LÛLÛ'NUN UÇUŞU

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR

Vefa Yoksa…

Yayın Tarihi: 05/02/26 08:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Vefa: Bir Toplumun Hafızası Nerede Kaybolur?

Bazı kavramlar vardır;
unutulduğu anda bir şeyler eksilir ama neyin eksildiği hemen fark edilmez.
Vefa da onlardan biridir.

Vefa kaybolduğunda önce insanlar değil, hatıralar silinir.
Kim neyi ne zaman yaptı, kim hangi yükü taşıdı, kim hangi bedeli ödedi…
Hepsi yavaş yavaş buharlaşır.
Sonra o boşluğa başka şeyler yerleşir:
sessizlik, görmezden gelme, geçiştirme.

Ve bir süre sonra toplum, hafızasız yaşamaya alışır.

Vefa Bir Duygu Değil, Bir Ahlâk Biçimidir

Vefa çoğu zaman bir duygu sanılır.
Oysa vefa, duygudan çok daha fazlasıdır;
bir ahlâk biçimi, bir toplumsal duruş, bir hatırlama sorumluluğudur.

Vefa;
sadece teşekkür etmek değildir.
Sadece geçmişi yad etmek hiç değildir.

Vefa, katkıyı inkâr etmemektir.
Emeği yok saymamaktır.
Birlikte yürünmüş yolları, hedefe varıldıktan sonra inkâr etmemektir.

Çünkü vefa yoksa, emek geçicidir.
Vefa yoksa, katkı tehlikelidir.
Vefa yoksa, hatırlamak riskli bir eyleme dönüşür.

Küçük Toplumlarda Vefasızlık Daha Yıkıcıdır

Küçük toplumlar, büyük toplumlara benzemez.
Herkes birbirini tanır.
Herkes kimin ne yaptığını az çok bilir.

İşte tam da bu yüzden, vefasızlık küçük toplumlarda daha sarsıcıdır.
Çünkü unutmak burada bir tesadüf değil, çoğu zaman bilinçli bir tercihtir.

Kuzey Kıbrıs’ta da sıkça gördüğümüz budur:
Bir dönem katkı sunanlar,
birlikte çalışanlar,
taşı elini taşın altına koyanlar…

Zaman geçer.
Dengeler değişir.
Yeni konfor alanları kurulur.

Ve bir bakarsınız,
dün omuz omuza yürüyenler bugün sessizce dışarıda bırakılmıştır.

Bu, sadece bireysel bir kırgınlık yaratmaz.
Bu, toplumsal hafızayı yaralar.

Vefa Gidince Yerine Ne Gelir?

Vefa çekildiğinde boşluk oluşur.
Ama o boşluk asla boş kalmaz.

Yerine çoğu zaman şunlar gelir:

  • Haset: Çünkü başkasının emeği artık rahatsız edicidir.
  • Kibir: Çünkü geçmişi inkâr eden, kendini merkeze koyar.
  • Kayırmacılık: Çünkü liyakat, vefayla birlikte anlamsızlaşır.
  • Engelleme refleksi: Çünkü hatırlatıcılar tehlikelidir.

Ve belki de en sinsi olanı:
Sessizlik.

Sessizlik;
“Ben karışmayayım” diyenlerin,
“Bana dokunmayan yılan” anlayışının,
“Şimdi sırası değil” cümlesinin ortak adıdır.

Oysa sessizlik, vefasızlığın en güvenli zeminidir.

Vefasızlık yalnızca insanlar arasında değil;
kurumlarda, örgütlerde ve yapılarda da sessizce yayılır.

Sadakat mi, Biat mı?

Vefa ile sadakat arasındaki çizgi incedir.
Ama sadakat, bir noktadan sonra biata dönüşüyorsa,
orada artık vefadan söz edilemez.

Vefa, kişilere değil; ilkelere bağlılıktır.
Biat ise ilkesiz bir bağlılıktır.

Vefalı insan,
yanlış gördüğünde susmaz.
Hatayı hatır için örtmez.
Ama emeği de inkâr etmez.

Biat kültüründe ise hatırlamak tehlikelidir.
Çünkü hatırlamak, mukayese doğurur.
Mukayese ise konforu bozar.

Vefasızlık Kimi Yaralar?

Sanıldığı gibi sadece dışlananları değil.

Vefasızlık:

  • Kurumları zayıflatır.
  • Takım çalışmasını çökertir.
  • İnsanları yalnızlaştırır.
  • Geleceğe güveni aşındırır.

Ve sonunda herkes kaybeder.

Çünkü bugün görmezden gelinen emek,
yarın kimsenin emek vermek istemediği bir zemine dönüşür.

Toplum, yavaş yavaş şunu öğrenir:
“Çaba göstermeye değmez.”

İşte bu cümle, bir toplumun içten içe çözülmeye başladığı andır.

Bir Durup Soralım…

Vefa neden bu kadar rahatsız edici oldu?

Neden hatırlamak yük sayılıyor?
Neden katkıyı kabul etmek zayıflık gibi algılanıyor?
Neden birlikte başarmış olmanın hatırası, bugün bazılarını huzursuz ediyor?

Belki de asıl soru şudur:

Bir toplum,
kendi emeğini inkâr ederek
nasıl ileri gidebilir?

Lülü’nün Uçuşu bu sorunun peşini bırakmayacak.
Çünkü uçmak için önce hafızaya tutunmak gerekir.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.