UBP’li bazı vekiller hükümeti kilitlemeye çalışıyor…
Meclisteki uzun oturum CTP Meclis Başkan vekili Fazilet Özdenefe’nin oturumu kapatmasıyla Pazartesine kadar ertelenmiş oldu. İç tüzüğe uygundu değildi tartışmaları alevlendi hemen. Söz konusu Fiber protokolünün sürekli olarak eksi yanları anlatılıyor. Yaklaşık 700 kişinin işsiz kalacağı söyleniyor, telefon dairesi çalışanlarının işsiz kalacağı söyleniyor. Bunların ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz ama öyle gözüküyor ki CTP’nin yanı sıra bazı UBP milletvekillerinin de buna karşı olduğu bir gerçek. Tabii onlar Başbakan Ünal Üstel’e muhalefet olsun diye mi yoksa devleti millet mi düşünerek bunu yapıyorlar orası meçhul.
Tabii söz konusu protokol olurda meclisten geçerse muhtemeldir ki Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a takılacak ve Cumhurbaşkanı bunu onaylamayacak. Ama UBP’de bu iç karışıklık olduğu sürece bu protokol biraz zor geçer kanısındayım. Özellikle Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın televizyonlara çıkarak bunu daha açık bir şekilde anlatması lazımdır ki vatandaş lehte mi aleyhte mi bunu değerlendirebilsin.
Ana muhalefet Partisi CTP ve Sendikalar bu protokolün karşısında ve iyi de bir kamuoyu oluşturuyorlar ama vatandaşın söz konusu protokolün ne olduğunu anladığını ben hiç sanmıyorum. Hatta sokak ağzıyla söyleyecek olursak sokaktaki vatandaş “artık mesajlaşmalarımızı okuyabilecekler ve dinleme yapabilecekler” gibi şeylerde söylemektedirler. Dediğim gibi bu fiber optik protokolünün daha iyi anlatılması ve soru işaretlerinin akıllardan çıkarılması gerekmektedir. Gelin görün ki Hükümetin ne vekilleri ne de bakanları pek de TV Programlarına çıkmayı istemiyorlar.
Bu protokolün DP ve YDP kanadından ziyade UBP içerisinde özümsenmesi ve anlaşılması lazım ki UBP içi muhalefet orta yerden kalksın. Burada asıl önemli sorun şu; Hükümetin ağır icraatları yalnızca CTP tarafından engellenmiyor, bazı UBP’li vekiller tarafından da engelleniyor. Bu engellemelere baktığımızda Ne Fiber Optik Protokolü, ne Yargı Reformu ne de Karma Oy meselesi bu meclisten geçer oy almayacaktır. Dışarıdan bakıldığında görünen budur.
****************
Gençler aitlik duygusunu kaybetti…
Gençler ailelerinin yardımı olmaksızın geçinemiyorlar. Öyle bir döneme geldik ki bir genç babasının annesinin öldüğüne değil maaşının kesildiğine üzülecek. Emekli olan aileler devletten ay sonu aldıkları maaşlarla çocuklarının geçinmelerine yardımcı oluyorlar. Aksi takdirde asgari ücrete çalışan binlerce gencin geçinmesi ne yazık ki mümkün değil. Bunu borçsuz gençler için söylüyoruz bir de borcu olan binlerce genci hesaba katarsak gençlerin geçinmesi kesinlikle mümkün değil.
Artık nitelikli iş gücü de bulamıyoruz. Kıbrıslı Türk gençlerin hatırı sayılır bir kesimi Rum tarafında çalışıyor. Rum tarafından aldıkları asgari ücretle KKTC’de daha rahat bir hayat kurmaya çalışıyor. Öte yandan Türk çalışanlar ise kendi ülkelerine dönmeye çoktan başladılar. Memleket iş gücü açısından üçüncü dünya işçilerinin eline kaldı. İnşaatlarda çalıştırmak için bahçe temizliğinde kullanmak için hep üçüncü dünya ülkesi insanları kullanıyoruz. Kafeler barlar restoranlar hep üçüncü dünya ülkesi insanlarla dolmuş durumda.
Bir de okumak için yüksek tahsil için yabancı ülkelere giden gençlerimiz var. Hiçbiri kesinlikle dönmeyi düşünmüyor. Bir bir kaçan gençlerimiz kendi ülkelerinde bir gelecek görmedikleri için geri dönmeyi kesinlikle düşünmüyorlar.
Yabancı ülkelere adımını attıktan sonra kendilerine oralarda yaşam kurmaya çalışıyorlar. Aşırı pahalı olan bir ülke, bu pahalılığın düşürülmesi için hiçbir şey yapmayan bir hükümet ve dışarı bağımlı ve dışarının sözünü dinleyen bir ülke politikası ile kimse KKTC’de yaşamak dahi istemiyor.
Bu ülke de kimse yaşantısından memnun değil. Kim böyle bir ülke de gelecek kurmak ister ki.
İşte bu ve buna benzer birçok nedenden dolayı gençler kendi ülkelerini anavatanlarını terk ediyorlar ve yabancı ülkelere yerleşiyorlar.
Devletin bu devleti yönetenlerin kendi gençlerini bu ülkede tutabilmek için yeni politikalar üretmesi gerekiyor. Gelin görün ki hükümetin bu konularla ilgili hiçbir politikası yok. Açıklamalara bakıyorsunuz klişe açıklamalar. Her açıklamada Türkiye’ye düzülen övgüler ama kimse bu ülkenin geleceği ne olacak bunu konuşmuyor.
Kaybolup giden bir ülke geleceğinden bahsediyoruz. Kıbrıslı Türkler artık misafir oldu, kendi ülkelerinde yabancılaştılar ve aitlik duygusunu kaybettiler. Bu çocuklara devletin sahip çıkması gerekiyor. Tabii kısır döngü içinde olan gündemlerinden çıkabilirse hükümet...
********************
Günün Sözü
"Gitmek istiyorsa bırakacaksın gitsin… Aklı seninle olmayanın bedeni yanında olsun ister misin?"
Can Yücel
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.