Ergenlikte muhakeme: Beyin değişiyor ve gelişiyor
Ergenlik, çoğu ebeveyn için zorlayıcı bir dönemdir. Bir sabah uyanırsınız ve dün söylediklerinizi sorgulamayan çocuğunuz, bugün size “Ama neden?” “Hayır, o öyle değil sen bilmiyorsun” diye cevap vermeye başlamıştır. Kuralları tartışır, söylediklerinize alternatif açıklamalar getirir, bazen de sizi anlamamakta “ısrar” ediyor gibi görünür. Oysa burada değişen şey çoğu zaman çocuğunuzun “tutumu” değil, düşünme düzeyidir.
Ergenlik döneminde gelişen en önemli zihinsel becerilerden biri ileri muhakeme becerisidir. Basitçe söylemek gerekirse, muhakeme, eldeki verileri bir mantık çerçevesinde değerlendirip bir sonuca ulaşabilme becerisidir. İleri muhakeme becerisi ise, yalnızca bir sonuca varmak değil, farklı olasılıkları değerlendirmek, neden-sonuç ilişkilerini kurmak, alternatif senaryolar üretmek ve soyut düzeyde düşünebilmektir.
Çocukluk döneminde düşünme daha çok somuttur, yani çocuk gördüğüne, yaşadığına ve doğrudan deneyimlediğine dayanarak sonuçlar çıkarır. Ancak ergenlikle birlikte gençler artık yalnızca “olanı” değil, “olabilecek olanı” da düşünmeye başlar ve zihin, mevcut gerçekliğin ötesine geçerek, artık olaylara tek bir açıdan değil, birden fazla perspektiften bakma becerisini geliştirmeye başlıyor. Bu beceri, zihinsel gelişimin en kritik sıçramalarından biridir, fakat bu gelişim süreci her zaman dengeli ilerlemez.
Ergenlik döneminde beyinde belirgin bir gelişimsel dengesizlik oluşur. Duyguların ve haz arayışının merkezi olan limbik sistem oldukça hızlı gelişir ve yoğun çalışırken, ileri muhakeme, planlama ve sonuçları öngörme becerilerinden sorumlu olan prefrontal korteks henüz tam olarak olgunlaşmamıştır.
Bu da ebeveynlerin sıkça gözlemlediği şu durumu ortaya çıkarır: Genç, ileri şekilde düşünebilir ama her zaman bu düşünceyi davranışa yansıtamaz.
Bu nedenle ergenler bazen şaşırtıcı derecede derin analizler yapabilirken, bazen de anlık ve duygusal kararlar alabilir. İleri muhakeme kapasitesi gelişmektedir, ancak bu kapasite henüz her durumda istikrarlı şekilde devreye giremez. Bu noktada ebeveynlerin sıklıkla yaşadığı kafa karışıklığı da buradan doğar “Bu kadar akıllıca düşünebiliyorken, neden böyle davranıyor?”
Çünkü düşünmek ile davranmak arasında hala gelişmekte olan bir köprü vardır.
Aynı şekilde ergenlik döneminde beynin ödül sistemi oldukça aktiftir. Bu da gençleri risk alma ve heyecan arayışına daha açık hale getirir. İleri muhakeme becerisi, uzun vadeli sonuçları değerlendirebilecek kapasiteyi sunar, ancak ödül sisteminin baskınlığı, bu değerlendirmeyi gölgede bırakabilir. Bu yüzden gençler bazen sonucu öngörebildikleri halde riskli davranışlara yönelebilir.
Bir diğer önemli süreç ise “kullan ya da kaybet” prensibidir. Ergenlik döneminde beyin, aktif olarak kullanılan zihinsel yolları güçlendirirken, kullanılmayanları budar. Bu, ileri muhakeme becerisi için kritik bir noktadır. Çünkü bu beceri de, bir çok beceri gibi ancak kullanıldıkça gelişir. Yani gencin tartışması, fikir üretmesi, farklı bakış açıları geliştirmesi, hatta zaman zaman size karşı çıkması aslında bu zihinsel becerinin sağlıklı bir şekilde çalıştığını gösterir.
Bu nedenle ebeveynlerin sıklıkla zorlandığı davranışlar, çoğu zaman gelişimin kendisidir. Ergenler bu dönemde daha çok soru sorar, kuralları sorgular, tek bir açıklamayla yetinmez ve alternatifler üretirler, “Başka türlü olabilir mi?” diye düşünürler... Bu noktada birçok ebeveyn bu davranışları saygısızlık, asilik ya da kontrol kaybı olarak yorumlayabilir. Oysa bu süreç, ileri muhakemenin aktif olarak çalıştığı, sağlıklı bir zihinsel gelişim sürecinin parçasıdır.
Peki ebeveynler bu süreçte ne yapmalı?
Öncelikle karşınızdaki kişi artık sadece “söz dinleyen bir çocuk” değil, düşünmeye, sorgulamaya ve bağımsızlaşmaya başlayan, nedenleri, bağlantıları ve tutarlılığı görmek isteyen bir bireydir. Bu nedenle tek yönlü iletişim yerine, açıklayıcı ve karşılıklı bir iletişim kurmak gerekir, ve bu iletişim şekli hem çocuğunuzun gelişimi açısından, hem de aranızdaki iletişimin kalitesi açısından oldukça önemli bir niteliktir.
Kuralların arkasındaki “nedenleri” paylaşmak, ergenin muhakeme becerisini destekler ve tabii ki, onu susturmaya çalışmak yerine düşünmesini teşvik etmek, uzun vadede daha sağlıklı ve güvenli kararlar alma becerisini geliştirmesine yardımcı olur.
İkinci olarak, tartışmayı bir tehdit değil, bir fırsat olarak görmek iletişimin yumuşamasına yardımcı olacaktır; her tartışmayı, gencin düşünme becerisini geliştiren bir egzersiz olarak görebilirsiniz.
Son olarak, duyguların yoğun olduğu anlarda mantık beklemek anlamsızdır. O an konuşan yer, prefrontal korteks değil, limbik sistemdir. Bu nedenle önce duyguyu regüle etmek, sonra konuşmak çok daha etkili olur, çünkü ileri muhakeme becerisi, ancak duygusal sistem sakin olduğunda daha sağlıklı çalışır.
Belki de gencin gelişimi ve ebeveynlerle olan ilişki için en önemlisi bu süreci kişisel almamaktır... Ergenin sizi sorgulaması, size karşı olduğu anlamına gelmez. Bu, onun artık dünyayı daha derin ve çok boyutlu anlamaya başladığını gösterir.
Kısacası, ergenlikte gelişen ileri muhakeme becerisi, beraberinde çatışmaları da getirebilir. Ancak bu çatışmalar, doğru şekilde karşılandığında, çocuğunuzun bağımsız düşünebilen, analiz edebilen ve daha bilinçli kararlar alabilen bir birey haline gelmesinin temelini oluşturur.
Bu bazen zorlayıcı olabilir. Ama hatırlayın, bu bir problem değil, zihinsel gelişimin en önemli adımlarından biridir.
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.