Artık erken kaçmak yok...

Yayın Tarihi: 05/02/26 07:30
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Çok düşündüm Kıbrıs konusu ile ilgili bir yazı mı kaleme alayım diye. Malum gündemlerden bir tanesi de Kıbrıs sorunu, sonra vazgeçtim, bir ara kaleme alırım dedim kendi kendime; malum KKTC tanınacak ya; rüya görüyoruz resmen ama buna başka bir gün değineceğim. Memleket ciddi bir infial içinde. Sahte diploma konusu yine gündem. Ne olacak ne kalacak hiçbirimiz bilmiyoruz. Hiç unutmam yazımdan dolayı bir siyasi tarafından dava edilmiştim tam 2,5 sene sürmüştü. Bu davalar kaç yıl sürer sürecek gerçekten Allah bilir.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek dün bende konuktu. Malum Sağlıkta tam mesaiye geçildi. Yani doktorlar 07,45-15,30 saatleri arasında hastanede olmak zorundalar. Bugüne kadar bunu yapmayı birçok Sağlık Bakanı göze alamadı ama Bakan Dinçyürek bunu göze aldı ve yaptı. Tebrik etmek lazım. Bakan ısrarla doktorlardan sabah işe gittiklerinde ve çıktıklarında kartlarını okutmak istiyor ama buna bir grup doktor uymuyor, önemli bir kısmı uyduğunu açıkladı bakan. Yaklaşık elli yıldır yıkılamayan bir düzen var. doktor hastaneye geç gidecek erken kaçacak. Elbette ki bunu yapmayan doktorlarda var. aldığı paranın hakkını fazla fazla veren doktırlarımız da var. zaten benim sözüm onlara değil. Sabah işine 9 da giden ve öğlen paydos edip özel hastanesine ya da kliniğe gidip pos cihazı kullanmadan, makbuz kesmeden para kazanan doktorlarda var. bakan deyince artık tam mesai bu elbette ki bazı doktorların rahatını bozdu.

Bakan bu uygulamada tamamen vatandaşın daha çok poliklinik hizmeti alma haklarını sağlamaya çalışıyor, doğru da yapıyor

Benim bir diğer derdim doktor viziteleri. Kızımı doktora götürmek için doktorun sekreterini aradım ve randevu talep ettim. Sekreter beni uyardı “Gökhan bey vizite ücretlerimiz değişti. Lütfen nakit getirin pos cihazı kullanmıyoruz” dedi. Pos cihazı yok. Neden peki? Çünkü vergiden kaçıracak ilgili doktor. Gıcıklığına fatura makbuz istemeyi düşündüm ama vazgeçtim, belki de istemeliydim.

Bu insanlar nasıl doktora 3-4 bin lira vizite ücreti ödeyecekler. El insaf.

DOKTOR VE İLAÇ PARALARI ÇOK ARTTI

Kimse bu yazdığımın önüne geçemiyor. İlaç paraları ciddi anlamda arttı. Eczacılar karlarını üzerine koyup ilaçları satıyorlar, ona diyecek bir şeyimiz yok. İlaçlar gerçekten çok pahalı. Geçtiğimiz gün annem babam emekli malum ödendiler aylık ilaçlarına 10 bin liradan fazla para verdim. Aldıkları emekli maaşı asgari ücret düzeyinde. Maaşları alır almaz 10 bin kusuru eczacılara ödedik ve daha da alacakları ilaçlar var. Kendi hayatımdan örnek veriyorum. Hemen hemen her yaşlı ailenin kullandığı bir ton ilaç vardır, bu insanlar emekli maaşlarının hatırı sayılır bir bölümünü eczacılara veriyorlar. Buna bir de hastane yerine özel doktor eklendiğinde vay halimize. 4000'de doktora vereceksiniz. Üstelik de kredi kartı kabul etmiyorlar, nakit ödeyeceksiniz. Makbuz yok. Bir de buradan vergi kaçırıyorlar. Bakın günahlarına girmeyim makbuz kesen çocuk doktorları da var ama kaç tanesi.

İnsanlar nasıl yapacak nasıl üstesinden gelecek bu durumun. Bir de tüm bu yaşadıklarımızın üzerine doktor ve eczacıların devleti soydukları haberlerini okuduğunuzda ciddi ciddi öfke ile doluyorsunuz.

Sağlık sektörü çok hassas ve yoğun parayla dönen bir sektör. Aynen gıda alışverişinde olduğu gibi. Market ne kadar pahalı olursa olsun nasıl ki almak zorundasınız ilaç ve doktor söz konusu oldu mu harcamak zorundasınız.

Gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum. Gerçekten hükümetin elinde ilaç, doktor vizitesi ve gıda fiyatlarını düşürecek bir formülleri yok mu? Yani insanlar bu kadar düşük maaş alırken neredeyse emekli maaşının hepsini sağlıklarına ve gıda ihtiyaçlarına harcamak zorunda mı? Yok mu bunun bir çıkışı bir ucuzlatması.

Memleketin asıl gündemi bunlardır bence. Yoksa KKTC’nin tanınmayacağını, çözüm olmayacağını hepimiz biliyoruz.

*****************

Günün Sözü

"Seni seviyorum, çünkü bütün evren sana ulaşmam için iş birliği yaptı."

Paulo Coelho

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları