DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

ABD’nin Müdahalesi ve Venezuela’nın Ekonomi Politiği …

Yayın Tarihi: 07/01/26 05:55
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

ABD’nin Müdahalesi ve Venezuela’nın Ekonomi Politiği …

Venezuela’nın  lideri Nicolas Maduro ve eşinin yapılan operasyon neticesinde ABD’ye götürülmeleri ve ‘’yargılama’’ süreçlerinin başlaması nedeniyle Venezuela dünya gündeminde Chavez sonrası ilk kez bu denli popüler oldu…

Maduro’nun Venezuela’sı otokratik yönetim, gelir dağılımındaki dengesizlik ve rantçı devlet modeliyle dikkat çekiyordu. Rantçı devlet (Rentier State) kavramı ulusal gelirin büyük bir kısmını doğal kaynaklarının ihracatından elde eden ülkeleri tanımlamak için kullanılmaktadır.

ABD’nin Venezuela’daki operasyonunun uluslararası hukuka aykırı olduğuna dair bir çok görüş uluslararası toplum nezdinde dile getirildi… Birleşmiş Milletler Şartında  2.maddenin 4.paragrafına bakıldığında ilgili operasyonu aykırılığı görülebilir. Ancak ilgili maddeye bakarak, yapılan operasyonu sürpriz görmemeliyiz. Öyle ki, bu tür müdahaleler günümüz uluslararası ilişkiler sisteminin doğasına pek de aykırı gibi durmuyor! Günümüz uluslararası ilişkiler sistemine neo-Gramscian teoriyle baktığımız zaman çok kutuplu dünya sistemi içerisindeki ekonomik-finansal anlamda bir hegemonya mücadelesinin varlığından ve bunun askeri-siyasi güçle kombinasyonunu görebiliriz. Bu yaklaşımdan hareketle Rantçı bir devlet özelliğine sahip olan Venezuela’nın ekonomi politiğine bakmakta yarar vardır.

Venezuela zengin ham madde kaynakları nedeniyle çok uluslu şirketlerin yatırımları için çekici bir coğrafya olmuştur. Öyle ki, çok uluslu şirketlerin konsorsiyum kurarak özellikle petrol alanında yatırım yaptıkları göze çarpmaktadır. Bu alanda yatırım yapan şirketlerin çeşitliliği gözden kaçmıyor, bu bir anlamda Venezuela için işin sigortası niteliğindeydi, ancak Trump’ın ABD’si bunu dikkate almayarak veya ‘’alarak’’ operasyonu gerçekleştirdi diyebiliriz, yani daha çok bana operasyonu…

Venezuela’nın en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında 2024 yılı sonu rakamlarına göre ABD %46’lık bir paya sahip, ABD’yi %15’le Hindistan ve %12 ile Çin Cumhuriyeti izliyor… Venezuela’nın ithalatında da ABD %28’lik, Çin ise %32’lik bir paya sahip… Görüleceği üzere ticaret hacmi bakımından ABD Venezuela’nın en büyük ortağı, daha sonra ise Çin ve Hindistan geliyor yani BRICS ülkeleri! Doğrudan Yabancı Yatırım bağlamında da ABD Venezuela’da ilk sırada yer alıyor.

Trump’ın ABD’si Venezuela’nın ihracatının yarısına yakınını yaptığı bir ülke, ancak bu yetmez diyor Trump, ilgili petrol şirketlerinin işletilmesi hususunda ‘’hassasiyet’’ var yaklaşımında… Başka bir deyişle Venezuela’da faaliyet gösteren ABD şirketlerinin enerji alanında finans kapital ve yatırım anlamında yetki ve hegemonya alanının genişletilmesi öğürülüyor… Yatırımları güvence altına alma ve kar marjını artırma operasyonu! Bu bir bakıma Venezuela’da artan Çin yatırımlarını frenleme hareketi!

Venezuela’da enerji alanında yatırım yapan şirketler arasında; Fransız TOTAL, Rusya merkezli ROSNEFT, ABD orjinli Chevron, İtalya merkezli ENİ ve Çin devlet şirketi CNPC’i göze çarpıyor…. PDVSA ise Venezuela Devlet şirketi olarak petrol alanında yatırımlar yapıyor, ancak teknolojik anlamda yatırımları daha çok yukarıda isimleri geçen çok uluslu şirketler yapmaktadır…. PDVSA bir anlamda Komprador nitelikte!

Chavez döneminde Venezuela ihracat-ithalat dengesinde artıdaydı, yani ihracat ithalatın önündeydi, Maduro döneminin büyük bir kısmında ise Venezuela ticaret dengesinde hep ekside oldu, hiçbir zaman ihracat ithalatın önüne geçemedi… Bu durum da ülkenin ekonomik açıdan zor bir sürece girdiğinin göstergesidir. ABD yönetiminin Şubat 2025’ten itibaren Venezuela’ya uyguladığı yaptırımlar ve Nisan 2025’te tariflerin uygulanması sonucunda Venezuela’nın petrol gelirlerinde %30’luk bir gerileme söz konusu olmuştur. İlgili yaptırımların Chevron şirketini de etkilemesiyle birlikte Venezuela’nın petrol ihracatında büyük bir düşüş gerçekleşmiş, Venezuela bu düşüşü telafi etmek için vergi oranlarında büyük artışlara gitmiştir.  ABD’nin yaptırımları sonucunda Çin son bir yıl içerisinde Venezuela’da enerji sektöründe en büyük tüketici konumuna gelmişti.

ABD’nin Venezuela’ya müdahalesini-operasyonunu uluslararası ilişkiler teorileri temelinde neo-Gramscian veya ofansif realizm ile açıklamak mümkündür. Neo Gramscian perspektifile mevzuya bakıldığında toplum sınıflarının konumlarına benzer şekilde devletlerin sınıflandırılması ve bu noktada büyük-egemen devletlerin hegemonya mücadelesinden söz edilebilir. Bu da yukarıda da bahsettiğim üzere ekonomik-finansal hegemonyanın siyasal ve askeri hegemonyayla kombinasyonuyla ortaya çıkmaktadır. Ofansif realizm bağlamında ise çok kutupluluğun getirdiği güç mücadelesi ve oluşan farklı güç merkezleri neticesinde dengesiz ve kontrolsüz bir güç mücadelesinden söz edebiliriz.

Uluslararası ilişkiler disiplini teorilerine bakıldığında yaşanan sürecin çok şaşırtıcı olmaması gerektiğini söyleyebiliriz! Sonuç itibariyle dünyadaki kapitalist sistemin ve güç mücadelesinin ürettiği bir gerçeklik söz konusudur!

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.