İktisatbank piyasa analizi: Metaller 'deprem' sonrası soluklanıyor; risk iştahı artarken, gözler TÜİK'te
İktisatbank, 3 Şubat 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Metaller 'deprem' sonrası soluklanıyor. Risk iştahı artarken, gözler TÜİK'te" ifadeleri kullanıldı.
İktisatbank'ın 3 Şubat 2026’ya ilişkin Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu şu şekilde:
Kıymetli metaller cephesinde 'fiyat' depremi olarak nitelendirdiğimiz sert hareketlerin ardından, dün gün boyu artçı sarsıntılarla yüksek volatilitenin sürdüğüne tanıklık ettik. Öyle ki günün bir bölümünde altındaki dalgalanmanın, volatilitesiyle bilinen Bitcoin'i dahi geride bıraktığı görüldü. Ancak büyük çöküşün ardından en kötü senaryonun geride kalmaya başladığına yönelik algının güçlenmesiyle birlikte, bu sabah risk iştahının kademeli olarak toparlandığını izliyoruz. Satış dalgasını tetikleyen pek çok unsurun etkisini yitirdiği düşünülürse, piyasaların yeniden önüne bakmaya başladığını iddia edebiliriz.
Fed başkanlığına işaret edilen Warsh ismi, her ne kadar geçmişte 'şahin' bir duruş sergilemiş olsa da, Trump'ın taleplerine kayıtsız kalamayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle Fed'e şahin bir isim atandığı görüşüne pek de katılmıyoruz. Comex cephesinde yapılan peş peşe teminat ayarlamaları ve düzenlemelerinin yarattığı zincirleme etkinin geride kaldığını düşünüyoruz. Dün de belirttiğimiz üzere, kıymetli metallerde uzun pozisyon taşıyan biri, fiyatın düşme ihtimaline karşı borsadan kısa pozisyon satın alırsa, fiyat yukarıya gittikçe, pozisyonunu devam ettirmek adına teminat yatırması gerekiyor. Teminat da mütemadiyen artınca, bu sefer de pozisyonu satıp çıkması gerekiyor. Bu olay kendi içinde (cuma günü) domino etkisi yarattı. Zamanında Hunt Brothers için de aynı 'film' dönmüştü. Teknoloji tarafında zayıf bilançosu ardından ışığın altına oturtulan Microsoft dışında sert bir satış olmaması da yapay zekâ balonu ile ilgili endişelerin pek de uzamamasına neden oldu.
Yukarıda sıralamaya çalıştığımız ve kıymetli madenlerin soluksuz maraton koşusunda gerekli ve sağlıklı olarak gördüğümüz bu soluklanmaya neden olan faktörlerin, yavaş yavaş gündemden düşeceğini not etmemiz gerekiyor. Dün bültenimizde altın için yaptığımız teknik çalışmada, 4,550 dolar seviyesini ön plana çıkararak görülmesi durumunda alım yönünde değerlendireceğimiz söylemiştik. Dün bu minvalde altın cephesinde yeniden uzun pozisyon açarken, gümüş için gece kapanışını takip etmek üzere bir gün daha bekleme kararı aldık. Yaşanan depreme neden olan faktörlerin önemli bir kısmının geride kaldığının altını bir kez daha çizsek de, hemen sert bir yükseliş beklemenin de doğru olmayacağını düşünüyoruz. Zayıf dolar temasının devam ettiğini unutmadan, yaşanan deprem ardından fay hatlarının yerine oturması için kuşkusuz biraz zamana ihtiyaç olduğunu da not ederek, kademeli bir şekilde alım kollanabileceğini düşünmeye devam ediyoruz.
ABD borsaları dün geceyi yükselişle tamamladı. Teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi %0,5 yükselirken, Dow %1 yükselişle olumlu ayrıştı. ABD ve Avrupa borsalarındaki güçlü kapanışların da yardımıyla, yeni gün başlangıcında Pasifik'in diğer ucunda da koyu yeşil bir tablo görüyoruz. Kıymetli metaller cephesinde yaşanan depremin bitmesi ve küresel risk iştahının yeniden toparlanma çabalarına paralel gösterge endeks Tokyo borsası teknoloji hisselerinin de yardımıyla %3,5’ten fazla yükselirken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası yeniden alımlara sahne olarak bu sabah %5,2 yükseliş kaydetti!
Altının ons fiyatı bu sabah erken saatlerde 4,800 dolar seviyesini aşarken, gümüşün ise 84 dolar seviyesine yaklaştığını görüyoruz. Bitcoin, ön plana çıkardığımız 75-76 bin dolar seviyelerine kadar gerilemesi ardından tepki yükselişlerine paralel 79 bin dolar seviyesine toparlanırken, brent cinsi ham petrolün varil fiyatı ise zirveden (72 dolar) son üç günde %9'a yakın gerileyerek 65 dolar seviyelerine geriledi. Dolar endeksi ise ayı 15 yılın desteğinin altında kapatarak pek de ileriye dönük iyimser sinyaller vermediğini not etmemiz gerekiyor. Bu sabah EURUSD paritesi yeniden 1,18 seviyesinin üzerine yükseldi.
Avustralya Merkez Bankası, iki yıl aradan sonra ilk kez faiz artırımına giderek politika faizini %3,85 seviyesine yükseltti. Gerekçe olarak, ekonomik büyümenin beklentilerin üzerinde seyretmesi ve enflasyonun hedef seviyenin üzerinde kalmaya devam edeceği öngörüsüyle daha şahin bir duruş benimsediğini görüyoruz. Karar oybirliğiyle alınırken, piyasalarda Mayıs ayında ikinci bir faiz artışı olasılığı yaklaşık %80 seviyesine yükseldi. Avustralya doları güçlenirken, tahvil fiyatları ise geriledi.
ABD ile Hindistan arasında varılan yeni ticaret anlaşması kapsamında, ABD’nin Hindistan menşeli ürünlere uyguladığı gümrük tarifesini %18’e düşürdüğünü, Hindistan'ın ise Rus petrolü alımını sonlandırmayı kabul ettiğini okuyoruz. Haber sonrası ABD'de işlem gören Hint şirketleri ve Hindistan odaklı ETF’lerde güçlü yükselişler görülüyor. Hindistan'ın Rus petrolünden kademeli çıkışı, küresel enerji ticaretinde dengelerin ABD ve Venezuela lehine yeniden şekillenebileceğine işaret ettiğinin altını çizmemiz gerekiyor!
Petrolün varil fiyatında yaşanan geri çekilmeyi, enerji ithalatçısı olan ülkelerin enflasyon ve cari açıkla savaşında olumlu bir etmen olduğunu not edelim. Cuma günü gelişmelere tepki vermeden olumlu bir şekilde haftayı tamamlayan Türk mali piyasaları, kıymetli metal depremine dün tepki vererek günü satıcılı bir seyir izleyerek tamamladı. Kur ve CDS risk primleri sakin kalırken, bugün açıklanacak resmî enflasyon verisi öncesine biraz da karın ağrısı yaşandığını göz ardı etmememiz gerekiyor.
İTO'nun açıkladığı yüksek ocak enflasyon verisi, TCMB ve BDDK'nın hafta sonu almış olduğu önlemler dün hisse senetlerinin günü %1,6 kayıpla tamamlamasına neden oldu. Otoritenin kredi kanallarını biraz daha sıkan adımlarının bankacılık hisselerini olumsuz etkileyeceğini belirtmiştik. Dün XBANK endeksi de günü %1,2 düşüşle tamamladı. Türkiye borsasına dün yaşanan zayıflığı geçici hatta kâr realizasyonu olarak görüyoruz. Hisse senetlerine yönelik iyimser beklentimizi korumaya devam ediyoruz. Akbank'ın dün açıkladığı güçlü bilançoyu göz ardı etmiyoruz. Petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilme, havacılık sektörü için (THY) önemli bir gelişme olarak görüyoruz.
Türk mali piyasalarının gündeminde bugün TÜİK tarafından açıklanacak Ocak ayı enflasyon rakamları bulunuyor. Manşet TÜFE'nin aylık bazda %4,00 - 4,50 aralığında geleceği tahmin edilirken, yıllık enflasyonun ise %30 civarında artması bekleniyor (geçen sene Ocak %5,16 ; yıllık %42,12). Enflasyonun detayları ve yeni sepetin içeriği ve ağırlıkları önemle takip edilecektir. TÜİK, TÜFE hesaplamasında kullanılan mal ve hizmet sepetini her yıl hanehalkı tüketim alışkanlıklarına göre revize eder. Bu kapsamda bazı ürünler sepete eklenebilir, bazıları çıkarılabilir ve ağırlıklar (harcama payları) güncellenir. Bu, metodolojik bir değişiklikten ziyade standart ve uluslararası uygulamalara (Eurostat/ILO çizgisi) uygun bir güncelleme olduğunu not edelim.
Bu sabah haber akışında, TCMB'de başkan yardımcılıklarına hali hazırda PPK üyesi olan Fatma Özkul ile Fed'de görev yapan Gazi İsak Kara atandığını görüyoruz. Her iki isim de doğal olarak Para Politikası Kurulu (PPK) üyesi olacağını bu şekilde PPK'da boş kalan iki sandalyenin de dolacağını belirtelim.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.