Grev yasağına itaatsizlik: Cezai ve tazminat riski masada; özele sevk kamuya ek yük getiriyor
Grev erteleme kararına rağmen eylemin sürdürülmesi halinde idari, cezai ve tazminat sorumluluğu doğabileceği tartışılırken; kamu hizmetindeki aksamayı telafi için özele hasta sevkinin bütçeye yeni ve ağır bir yük getirmesi, “kamu yararı” gerekçesini mali açıdan da tartışmaya açıyor.
Bakanlar Kurulu, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ve diğer sağlık kurumlarında planlanan grevleri, sağlık hizmetlerinin düzenini bozma ve genel sağlığı etkileme gerekçesiyle 7 Nisan 2026 itibarıyla 60 gün süreyle erteledi.
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, son günlerde yaşanan tartışmaların ardından hastanelerde acil servisler dâhil başlatılan grevin, insan hayatını tehdit ettiği gerekçesiyle hükümet tarafından askıya alındığını ve grev yasağı getirildiğini açıkladı; kararın sendikalara bildirildiğini belirten Dinçyürek, sağlık çalışanlarını görev başına davet etti.

Ancak Tıp-İş, Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Sendikası, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası, Kamu-İş ve Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası’nın yürüttüğü grevlerin ertelenmesine ilişkin alınan karara karşı, sendikalar bu kararı tanımayacaklarını ve hükümet geri adım atıncaya kadar grevi sürdürme kararı aldıklarını açıkladı.

EMRE İTAATSİZLİK VEYA GÖREV İHLALİ
“Grev erteleme” kararı, genellikle kamu düzeni, sağlık, güvenlik veya temel hizmetlerin sürekliliği gerekçesiyle alınır ve yürürlüğe girdiği andan itibaren bağlayıcı idari işlem niteliği taşıyor.
Grevin ertelenmesine rağmen eylemin sürdürülmesi, “emre itaatsizlik” veya “görev ihlali” olarak değerlendirilebilir.
Karara rağmen fiili eylem sürdürmek yerine Tıp-İş’in Yüksek mahkemeye iptal davası açma yoluna gitmesi gerekiyor…
Eğer grevin devamı nedeniyle, kamu zarar görürse, üçüncü kişiler (örneğin hastalar, hizmet alamayan vatandaşlar) mağdur olursa, sendikaya veya sorumlu kişilere karşı tazminat davaları açılması da mümkün…
CEZAİ VE TAZMİNAT SORUMLULUĞU
Bu karara uyulmaması halinde ortaya çıkabilecek hukuki sorumlulukta birkaç başlık ele alınıyor;
Grev erteleme kararına rağmen eylemin sürdürülmesi, kamu çalışanları için disiplin suçu; Sendikalar için idari ve mali yaptırım riski; Şartlara göre cezai ve tazminat sorumluluğunu doğurabileceği belirtiliyor.
Kamu hizmetinin ciddi şekilde aksatılması ve kamu düzeninin bozulması halinde Ceza hukuku kapsamında değerlendirme yapılabilir.

ÖZELE SEVK KAMU MALİYESİNE YENİ YÜK
Öte yandan kamudan özele hasta sevkinin de kamu maliyesine ciddi yük bindireceği, bu yola gidilmesi suretiyle de aslında grev erteleme kararının gerekçesi olarak ileri sürülen “kamu yararının korunması” amacının tartışmalı hale gelebileceğinin açık olduğu belirtiliyor.
Kamu hizmetinin aksamasını önlemek adına alınan bir tedbirin, alternatif bir maliyet kalemi üzerinden kamu bütçesine daha ağır bir yük getirmesi, idarenin ölçülülük ve orantılılık ilkeleri bakımından da sorgulanmasına neden olabilir.
Özellikle sağlık gibi kritik bir alanda, kamu hizmetinin sürekliliğini sağlamak amacıyla başvurulan yöntemlerin, uzun vadede kamu maliyesine etkisi ve hizmetin niteliği üzerindeki sonuçları birlikte değerlendirilmek durumunda olduğu değerlendiriliyor.
Dolayısıyla mesele yalnızca “grev yasağına uyulup uyulmaması” ekseninde değil; aynı zamanda kamu yararı, mali sürdürülebilirlik ve anayasal hakların dengesi üzerinden çok katmanlı bir hukuki ve idari tartışma alanı yaratıyor…
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.