AB–Mercosur Anlaşması: Tarımda küresel kırılma, çiftçiler kaybediyor!
Küresel ticaret yeniden yapılanırken, KKTC yeni dünyanın ticaret haritasının çizildiği masalardan uzak kalmaya devam ediyor. AB–Mercosur anlaşması, sadece bir ticaret metni değil; küresel güç dengelerinin, tarım politikalarının ve gıda güvenliğinin yeniden şekillendiği bir dönemin göstergesi olarak değerlendiriliyor. Anlaşmaya sert tepki gösteren Güney Kıbrıs’taki çiftçilerin "hellim konusunda "endişeleri giderildi.
25 yılı aşkın süredir müzakere edilen Avrupa Birliği–MERCOSUR Serbest Ticaret Anlaşması, kritik bir eşiği aştı.
AB büyükelçilerinin nitelikli çoğunlukla verdiği onayın ardından, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Amerika’daki ortaklarla anlaşmayı imzalama aşamasına geldi.
Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için bir sonraki adımda Avrupa Parlamentosu’nun onayı gerekecek.
MERCOSUR NEDİR, ANLAŞMA NEYİ KAPSIYOR?
MERCOSUR; Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Paraguay’dan oluşan Güney Amerika’nın en büyük serbest ticaret bloğu. Venezuela’nın üyeliği askıda, Bolivya ise kabul sürecinde.
Anlaşma hayata geçtiğinde, yaklaşık 700 milyon insanı kapsayan, dünyanın en büyük serbest ticaret alanlarından biri oluşturulacak.

Anlaşmanın temel ekseni yalnızca ticaret değil;
- Kritik hammaddelere erişim,
- Sanayi tedarik zincirlerinin güvenliği,
- Çin bağımlılığının azaltılması,
- Küresel jeoekonomik ve jeopolitik güç dengelerinin yeniden kurulması olarak özetleniyor.
AB NEDEN BU ANLAŞMAYI İSTİYOR?
Brüksel, anlaşmayı Latin Amerika’daki etkisini artıracak stratejik bir kazanım olarak görüyor.
AB Komisyonu’na göre:
- Mercosur ülkeleri, dünya soya ihracatının yaklaşık %50’sini,
- Sığır etinin %25’ini,
- Şeker ve mısır ticaretinin önemli bir bölümünü kontrol ediyor.
AB hâlihazırda Mercosur’dan yıllık 100 milyar doların üzerinde ithalat yapıyor.
Anlaşmayla birlikte bu ürünlerin Avrupa pazarına daha düşük maliyetle girmesi hedefleniyor.

AVRUPALI ÇİFTÇİLER NEDEN KARŞI ÇIKIYOR?
Anlaşmaya yönelik en sert tepki Avrupalı çiftçilerden geliyor.
Çiftçi örgütleri, Mercosur ülkelerinde:
- Daha düşük çevre standartları,
- Daha gevşek hayvan refahı ve sağlık kuralları,
- Daha ucuz iş gücü ile üretim yapıldığına dikkat çekiyor.
Bu şartlarda üretilen tarım ve hayvancılık ürünlerinin Avrupa pazarına girmesinin,
- Yerli üreticiyi fiyat rekabetinde ezmesi,
- Binlerce çiftliği iflas riskiyle karşı karşıya bırakması,
- Avrupa’nın gıda egemenliğini zayıflatması endişesi dile getiriliyor.
Bu nedenle Fransa, Polonya, Avusturya, Macaristan ve İrlanda anlaşmaya karşı oy verdi. Belçika çekimser kaldı.

PARİS’TE TRAKTÖRLÜ İSYAN
Fransa’da çiftçiler, anlaşmaya karşı tepkilerini sokaklara taşıdı. Paris’e yaklaşık 350 traktörle giren çiftçiler, Champs-Élysées’den Ulusal Meclis’e kadar konvoy oluşturdu.
“Çiftçi olmadan ülke olmaz” ve “Çiftçi yoksa gıda da yok” sloganlarıyla düzenlenen protestolarda, limanlarda ürün denetimleri yapıldı; yabancı menşeli ürünler kontrol edildi.
GÜNEY KIBRIS’TA DA TEPKİ: HELLİM SON ANDA LİSTE DIŞI KALDI
Anlaşmaya karşı sert tepki gösteren bir diğer kesim ise Güney Kıbrıs’taki çiftçiler oldu.
Rum Çiftçiler Birliği (EKA) Başkanı Panikos Habas, anlaşmayı açıkça “çiftçiler aleyhine ihanet” olarak nitelendirdi.
Habas, özellikle hellim gibi yerel ve coğrafi işaretli ürünlerin bu anlaşmadan zarar göreceğini vurguladı. En büyük risklerden biri olarak, Mercosur ülkelerinde taklit ürünlerin artma ihtimaline dikkat çekildi.
Rum Meclisi Tarım Komitesi Başkanı Yiannakis Gavriil ise, Güney Kıbrıs hükümetinin neden anlaşmaya onay verdiğinin mecliste sorgulanacağını açıkladı.
Öte yandan Avrupa Birliği (AB) ile Güney Amerika ülkelerinin oluşturduğu “Mercosur” birliği arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasının Menşe İsmi Korumalı Ürün (MİK) çerçevesinde hellimi kapsamadığı bildirildi.
Politis ve diğer gazeteler, AB ile Mercosur ülkeleri arasında imzalanan ve AB genelinde geniş protestolara sebep olan serbest ticaret anlaşması konusunda, Rum Tarım Bakanlığı’nın bir genelge yayımlayarak anlaşmanın avantajlarından bahsettiğini, bu avantajlardan birinin ise Menşei İsmi Korumalı Ürünlerin (MİK) koruma altına alınması olduğunun iddia edildiğini yazdı.
Habere göre, Rum Tarım Bakanlığı’nın açıklamasında, serbest ticaret anlaşmasının sağladığı birçok avantaja değinilirken MİK ürünlerinin koruma altına alınmış olacağına da dikkat çekildi.
Gazete, hellimin MİK ürünleri listesinin dışında kaldığına yönelik iddiaları da doğrulayan bakanlığın, söz konusu ürünlerin listesi hazırlandığı dönemde hellimin henüz listede yer almadığını, bu sebeple de anlaşmada korunan ürünler listesinde bulunmadığını açıkladığını aktardı.
Açıklamada, ürün listesinin güncellenmesinin mümkün olduğu ifade edilirken, “Yeroşibu lokumu, Limasol ve Baf yerel şarapları, kumandarya (commandaria) şarabı, uzo ve zivaniya” gibi ürünlerin listede yer aldıkları vurgulandı.

TARIMDA TASFİYE RİSKİ VE TÜRKİYE BOYUTU
Uzmanlara göre, AB–Mercosur hattının güçlenmesi yalnızca Avrupa’yı değil, Türkiye’yi de doğrudan etkileyecek.
Türkiye’nin ihracatının yaklaşık %40–41’i AB’ye yapılıyor. Buna karşın Türkiye, 1996’dan bu yana güncellenmeyen AB–Türkiye Gümrük Birliği nedeniyle, AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarında söz sahibi olamıyor.
Mercosur kaynaklı ucuz tarım ürünlerinin AB pazarına girmesi, Gümrük Birliği üzerinden Türkiye pazarına da yansıyacak.

Bazı yorumlara yansıdığına göre bu durum:
- Kısa vadede fiyatları baskılayabilir,
- Uzun vadede ise yerli üreticiyi üretimden kopararak tarımda tasfiye riskini artırabilir.
“Ucuz ithalat gıda güvenliği yaratmaz; bağımlılık yaratır” değerlendirmesi öne çıkıyor.
JEOPOLİTİK ARKA PLAN: TRUMP, ÇİN VE YENİ DENGE ARAYIŞI
Hollanda merkezli NRC’ye göre, Mercosur Anlaşması, Trump’ın iktidar hırsını dengeleyecek bir Avrupa vizyonunun parçası.
ABD, Latin Amerika’daki dengeleri sert politikalarla şekillendirirken, Çin sahayı sessizce dolduruyor. AB ise bu anlaşmayla Latin Amerika’da jeopolitik bir karşı ağırlık oluşturmayı hedefliyor.

KKTC BU MASALARIN DIŞINDA
Öte yandan tüm bu küresel ticaret yeniden yapılanmaları yaşanırken, KKTC yeni dünyanın ticaret haritasının çizildiği masalardan uzak kalmaya devam ediyor.
AB–Mercosur anlaşması, sadece bir ticaret metni değil; küresel güç dengelerinin, tarım politikalarının ve gıda güvenliğinin yeniden şekillendiği bir dönemin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.