Boyacı Apartmanı: Lefkoşa’nın “Flatiron”u 70 yıldır kentin hafızasında
TAK'a konuşan kent araştırmacısı Özlem Ünsal, “Kat Bilgisi” projesi kapsamında 1954’te inşa edilen Boyacı Apartmanı’nın mimari özelliklerini ve sakinlerinin anlatılarını gün yüzüne çıkardı. Surlar üzerinde yer alan ve dar parseliyle New York’taki Flatiron Binası’na benzetilen yapı, Lefkoşa’nın toplumsal ve mimari hafızasında önemli bir yer tutuyor.
Lefkoşa’da tarihi ve simgesel apartmanlar arasında, kendine özgü sıra dışı görüntüsüyle dikkat çeken Boyacı Apartmanı, 70 yılı aşkın süredir kentin mimari ve toplumsal hafızasında yer tutuyor.
Çağlayan Parkı, Çağlayan Gazinosu, sinema ve pastanelerin bulunduğu, dönemin sosyal hayat açısından en hareketli merkezlerinden birinde yer alan yapının 1954 yılında inşa edildiği düşünülüyor. Surlar üzerinde, alışılmışın dışında mimarisiyle öne çıkan apartman, Türk Ajansı Kıbrıs'tan (TAK) Anıl Işık'a konuşan kent araştırmacısı Özlem Ünsal’ın “Kat Bilgisi” adını verdiği projenin de çıkış noktalarından birini oluşturuyor.
Ünsal, dar bir parselde konumlanması nedeniyle New York’taki Flatiron Binası’na benzettiği Yeni Cami bölgesindeki Boyacı Apartmanı ile Köşklüçiftlik’teki Muharrem Apartmanı’nın öykülerini, bu yapılarda yaşamış ya da zaman geçirmiş kişilerin anlatıları üzerinden aktarıyor. Çalışma; arşiv belgeleri, fotoğraflar, gazete kupürleri ve çeşitli buluntularla destekleniyor.
KAT BİLGİSİ’NİN HAREKET NOKTASI
Ünsal, projeye yönelmesinin temel nedenini Lefkoşa’nın sivil mimarlık kültürüne ilişkin kurumsal arşiv eksikliği olarak açıklıyor. Kentin nasıl geliştiğine, mimarlık ve şehir planlama alanında neler yapıldığına dair düzenli ve erişilebilir bir arşivin bulunmadığını belirten Ünsal, bu eksikliğin kentle kurulan bağı zayıflattığını ifade ediyor.
1950’li yıllarda inşa edilen pek çok yapının tasarımcılarına ve ilk sakinlerine ulaşmanın artık zorlaştığını kaydeden Ünsal, Lefkoşa’nın ilk apartmanlarını bir başlangıç noktası olarak seçtiğini söylüyor. Ona göre bu yapıların hikâyelerine ulaşmanın yolu, oralarda yaşamış kişilerle temas kurmaktan geçiyor.
“YAPILI ÇEVRENİN HİKÂYESİ TOPLUMSAL HAYATI AYNALAR”
Ünsal, yapılı çevreyi toplumsal değişimin bir yansıması olarak gördüğünü belirterek, apartmanlaşmanın ortaya çıkış nedenlerinin de toplumsal dinamiklerle bağlantılı olduğunu vurguluyor.
Araştırma sürecinde, Muharrem Apartmanı’nın mimarının Nikos Nikolaidis olduğunu tespit eden Ünsal, Boyacı Apartmanı’nın mimarının ise Lucas Hadjilucas olabileceğine dair güçlü ipuçları bulunduğunu ancak bu bilginin henüz teyit edilemediğini aktarıyor. 1958 öncesine ait arşiv kayıtlarına kuzeyde ulaşamayan Ünsal’ın, güneydeki belediye ve şehir planlama birimleriyle temasa geçmesine rağmen sonuç alamadığı belirtiliyor.
İKİ FARKLI SINIR HATTI ÜZERİNDE İKİ APARTMAN
Ünsal, Boyacı Apartmanı’nın 1954’te, henüz bölünmemiş bir Lefkoşa’da inşa edildiğini ve yapım sürecinin dostluk ilişkileri üzerinden şekillendiğini anlatıyor. Apartmanın, Mehmet Boyacı ile Doktor Vassos Lyssarides arasındaki yakın ilişki sayesinde önerilen mimar ve müteahhit aracılığıyla inşa edildiği aktarılıyor.
Boyacı Apartmanı’nın surlar üzerinde, eski ve yeni Lefkoşa’yı ayıran hat üzerinde yer aldığı; Muharrem Apartmanı’nın ise zamanla Yeşil Hat üzerinde kaldığı belirtiliyor. Ünsal, bu iki yapının Lefkoşa’yı tanımlayan farklı sınır çizgileri üzerinde bulunmasının çalışmaya ayrı bir anlam kattığını ifade ediyor.
BOYACI APARTMANI: KISITLI VE ZOR BİR YAŞAM ALANI
İstanbul Caddesi üzerinde bulunan, üç kat ve altı daireden oluşan Boyacı Apartmanı’nın Kıbrıs Türk toplumunun tanınmış iş insanlarından Mehmet Boyacı tarafından yaptırıldığı ve bir aile apartmanı olarak kullanıldığı belirtiliyor.
Dışarıdan gösterişli bir görünüme sahip olan yapının, çok dar bir parsel üzerinde kurulu olması nedeniyle sınırlı ve konforsuz yaşam alanları sunduğu, görüşmelerde sıkça dile getiriliyor. Ünsal, apartmanda yaşayan bazı kişilerin binayı “yaşaması rahatsız bir yer” olarak tanımladığını aktarıyor.
Koridorda konumlanan buzdolabı ve yemek masası, hatta balık akvaryumları gibi ayrıntılar, mekânsal darlığın gündelik yaşamı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Balkonların da son derece küçük olduğu belirtiliyor.
1974 VE APARTMANLARIN “MAKÛS TALİHİ”
Boyacı Apartmanı’nın 1974’te yaşanan çatışmalar sırasında yüksekliği nedeniyle riskli bir alan haline geldiği ve ailenin büyük ölçüde binayı terk ettiği ifade ediliyor. Ünsal, bu durumun 1974 öncesi inşa edilen birçok apartman için ortak bir kader olduğunu belirtiyor.
SOSYAL HAYAT VE KONUMUN TELAFİSİ
Apartmanın konumu, mekânsal darlığı kısmen telafi eden bir unsur olarak öne çıkıyor. Dönemin en hareketli noktalarından birinde yer alan yapıdan, Budak Pastanesi ve çevredeki sosyal yaşam izlenebiliyordu. Apartman sakinlerinin anılarında, bu merkezi konumun önemli yer tuttuğu belirtiliyor.
Çatı katındaki ortak çamaşır alanlarının ise apartman sakinleri için bir sosyalleşme mekânı işlevi gördüğü aktarılıyor.
TOPLUMSAL HAFIZA VE SÖZLÜ TARİHİN ÖNEMİ
Ünsal, sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşım sonrasında apartmanla ilgili beklenmedik ölçüde bilgi akışı sağlandığını belirtiyor. Zemin kattaki ve adı unutulan şamişi dükkânının sahibine dair bilginin Avustralya’dan gelen bir mesajla netleşmesi, sözlü tarih çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Bir dönem Lefkoşa’nın en hareketli bölgelerinden birinde yer alan Boyacı Apartmanı, özgün mimarisi ve taşıdığı hikâyelerle bugün de ilgi çekmeye devam ediyor.
Kaynak: TAK
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.