Yargının saygınlığını korumak gerek...
Devletin üç büyük gücü vardır:
Yasama, Yürütme ve Yargı…
Bu güçlerden ikisi çoğu zaman göz önündedir; biri ise genellikle sessizdir, hep arka plandadır.
Ancak bu sessizlik, onun önemsiz olduğu anlamına gelmez, gelmemelidir…
Yasama ve yürütmenin üyelerinin hem sesini hem de yüzünü biliriz.
Yolda görsek selam verir, sesleniriz. Sorunumuz olduğunda anlatır, çözüm isteriz. Yasama ve yürütme de icraatlarını neredeyse her gün kamuoyuna anlatır; konuşur, destek arar, halktan onay bekler.
Peki ya yargı?
Yargı, ihtiyaç duyulduğunda hep oradadır…
Ama ne yaşadığı zorlukları duyarız ne de yükünü tam anlamıyla hissederiz. Çünkü yasama ve yürütmeden farklı olarak yargı propaganda yapmaz, yapamaz.
Yargı sessizce görevini yapar…
Ta ki bir gün bıçak kemiğe dayanır!
İşte bugün tam da bu noktadayız…
Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, yargının yaşadığı zorlukları açık bir şekilde ifade etmiş;
Anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğunu, durumun acil olduğunu ve kaybedecek zaman kalmadığını net biçimde ortaya koymuştur.
1983’te KKTC Anayasası hazırlanırken, Yüksek Mahkemenin yapısı ve yargıç sayısı Anayasa’da belirlenmiştir.
Bu nedenle yapılacak değişiklik, doğrudan Anayasa değişikliğini gerektirir ve bu da ancak referandumla mümkündür.
Peki 1983’teki KKTC ile bugünkü KKTC aynı mıdır?
Suç sayısı aynı mı?
Dava sayısı aynı mı?
Elbette hayır.
Şöyle düşünelim: 1983’teki araç sayısıyla 2026’daki araç sayısı aynı mı?
Değil!
Eğer 1983’ten sonra hiç yol yapılmamış olsaydı, bugünkü trafik yükünü kaldırabilir miydik?
Kaldıramazdık!
Peki yargının ihtiyaçları, yollardan daha mı önemsiz?
Hayır!
Hatta çoğu zaman daha da kritik.
Çünkü ülkedeki güvenlik ihtiyacı, adaletle doğrudan bağlantılıdır…
Ekonomik sürdürülebilirlik de aynı şekilde güçlü bir yargı düzenine dayanır!
Yargının ihtiyaçlarını karşılamak, daha güvenli bir toplum ve daha öngörülebilir bir ekonomi demekse; bu memleketin geleceği için bir adım olacaksa, neden hayır diyelim?
Eğer “Evet” demek, daha güçlü bir adalet sistemi ve daha güzel bir ülke demekse, o halde EVET demeliyiz.
Bu ihtiyacı gidermek toplumun sorumluluğu olduğu kadar, siyasetin de ülkeye karşı görevidir…
Yargı, kendi başına bu referandumu organize edemez!
Bunun yolu, siyasi iradenin bu sürece öncülük etmesinden geçer…
Bu da ancak kararlılıkla, samimiyetle ve vatan sevgisiyle mümkün olur!
Siyasilerin yargının güçlenmesinden çekinmesi için bir sebep olmadığını düşünüyoruz, en azından böyle olmasını umuyoruz.
Bugün bize düşen, yargının sesini duymaktır.
Siyasete düşen ise bu yolu açmak, gerekli adımları gecikmeden atmak ve memleket kaygısıyla hareket etmektir.
O yüzden bugün mesele bir kurumun meselesi değil;
Bugün mesele memleket meselesidir…
Yargıyı güçlendirmek, devleti güçlendirmektir.
Devleti güçlendirmek, halkın huzurunu güçlendirmektir.
Sonuçta yapılan tüm anketlerde vatandaşın güvendiği kurumların başında yargı gelmektedir ki bu gurur kaynağımızdır…
Bunun devamını sağlamak ise başta siyasiler olmak üzere tüm kamuoyunun sorumlulukları arasındadır…
Bu yüzden bugün;
Yargının sesini duyalım.
Bu yolu açalım.
Gecikmeyelim….
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadiLevent Özadam'dan #mesajınızvar
Sayın Emrah YEŞİLIRMAK,
14/01/2026 05:00
Güney’de bir vekilin eşine şiddet uyguladığı yönündeki iddialardan sonra kendisinin dokunulmazlığının kaldırılması için müracaatta bulunması büyük ses getirdi. Sizin ise AP’de KKTC’yi temsil etme kararı kamuoyunda tepkilere neden oldu. Ceza yerine ödül gibi bir şey olma gerek değil mi?
Sayın Mehmet Kale KİŞİ,
14/01/2026 05:00
Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın ölüm yılındaki etkinliklere genel sekreteri olduğunuz CTP’den kimsenin iştirak etmemesi dikkatlerden kaçmamış olacak ki şikayet mesajları gelmeye başladı. Önemli bir makamda olduğunuz için daha fazla hassasiyet göstermeniz bekleniyor…
Sayın Levent HIZAL,
14/01/2026 05:00
Şu anda boşta bulunan bir müsteşarlık makamı için adınızın anılmaya başladığını biliyor muydunuz? Bu makama aday olanların ve siyasi kulislere başlayanların da bir hayli fazla olduğu söyleniyor, anlayacağınız makam kavgası göründüğünden çok daha büyük…
Sayın Fatma ÜNAL,
14/01/2026 05:00
Mağazanızın bakıma girmesinden sonra günlük siyasi işlerinizi bir ofis açarak devam ettirdiğinizi duyduk, ayrıca yoğun ziyaretçi akını olduğu gözlemleniyormuş. Belli ki siyasetten hiçbir zaman vaz geçmeyeceksiniz değil mi? Kolaylıklar dileriz…
Sayın Hasan TOSUNOĞLU,
14/01/2026 05:00
Ay sonu şekilleneceği tahmin edilen bir takım önemli siyasi operasyonlarda kilit vekil olarak adınız geçmeye başladığına göre fırtına öncesi sessizlik yakında son bulacak desenize. Alacağınız kararlar ülke siyasetinde yeni yol haritası belirlenmesinde büyük önem taşıyor…
Sayın Hasan UZUN,
14/01/2026 05:00
Petrol krallığı sona erdikten sonra şimdi de inşaat sektöründe adınızdan bir hayli söz edileceğini duyduk, şimdiden hayırlı ve uğurlu olsun. Bir zamanlar organik ürünlerin üretildiği arazide betonlaşmanın kendini göstereceği de işin üzücü tarafı olacak değil mi?
Yorumlar
Yorum yapmak için GİRİŞ YAPMANIZ gerekmektedir
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da
benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Sayın Ziya ÖZTÜRKLER,
14/01/2026 05:00
Vatandaşın en güvendiği kurumların başında gelen yargının daha da güvenilir hale gelmesi bir takım yeniliklerden geçtiğine göre bunun gerçekleşmesi için de referanduma gidilmesi Anayasa değişikliği artık kaçınılmaz olmuştur. Cumhuriyet Meclisi Başkanı olarak inisiyatif üstlenmeniz gerekiyor…