İktisatbank piyasa analizi: Yurtiçi yerleşiklerin kıymetli metal âşkı: Son beş haftada 4,5 milyar Dolar!
İktisatbank, 16 Ocak 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Yurtiçi yerleşiklerin kıymetli metal âşkı: Son beş haftada 4,5 milyar Dolar" ifadeleri kullanıldı.
İktisatbank'ın 16 Ocak 2026’ya ilişkin Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu şu şekilde:
Her hafta perşembe günü olduğu üzere, ABD’de dün açıklanan haftalık işsizlik maaşı başvuruları beklentilerin altında sonuçlandı. ABD’den gelen güçlü ekonomik veriler, Fed’in faiz indirimlerine ilişkin beklentileri zayıflatmak suretiyle doların önde gelen para birimlerine göre değerini gösteren sepet kurun (DXY) son haftaların en güçlü seviyelerine taşıdı. Hatırlanacağı üzere, DXY'nin neredeyse son 15 yılın en kritik destek seviyesi olan 97 seviyesinin etrafında son 6 aydır beklediğini söyleyerek, olası aşağı yönlü kırılımın büyük ses getireceğini belirtmiştik. Hâlen aynı noktadayız!
Dün açıklanan güçlü veri ardından Fed'in nisan ayında sonuçlanacak olağan faiz toplantısına yönelik faizleri sabit tutma ihtimali artarken, jeopolitik tarafta ise Trump'ın İran konusunda bekle-gör yaklaşımı benimsemesi, petrol ve altın gibi güvenli limanlarda satışlara yol açtı. Trump’ın İran’daki gerilimin hafiflediğine dair açıklamaları güvenli liman talebini bir miktar zayıflattı. Trump, protestolarda can kayıplarının azaldığını ve toplu infaz planı görmediğini söylerken, jeopolitik tansiyonun düşmesi altının son günlerdeki yükselişini soluklandırdı. Bir önceki gün 4,640, dün ise 4,630 seviyelerini test eden altının ons fiyatı bu sabah 4,600 dolar seviyesine hafif de olsa geri çekildi. Altının sene başına göre %7 yükseliş kaydettiğini not etmiş olalım. Her ne kadar askerî müdâhale ihtimali azalmış olsa da, havayolu şirketlerinin bölgeye uçuşlarını azaltmalarını, İran'a yönelik operasyon riskinin hâlen canlı olduğuna işaret ediyor.
Büyük resimde ise kıymetli metallere olan ilginin güçlü kalmaya devam edeceğini not etmemiz gerekiyor. Düşük faiz ortamı, merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimi ve kıymetli metal fonlarına (ETF) yönelik ilgi olumlu tabloyu desteklerken, Polonya Merkez Bankası'nın altın rezervlerini 700 tona çıkarma hedefi ise bu minvalde dikkat çekiyor. Gümüş tarafında ise bireysel yatırımcı ilgisinin çok yüksek olduğu masanın diğer tarafında yer alan biri olarak gördüğümü bir kez daha ifade etmem gerekiyor. Sene başına göre %30'a yakın yükselen gümüşün, rekor seviyeler ardından ve teknik mânâda çok uzun bir süredir hedeflediğimiz 95-96 dolar seviyesinin kıyısında beklediğini not etmemiz gerekiyor!
Gümüş ons fiyatı dün akşam 93,57 dolar seviyesini test ederek yeni bir rekor kırdı. Yatırımcı ilgisi, artan endüstriyel talep, ya da herkesin hâlen daha alabileceği en uzun metal olan gümüşe yönelik stok sıkışması da fiyatları desteklemeye devam ediyor. Geçen sene yaz aylarında 35 dolar seviyesinin geçilmesi ile patlayıcı hareketin fitilinin ateşlendiğini savunarak mütemadiyen uzun pozisyon taşıdığımız gümüşte, teknik beklentimizin gerçekleşmesi durumunda, pozisyonlarımızı kâr al çalıştırarak bitcoin cephesinde boy gösterme fikrini kendi içimizde tartışmaya devam ediyor. Altın uzun pozisyonlarımızı ise mevcut ekosistemde korumaya devam edeceğiz. Daha az işlem yapma şansımız olan platin ve paladyum cephesinde ise daha sınırlı geri çekilmeler izlenirken, genel görünüm, kısa vadeli düzeltmelere rağmen kıymetli metallerde orta vadeli yükseliş hikâyesinin henüz bozulmadığına işaret ediyor.
Güçlü dolar ve azalan jeopolitik endişeler emtia fiyatları üzerinde baskı oluştururken, ABD borsaları dün geceyi yükselişle tamamladı. Yapay zekâ iyimserliği hisse senetlerini desteklerken, Nasdaq Bileşik %0,25, KOBİ endeksi olan Russell 2000 ise %1'e yakın yükseldi. Dün bültenimizin manşetine de taşıdığımız üzere, geminin yelkenlerini şişiren ve hisse senetlerini yukarıya taşıyan rüzgâr olan teknolojinin biraz yorulmaya başladığını, yatırımcının ilgisinin ise daha tabana yaygın orta-küçük işletmelere kaydığını söyleyerek hisse senetleri cephesinde yaşanan rotasyona dikkat çekmiştik. Russell'ı bu minvalde daha yakından takip etmeye başladık.
Asya borsaları, haftanın son işlem gününde yapay zekâ temasının yeniden güç kazanmasıyla yükselirken, Tayvanlı çip üreticisi TSMC’nin güçlü finansal sonuçları, son aylarda ivme kaybeden yapay zekâ hisselerine moral verdi. Öte yandan, ABD ile Tayvan arasında yarı iletken ticaretini kolaylaştıran yeni anlaşma da teknoloji sektörüne yönelik iyimserliği desteklediğini görüyoruz. Tayvan, ABD ile varılan gümrük indirimi ve yatırım anlaşmasıyla yapay zekâ ve yarı iletkenlerde ABD'nin stratejik ortağı olmayı hedeflerken, başta TSMC olmak üzere Tayvanlı şirketlerin ABD’de çip ve yapay zekâ yatırımlarını artırması, ABD’nin kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle örtüştüğünü görüyoruz. Bu adımı, Çin ile süren jeopolitik gerilimi daha hassas bir zemine taşıdığını da not etmemiz gerekiyor. Haberin etkisiyle Tayvan borsası %2'ye yakın yükselirken, Kore borsası ise %1'e yakın yükselişle rekor tazeledi! Buna karşın Japonya'da para birimi YEN'in toparlanması, ihracat odaklı şirketleri zorlayacağı beklentisi ile gösterge endeks Tokyo borsası üzerinde baskı yarattı.
ABD’nin İran’a yönelik olası askerî müdahale ihtimalinin zayıflaması ve buna ek olarak ABD'de ham petrol ve benzin stoklarının beklentilerin üzerinde artması petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Öte yandan Venezuela’nın üretim kısıntılarını gevşeterek ihracata yeniden başlaması da arz tarafını rahatlatırken, OPEC, küresel petrol piyasasında 2026 için arz ve talebin dengeli kalacağını öngördü. Genel tablo, jeopolitik tansiyonun azalmasıyla petrol fiyatlarının kısa vadede yön bulmakta zorlandığına işaret etse de enerji sektörünü alıcı bir gözle takip ettiğimizi itiraf etmem gerekiyor. ABD borsası S&P 500 içinde yer alan büyük enerji şirketlerini takip eden XLE adında ETF, portföyünde ağırlıklı olarak petrol ve doğal gaz üreticileri, rafineri ve enerji altyapı şirketleri barındırıyor. Exxon Mobil ve Chevron gibi devler genellikle en büyük paya sahip hisseler olarak ön plana çıkarken, 2026 yılında XLE'nin yukarı yönlü potansiyel taşıdığını görüyoruz. Bu minvalde, teknik bir bakış açısıyla, yukarıda 49,50-50,00 dolar seviyesinin üzerinde kapanış ile alım yönünde hamle yapmayı planlıyoruz.
Türkiye cephesinde ise genel hatları ile iyimser havanın korunduğunu görüyoruz. İran riski nedeniyle son günlerde bir miktar yükselen CDS risk primi dün yeniden yönünü aşağı çevirdi. Ocak ve Şubat ayında enflasyonun yüksek gelebileceği beklentisi ile uzun vadeli tahvil faizlerinde hafta ortası görülen bir miktar satış isteği dün duruldu. Benzer nedenden ötürü, bankacılık hisseleri dün %1,3 gerilerken, ana endeks ise günü %0,7 yükselişle tamamladı. USDTRY kuru otoritenin kontrol sahasında dün 43,15 seviyelerinde salınırken, bu sabah hafta sonu fonlama etkisi ile pazartesi valörlü işlemlerde 43,25 seviyesine yükseldi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi programındaki son gelişmelerin ele alındığı Londra'daki yatırımcı görüşmelerini dün tamamlarken toplantıların bugün ABD'de devam edeceğini okuyoruz. Hazine'nin yaptığı açıklamaya göre Şimşek Londra'da 20 ayrı toplantı gerçekleştirdi. Fon büyüklüğü toplamda 58 trilyon doları aşan yatırım kuruluşlarından 500'ün üzerinde yatırımcı ile bir araya geldi. Şimşek Londra temasları kapsamında, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları S&P, Moody's ve Fitch Ratings'in üst düzey yöneticileri ve Türkiye ekipleriyle de görüşmeler gerçekleştirdi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı dün açıkladığı Aralık ayı sonuçlarıyla 2025 yılı merkezi yönetim bütçe performansı da netleşmiş oldu. Rakamlar ile sizi çok da yormadan, bütçede toparlanma yaşandığını, bunun da enflasyonla mücadele kapsamında TCMB'nin elini kuvvelendireceğini düşünüyoruz. Her hafta perşembe günü açıklanan haftalık verilere göre, TCMB'nin rezerv pozisyonunda güçlenmenin de devam ettiğini görüyoruz. Bu bağlamda, 14 Ocak valörlü işlemlerde, TCMB'nin net yabancı para pozisyonu 66 milyar dolar seviyesine yükselerek rekor kırarken, hem ons rallisinin yarattığı altın üzerinden değerleme, hem de Banka'nın net döviz alımı bu tabloyu olumlu kılıyor. Yılın ilk 9 gününde artış 12,5 milyar dolar!
Öte yandan, yurtiçi yerleşikler kıymetli metal talebinin devam ettiğini de not etmek gerekiyor. Daha geniş bir açıdan bakarsak, son beş haftada fiyat etkisinden arındırılmış seriye göre 4,5 milyar dolar büyüklüğünde artış görüyoruz! Yurtdışı yerleşiklerin net menkul kıymet pozisyonu ise 9 Ocak ile biten haftada 0,87 milyar dolar artarken, hisse senetlerine ise 238 milyon dolar giriş dikkat çekiyor. Son 6 haftada hisse senedi talebinin 1,2 milyar dolar olduğunu görüyoruz ki bu da borsadaki yükselişi açıklıyor.
Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye'de Piyasa Katılımcıları Anketi, Almanya'da enflasyon verileri, ABD'de sanayi üretimi ve kapasite kullanımı takip edilebilir. Herkese güzel bir hafta sonu dilerim.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.