulmaya paralel artan tansiyon ile ilk dört iş gününde 27,7 milyar dolar azalan TCMB'nin yabancı para pozisyonu, 26 ve 27 Mart tarihlerinde (toplam iki günde) tam 1 milyar dolar artış kaydetmesi ardından, TCMB'nin Cuma günü yeniden yüklü miktarda döviz satmak zorunda kaldığını işittik (henüz teyide muhtaç). Uzun Bayram tatili öncesinde risk almak istemeyen yatırımcıların davranışı ön plana çıkarken, TL'nin kalesi olarak görülen Para Piyasası Fonlarından (PPF) ise son türbülansta yaklaşık 14 milyar dolar büyüklüğünde para çıkışı oldu. Son dönemde yerli yatırımcılar arasında popülaritesi oldukça artan söz konusu fonlara getirilen %10 devlet tahvil alım zorunluluğu, son günlerde yaşanan sert tahvil satışları ile zarar yazmaya başlayınca, çıkan paranın dövize ve serbest fonlara kaydığını görüyoruz. TCMB yaşanan gelişmelere karşı imdada adeta yetişerek 1,5 milyar TL büyüklüğünde TLREF tahvil geri alımı ile söz konusu piyasaya destek sağladığını not edelim.
- Altının ons fiyatı yılın ilk çeyreğini %19 yükselişle tamamlayarak (1980 yılından bu yana en iyi çeyrek) 3,148 dolar seviyesine kadar yükselerek yeni bir rekor daha kırdı. Yatırımcılar güvenli liman olarak altına sığınmaya devam ederken, yaşanan gelişmelere paralel altının gram fiyatı da TL bazında 3,800 seviyesine çıkarak başka bir rekora imza attı. Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye yönelik ABD ile Rusya arasındaki görüşmelerin çıkmaza girdiğini okurken, Başkan Trump, İran’a yönelik anlaşma yapılmaması hâlinde bombardıman ve ikincil yaptırım tehdidinde bulundu. Yemen’e yönelik iki haftayı aşkın süredir devam eden hava saldırıları ve İran’la artan gerilimler kapsamında ABD'nin Orta Doğu’daki askerî varlığını da artırdığını görüyoruz. Brent cinsi ham petrolün fiyatı, bu gelişmelere paralel son dört haftadır devam eden yükseliş isteğini koruyarak 74,50 dolar seviyesine kadar yükseldi. Petrol fiyatlarının yükselmesi, Türkiye ve KKTC gibi enerji ithalatçısı ülkeler için iyi bir haber değil. Nitekim, KKTC'de Elektrik Kurumu bugünden geçerli olacak şekilde %11,66 tarife artışına gitti.
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 2 Nisan Çarşamba
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.