EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 10 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Mahkeme kararı ve ABD istihdam verisi öncesinde piyasalar frene bastı

İktisatbank piyasa analizi: Mahkeme kararı ve ABD istihdam verisi öncesinde piyasalar frene bastı

İktisatbank, 9 Ocak 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Mahkeme kararı ve ABD istihdam verisi öncesinde piyasalar frene bastı" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 09/01/26 07:51
okuma süresi: 10 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Mahkeme kararı ve ABD istihdam verisi öncesinde piyasalar frene bastı
A- A A+

İktisatbank'ın 9 Ocak 2026’ya ilişkin Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu şu şekilde:

Küresel mali piyasalar yıla oldukça iyimser bir başlangıç yapmaları ardından son iki gündür risk iştahının yerini bir nebze de olsun soluklanmaya terk ettiğini görüyoruz. Jeopolitik tarafta baş döndüren gelişmelere paralel ABD Doları (DXY) bir miktar da olsa değerlenirken, kıymetli metaller de benzer bir şekilde bir miktar da olsa satış baskısına maruz kaldı. DXY cephesinin düşüş trendinde olduğunu göz ardı etmeden, aşağıda 97 seviyesinin önemli bir o kadar da teknik bir bakış açısı ile oyun değiştirici bir seviye olduğunun altını çizmek isteriz. Gümüşün ons fiyatı yıla oldukça süratli bir başlangıç yapması ve 82,7 seviyesini salı günü test etmesi ardından dün önemle takip ettiğimiz 74 dolar seviyesine kadar geri çekildiğini gördük. Gümüş cephesinde yaşanan geri çekilmeyi sağlıklı olarak yorumladığımızın altını çizmek isteriz. Bu sabah teknik seviyeden destek alan gümüşün 76,7 dolar seviyesine toparlandığını not edelim. Altının ons fiyatı ise güvenli liman edası ile 4,465 dolar seviyesinde daha sakin bir seyir izlediğini görüyoruz. 

ABD işgücü piyasasından gelen karışık sinyaller Fed’in bu yıl iki kez faiz indirimi yapabileceği beklentisini canlı tutarken, piyasa oyuncuları bugün -her ayın ilk cuması olduğu üzere- ABD ekonomisinin sağlığı hakkında en önemli verilerin başında gelen resmî istihdam raporunu büyük bir merakla bekliyor. Reuters anketine göre, tarım dışı bordrolu çalışan sayısının 60bin kişi artması, işsizlik oranının ise %4,5'e gerilemesi bekleniyor. Enflasyon göstergesi olarak kabul edilen yıllık maaş artışının ise %3,6 olması bekleniyor. Verinin beklentini setinin dışında gelmesi kuşkusuz piyasa yansıması yaratacaktır. Dün de belirttiğimiz üzere, Fed'in kanunen kendisine verilmiş iki görevi var (dual mandate): fiyat istikrarını sağlamak (enflasyon) ve tam istihdam hedefi. Bugün açıklanacak istihdam raporunun öncü veriler gibi zayıf gelmesi durumunda, Fed'den yeni bir faiz indirim beklentisi daha yüksek sesle konuşulabileceğini düşünüyoruz.  

Hâlihazırda, 2026 yılında iki kez faiz indirimi fiyatlayan piyasalar, bir diğer taraftan da eli kulağında bir şekilde Trump'ın Fed başkanı görevine atayacağı kişiyi beklediğini not etmemiz gerekiyor. Yıldızı, görev süresi Mayıs ayında dolacak Fed Başkanı Powell ile bir türlü barışmayan Trump'ın, daha gevşek para politikası savunan Hassett veya Warsh isimlerinden birisini atayacağına kesin gözüyle bakılıyor. Hassett isminin beraberinde pek çok soru işaret getireceğinden (agresif faiz indirim yönünde söylem), Warsh ismi piyasalar cephesinde daha büyük bir memnuniyet yaratabilir. 

Piyasalar bir tarafta günün ikinci yarısında açıklanacak ABD istihdam raporunu takip ederken, bir diğer tarafta ise ABD Yüksek Mahkemesi’nin Başkan Trump’ın olağanüstü yetkilere dayanarak uyguladığı gümrük tarifeleriyle ilgili vereceği karara odaklandı. Mahkemenin tarifeleri iptal etmesi hâlinde, şirketlerin geçmişte ödediği vergilerin iade edilmesi gündeme gelebileceğini okuyoruz. Bunun da kısa vadede özellikle perakende, tüketim ve elektronik gibi sektörlerin hisselerinde olumlu bir etki doğuracağını söylemek gerekiyor. Öte yandan, böyle bir karar devletin gelirlerini azaltarak tahvil faizleri üzerinde baskı da yaratabileceğini göz ardı etmemek gerekiyor. Tarifeler iptal edilse bile, Trump yönetiminin farklı yasal yollarla benzer vergileri yeniden devreye alabileceğini, bu nedenle ilk piyasa tepkisinin kalıcı olmayabileceğini düşünüyoruz. ABD 10 yıllık tahvil faizinin son dönemlerde %4,00-%4,20 bandında sıkıştığını not edelim.  

ABD borsaları dün geceyi karmaşık bir seyir izleyerek tamamladı. S&P ve Dow yükselirken, risk iştahında yaşanan hafif de olsa bozulmaya paralel teknoloji hisselerinin yoğunluklu olarak işlem gördüğü Nasdaq endeksi kâr satışlarına boyun eğdi. Yeni gün başlangıcında, Pasifik'in diğer ucunda temkinli iyimser bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası, güçlü bilanço açıklayan Uniqlo ve zayıf seyreden YEN'in ihracatçı şirketlere desteğiyle %1,2 yükseliş kaydederek olumlu mânâda ayrışırken, diğer bölge borsalarında ise kazanımların sınırlı kaldığını görüyoruz. Yatırımcılar bir tarafta mahkemenin Trump döneminde getirilen küresel tarifelerle ilgili verebileceği kritik kararı beklerken, gözler ise bir diğer taraftan ABD istihdam verilerine odaklanmış durumda. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde yatay bir başlangıç görüyoruz. 

Gözler bir diğer taraftan jeopolitik riskleri ve Venezuela eksenindeki gelişmeleri yakından takip ediliyor. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün %3,4 yükselişle 62 dolar seviyesinin üzerine yükseldiğini gördük. ABD’nin Venezuela petrol sektörü üzerindeki kontrol iddiaları, İran’daki iç karışıklıklar ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin belirsizlikler gibi jeopolitik endişelerin yanı sıra, arz kesintisi endişesinin fiyat davranışına yansımaya başladığını görüyoruz. Lâkin, küresel arz fazlası ve stok seviyelerindeki yükseliş gibi faktörler, fiyatlardaki yükselişi sınırlama riski taşıdığını da unutmamak gerekiyor. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin tehlike olarak gördüğümüz 88-90 bin dolar seviyesinden bir türlü kalıcı olarak uzaklaşamadığını not etmemiz gerekiyor.  

Türkiye cephesinde ise dün Hazine nakit dengesi açıklandı. Piyasa yansıması olan bir veri olmasa da, 2024 yılında 2,1 trilyon TL açığın 2025 yılında da aynı performansı koruduğunu görüyoruz. Reel olarak bu rakamın azalma mânâsına geldiğini göz ardı etmemek gerekiyor. Öte yandan, faiz dışı açık ise 0,18 trilyon TL ile geçen yılın (0,93 trilyon TL) oldukça altında kaldı. Bütçe cephesinde hem reel hem de nominal mânâda yaşanan iyileşmeyi enflasyonla mücadeleye kapsamında olumlu olarak değerlendiriyoruz. Son dönemlerde esen olumlu rüzgârlara bu verinin de destek olacağını not edelim.  

Hazine dün sonuçlanan yılın ilk eurobond ihraçlarını oldukça başarılı bir şekilde tamamladı. Toplam 3,5 milyar dolar borçlanmanın kompozisyonu 7 yıl vadeli getiri oranı %6,35, 12 yıl vadeli de ise %6,90 ile beklentilerin de altında gerçekleşti. Ekonomi yönetimi önümüzdeki hafta önce Londra'da sonra New York'ta yabancı yatırımcılarla bir araya geleceğini unutmadan not edelim. Son dönemdeki artan yabancının ilgisinin bu organizasyonlarla daha da pekişmesini olası görüyoruz. Portföylerde TL payının en az %50 olması gerektiğini, faiz indirim temasına paralel mutlak surette bankacılık hisseleri ve tahvillere de yer verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 

Her hafta perşembe günü açıklanan TCMB ve BBDK verilerini yine yakından takip ettik. Buna göre, TCMB'nin net yabancı para pozisyonu 7 Ocak valörlü işlemlerde 57,7 milyar dolar seviyesine (yılı 53,5 milyar dolar seviyesinde tamamlamıştı) yükseldiğini görüyoruz. Altın fiyat etkisi ile yaşanan geri çekilmenin, döviz girişleri ile TCMB net alıcı konuma geçmesi ile telafi edildiğini not edelim. Öte yandan, parite etkisinden arındırılmış DTH hacmi 2 Ocak ile sona eren haftada anlamlı bir değişim göstermediğini görüyoruz. Gerçek kişilerin kıymetli metallere yönelik ilgisinin devam ettiğinin altını çizmemiz gerekiyor. Aynı haftada yabancı yatırımcıların TL varlıklara yönelik ilgisinin de korunmaya devam ettiğini söylemeliyiz. Şöyle ki, hisse senetlerin yönelik alım ilgisinin devam etmesi ile son beş haftada yaklaşık 1 milyar dolar giriş yaşandığını görüyoruz. Borsanın arzu ettiğimiz şekilde yukarı yönlü 'yürüyebilmesi' için mutlak surette yabancı ilginin artması gerekiyor.  

USDTRY kuru hafta sonu fonlama etkisi ile 43,15 seviyesine yükselirken, CDS risk primi ise 200 baz puan seviyesini diplerinden bir nebze de olsun yukarıya gelerek 217 baz puan seviyesine yükseldi. Borsa ana endeksi son yükseliş serisini yedinci güne taşıyarak %0,50 primlenirken, bankacılık endeksi ise bir önceki gün yaşanan kâr satışlarına tepki yükselişi sergileyemedi. Bugün her ne kadar yurt dışı gündem Mahkeme kararı ve tarım dışı istihdam verileri ile yoğun olsa da, Türkiye'de sanayi üretimi, Almanya sanayi üretimi, Euro bölgesi perakende satışlar ve ABD Michigan tüketici güven endeksi takip edilebilir.

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 9 Ocak Cuma

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haberi Facebook'ta gör