EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 8 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Tatil havası ve zayıf likidite kıymetli metalleri baskılıyor

İktisatbank piyasa analizi: Tatil havası ve zayıf likidite kıymetli metalleri baskılıyor

İktisatbank, 17 Şubat 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Tatil havası ve zayıf likidite kıymetli metalleri baskılıyor" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 17/02/26 07:30
okuma süresi: 8 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Tatil havası ve zayıf likidite kıymetli metalleri baskılıyor
A- A A+

İktisatbank, 17 Şubat 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Tatil havası ve zayıf likidite kıymetli metalleri baskılıyor" ifadeleri kullanıldı.

Dün, Asya'da Ay Yeni Yılı, ABD'de ise Başkanlık Günü tatili nedeniyle küresel piyasalar düşük hacimli ve temkinli bir görünüm sergiledi. Yeni güne başlarken tablonun bir miktar daha zayıfladığını görüyoruz. Japonya’da gösterge Nikkei 225 ve daha geniş kapsamlı TOPIX endeksleri yaklaşık %1 gerilerken, ABD vadeli endekslerinde de benzer oranlarda kayıplar dikkat çekiyor. Dördüncü çeyrekte yalnızca %0,2 büyüyen Japon ekonomisi, Başbakan Takaichi üzerindeki mali genişleme baskısını artırırken, Japonya Merkez Bankası'nın önümüzdeki ay faiz artışına gitme ihtimalinin belirgin şekilde zayıfladığını not edelim.

Zayıf büyüme temasına rağmen YEN bu sabah sınırlı değer kazanırken, piyasaların kılavuzu konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi ise %4 seviyesine gerileyerek aralık başından bu yana en düşük seviyesini test etti. Son 15 yılın destek seviyesinde tutunmaya çalışan dolar endeksi 97 seviyelerinin kıyısında yatay bir seyir izlerken, Cenevre'de başlayacak ABD-İran nükleer görüşmeleri öncesinde Hürmüz Boğazı'ndaki tatbikat haberleri jeopolitik risk algısını artırarak petrol fiyatlarının üzerinde bir miktar da olsa baskı kurduğunu görüyoruz. Kuzey denizi petrolü Brent dün %1'in üzerinde değer kazanarak 68 doların üzerinde yükselirken, bu sabah kazanımlarını bekle ve gör stratejisiyle geri verdiğini görüyoruz. Öte yandan, Asya cephesinde Çin'in tatil nedeniyle kapalı konumda olması, kıymetli metal fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı yarattı. Altının ons fiyatı 4,925 dolar seviyesine kadar gerilerken, son dönemlerde kaydettiği 'vahşi' volatilite ardından yatırımcıların zihninde soru işareti yaratan gümüş düşüşte ön saflarda koşarak 73 dolar seviyesini test etti. 

Asya piyasalarında tatil havası nedeniyle kıymetli metal fiyatlarının bir süre daha baskı altında kalmasını bekliyoruz. Teknik mânâda altın için yukarıda 5,100 dolar seviyesinin üzerinde temiz bir kapanış görmemiz durumunda yeniden uzun pozisyon deneyeceğiz. Bir diğer yaralı aslan olan Bitcoin ise 68 bin dolar seviyelerinde yatay ama sancılı seyrini korumaya devam ettiğini görüyoruz. Bir adım geriye çekilip büyük resme bakarsak, Bitcoinin son beş aydır kesintisiz gerilediğini görüyoruz. Teknik mânâda 15 bin dolar seviyesinde başlayan ve 125 bin dolar seviyesinde biten yükselişin en önemli geri çekilme seviyesi olan (%61,8) 58 bin dolar seviyesini aşağıda dikkatle takip ediyoruz. Seviyenin aşağı yönlü geçilmesi beraberinde büyük bir 'gürültü' yaratabileceğini göz ardı etmiyoruz. Uzun bir süredir uzun pozisyon açmak için beklediğimiz Bitcoin cephesinde ise şayet söz konusu seviye destek görevi üstlenirse, hamle yapmaktan çekinmeyeceğiz. Radarımızda IBIT kodlu ETF bulunuyor. 

Küresel cephede likiditenin zayıf olduğu ve piyasaların yön aradığı dünkü günde, Türk mali piyasaları olumlu hikâyesinin rüzgârını arkasına alarak güne oldukça iyimser bir başlangıç yaptı. Dün de bültenimizde ele aldığımız üzere, TL'nin bu yıl dolar karşısında değer kaybedeceğini lâkin yıl sonu enflasyon beklentisi olan %24'ten daha az kaybederek reel mânâda değerlenmeye devam edeceğini, jeostratejik tarafta ise atılan olumlu adımların TL ve TL cinsi varlıkları desteklemeye devam edeceğini düşünüyoruz. ABD-Türkiye ilişkilerinde yaşanan iyileşmenin, önümüzdeki aylarda CAATSA yaptırımlarının kalkması ile taçlanabileceğini, bu minvalde uzun bir süredir rahatsızlık yaratan Halkbank ve S-400 meselelerinin çözüleceğini, CAATSA yaptırımlarının kalkması ve F-35 programına Türkiye'nin geri dönüşünün sağlanması durumunda, sadece askerî mânâda değil, büyük bir yatırım hikâyesinin de oluşacağını göz ardı etmiyoruz. 

Bu çerçevede, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olası bir ABD ziyaretinin kulislerde konuşulduğunu; iç siyasette ise tansiyonun görece düşme eğilimine girdiğini not edelim. Buna rağmen dün Türk mali piyasalarında, geçen yılın benzer bir dönemini hatırlatırcasına, kaynağını netleştiremediğimiz söylenti akışının olumlu havayı bir miktar gölgelediğini gördük. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek hakkında dolaşıma sokulan iddialar ile Cumhuriyet Halk Partisi başlığının yeniden ısıtılmasını, mevcut makro çerçeve ile örtüşmeyen bir 'gürültü' olarak değerlendiriyoruz. Yaptığımız temaslar, bu dedikodu mekanizmasının arkasının dolu olmadığını; bilakis temel dinamiklerin yukarıda özetlediğimiz istikamette ilerlediğini gösteriyor. Hülâsa, söz konusu haber akışının Türk mali piyasaları üzerindeki kalıcı etkisinin oldukça 'sınırlı' kalacağı kanaatindeyiz.

BIST100 ana endeksi dün günü %1,1 yükselişle tamamlarken, bankacılık endeksinde ise kazanımlar %0,28 ile sınırlı kaldı. Hatırlamak gerekirse, ana endeks geçen haftayı %5'e yakın yükselişle tamamlarken, bankacılık endeksinde yükseliş ise %8'e vardı. Bakış açımızı sene başına göre değiştirirsek, ana endekste yükselişin %27, bankacılık cephesinde ise %23 olduğunu söylememiz gerekiyor. Hatta, bir adım daha ileri gidersek, Türk hisse senetlerinin yeni yıla oldukça etkileyici bir performans ile başladığını, Bloomberg'in derlediği 92 majör endeks içerisinde, yerli para cinsinden BİST30 endeksinin %30'a yakın bir artışla ikinci sırada yer aldığının altını çizmemiz gerekiyor. 

Kıymetli metallerde var olan uzun pozisyonlarımızı, geçen haftalarda yaşanan sert düzeltme öncesinde kâr al stratejisi izleyerek kapatıp rotayı hisse senetlerine çevirmemizin, risk yönetimi açısından isabetli bir tercih olduğunu düşünmeye devam ediyoruz. Doların görece zayıf seyrettiği ve faizlerin aşağı yönlü patikada ilerlediği bir konjonktürde (piyasalar Fed'den yılın geri kalanında toplam 62 baz puanlık gevşeme; Haziran ayında ise 25 baz puanlık indirime %80 olasılık atfediyor) gelişmekte olan ülke varlıklarının olumlu ayrışma potansiyelini koruduğu kanaatindeyiz. Türkiye hisse senedi tarafındaki uzun pozisyonlarımızı muhafaza ederken; altının ons fiyatında 5,100 dolar eşiğinin aşılması ve Bitcoin’in 58 bin dolar civarında sergileyeceği fiyat davranışına bağlı olarak portföy dağılımında ilave adımlar atmayı planlıyoruz.

Dışarıda temkinli hava korunurken, risk iştahının yeniden güç kazanması için diplomasi cephesinden gelecek somut sinyallerin belirleyici olacağını düşünüyoruz. Gözler hâliyle bugün Cenevre'ye çevrilmiş durumda. ABD Başkanı Trump, nükleer görüşmelere dolaylı olarak dâhil olacağını belirtirken, Tahran'ın bu kez anlaşmaya daha açık olabileceği mesajını verdi. Ancak diplomasi trafiğine eşlik eden askerî hareketlilik -ABD'nin bölgeye ikinci uçak gemisi göndermesi ve İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki tatbikatı- masanın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Makro cephede ise Almanya'da TÜFE verisi ve ZEW eğilim anketi takip edilebilir. Haftanın geriye kalan kısmında ise Fed'in bir önceki toplantısına ait tutanakları ve yine Fed'in favori enflasyon göstergesi olan PCE verisini yakından takip edeceğiz.

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 17 Şubat Salı

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.