Yabancı bir çocuk ve birden fazla sebep

Yayın Tarihi: 17/06/26 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Eğitim dönemi, 15 Eylül 2025’te başlamıştı.

Ve 15 Haziran pazartesi, karnelerin dağıtılmasıyla sona erdi.

En başta, tüm öğrencilere, öğretmenlere, iyi tatiller diliyorum.

Eğitim dönemi bitti mi, tabi ki hayır.

Akademik takvim sonlandı, ama gelecek yılın planlaması yapılıyor, yapılmalı.

Okullar, bina, altyapı, kadro, çalışan eksiklik ve sorunları, giderilmeye, yeni döneme hazırlanma aralıksız devam etmeli.

Zaman çok çabuk geçer, üç aylık tatil bitecek, 14 Eylül 2026 Pazartesi yine ders zilleri çalacak, yeni bir dönem daha başlayacak.

Yeni nesiller, yeni öğrenciler, öğretmenler, belki yeni okullar, sınıflar, derslikler eğitim ordusuna katılacak.

Bu bir döngü, ömür boyu devam edecek bir süreç.

Siyasi iktidar, yöneticiler, değişebilir, önemli olan, sistemli, düzenli, planlı, fırsat eşitliğinin herkese sağlandığı bir eğitim ağını kurmak.

İnsanı geliştiren bir eğitim sistemi, nesillerle beraber, geleceği yetiştiren bir sistem kurmak.

Kamusal eğitim ne demektir, öğrenciler, çocuklar, gençler arasında devletin eşit olması, eşit eğitim hakkı sağlamasıdır.

Eğitim ticari bir alan değildir, olmamalıdır.

Siyasete, siyasi amaçlara bulaştırılmayan, öğrenciler arasında ayırım gözetmeyen, ilk ve ne önemli amacı nesilleri günümüzün dünyasına hazırlamak, ülkeyi ileriye taşıyacak fikirleri, düşünceleri, hür ve bağımsız insan kaynağını yetiştirmek olmalı.

Siyasi yöneticilere de, kurumlara da, eğitimcilere, sendikalara, ailelere de büyük görevler düşüyor.

Sınıfta kalmadan okul bitiren, ezbere sisteme kurban edilen nesiller, maalesef yarışmacı bir girdabın içinde telef oluyor.

Çocuk eğitim de almalı, çocukluğunu, gençliğini de yaşamalı, bu denge kurulmak zorunda.

Peki, öyle mi, ne kadar üzücüdür ki, öyle değil.

İşte, kolej sınavı, üniversiteye yerleşme sınavları, amansız bir yarış, yarışan sadece çocuklar değil, aileler daha çok yarışıyor.

Hiçbir sonuç, dünyanın sonu değil, bir çocuğun başarılı veya başarısız olduğunu gösteren bir kriter de değil.

Bir baba olarak şunun altını kalın çizgiler ve çok samimi duygularla çiziyorum;

Elbette herkes çocuğunun başarılı olmasını ister, ama olduğu kadar, zorlamadan, hele çocuk veya çocuklarınız sağlıklı ise, sizden mutlusu olmasın, inanın gerisi teferruat.

Düşünün, çocuğunun ağzından bir kelime, anne veya baba demesi için her şeyini feda edecek aileler var.

İşte bundan ötesi yok.

Çok üzüldüm, herkesin de çok üzülmesi gerek.

Pakistan uyruklu bir öğrenci, Girne Anafartalar Lisesi’nde eğitim görüyor.

Türkçe derslerden düşük not almış ve okulun ikinci katından kendini aşağıya bırakmış.

Yazarken bile kelimeleri dikkatli seçmeye çalışıyorum.

Şimdi birkaç gün konuşulacak, herkes birilerini suçlayacak, sonra sorunlar olduğu yerde kalmaya devam edecek.

Allahtan çocuğun durumu iyiye gidiyor, hem kendisine hem ailesine acil şifalar diliyorum.

Bu olayın birden fazla yönü var.

Yabancı bir çocuğun anadili dışında eğitim almasının zorluğu, eğitim sisteminin bu çocuğu rehabilite edip, edemediği ve karne ile notlar konusunda aileden gelecek baskı.

Görüldüğü gibi hata, eksiklik tek taraflı değil, pek çok sebebi olabilir.

Bunun bir bütün olarak görünüp, bir bütün olarak çözülmek istendiği gün sorunlar aşılabilir ancak.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları