“Fikri yok, zikri var”

Yayın Tarihi: 03/06/26 09:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Demokratik olgunluğumuz, bu konuda ki toplumsal tecrübemiz, çok iyiyi bulmaya yeter, yetmeli.

Siyaset, sadece eleştiri, suçlama, hakaret, popülist söylemler değildir.

Yarışacak olan fikirlerdir, çözüm önerileridir, siyaset bir bütün olarak bunların tartışıldığı, üretildiği bir alandır öyle de olmalıdır.

Ve klasik olarak da, amaç değil, araç olmalıdır.

Özellikle sosyal medya konu ile ilgili çok belirleyicidir.

Siyasi amaçları olanları, bu işe girmek isteyenleri anlamak çok kolaydır, görmek, fark etmek, özellikle seçime yakın zamanlar da fark edilirdir.

Hep aynı hata yapılıyor, karşıt siyaset eleştiriliyor, içi boş, popülizm tarafı çok söylemlerle gündeme gelmek, siyaset yapmak olarak düşünülüyor.

Yazının başlığında yazdığım gibi “fikri yok, zikri var” sözü, açıkça bu davranışlarla hayat buluyor.

Oysa mesele fikir, tecrübe, bilgi, birikim, bir konuda uzmanlaşma, bunların tümünü toplumun faydası için toplumla yeniden paylaşma.

Toplumsal sorunlara yönelik, gözlem, analiz yapmak ve uygulanabilir politikaları üretmek, geliştirmek.

Belki de toplumun beklentisi de tamamen popülizmdir, siyasetçilerin çoğu da buna cevap vermekle siyaseti yaptığını zannediyor.

Gerçekçi projeler üretmek yerine gündemde kalmayı sağlayacak açıklamalar, söylemler yapmayı tercih ediyor.

Bu durumda siyaset, algıdan öteye gidemiyor, gerçekte olmayanı, varmış gibi gösterme becerisi siyasetin gerçek amacının yerini alıyor.

Sadece gösteri, gündem yaratma çabasına dönüşüyor.

Sosyal medya ile bu çaba ve algı daha belirginleşti.

Gerçekliğin yerini sanal, popülist, anlık davranışlar aldı.

Eskiden köy köy, sokak sokak gezilirken, insanların ayağına gidilirken, bugün sosyal medyada anlık, popüler açıklamalar, daha revaçta.

Toplumun hassas olduğu noktalarda daha dikkat çekici, kutuplaştırıcı bir dil, sorunlar, beklentiler yerine konuluyor ve ne yazık ki bu durum daha çok dikkat çekiyor, siyasi, politik önerilerden daha fazla ilgi görüyor.

Halk, seçmen, gerçek sorunların çözümünden çok polemiklerin, günlük, magazinsel gündemlerin peşinden gidiyor.

Günün sonunda şu düşünce hayat buluyor “Fikri yok, zikri var.”

Her konudan anlayan, hatta eleştiren, görüş ve yorum ortaya koyan, bununla siyasetçi olarak anılan bir anlayış git gide yaygınlaşıyor.

En başta yazdığım gibi, demokratik olgunluğumuz, tartışma kültürümüz zarar görüyor.

Seçmen yapısı, bilinci değişiyor, siyasi anlamda başarı yerine yüksek sesli söylemler, hakaretler, içi boş eleştiriler, siyasi verimliliğin belirleyicisi olabiliyor.

Kaybeden kim, tabii ki toplum, liyakatli, eğitimli, alanında tecrübeli, üretken siyasetçiler geri planda kalıyor, boş tartışmalarla zaman harcamıyor, siyasetten uzaklaşıyor.

Oysa sağlıklı bir demokrasi de konunun esası fikirdi, fikirlerin tartışmasıdır.

Söylenenlerin arkasında hangi fikir, hangi plan ve hangi çözüm bulunmaktadır?

Hiçbir şey boşa, sırf konuşma olsun anlayışına göre yapılmamalı.

Sorgulamak gerek, fikri aramak, zikri görünür kılmak şart.

Sadece eleştiri, sadece sırf soru var, detaylı cevap yoksa işte, fikir ve zikir o zaman ortaya çıkar.

Siyasetin kalitesi, konuşanların çokluğuyla değil, ortaya koyulan düşüncelerin ve çözümlerin niteliğiyle ölçülmelidir.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları