Özgül Gürkut: Trafikte 2025 Şubat'ta 11, 2026'da ise 2 ölüm var, artan farkındalık etkili olabilir
Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkan Yardımcısı Özgül Gürkut Mutluyakalı, 2026’nın ilk iki ayında 2025 tarihine göre trafik kazası sebepli ölümlerin 11'den 2’ye gerilemesi hakkında yorumda bulunarak, sıkı denetim ve artan farkındalığın bu konuda etkili olabileceğini söyledi.
Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkan Yardımcısı Özgül Gürkut Mutluyakalı, Kıbrıs Postası TV’de Canan Onurer’in sunduğu “Sabahın Haberleri” programına konuk oldu.
Mutluyakalı, katıldığı programda 2026’nın ilk iki ayında ölümlü trafik kazalarının azalmasını “temkinli iyimserlikle” değerlendirdi. Sıkı polis denetimleri ve artan toplumsal farkındalığın kazaların azalmasında etkili olabileceğini belirten Mutluyakalı, altyapıda bir iyileşme yaşanmadığını vurguladı. Mutluyakalı, araç güvenliği tartışmaları ve yargı süreçlerindeki gecikmelerin hız ve caydırıcılık açısından yeniden ele alınması gerektiğinin de altını çizdi.
"BİR ŞEY KONUŞMAK İÇİN ÇOK ERKEN, TEMKİNLİ İYİMSERİM"
Mutluyakalı, ülkede gerçekleşen ölümlü trafik kazalarının azalmasını değerlendirerek, 2026 yılında şu ana kadar 2 can kaybı yaşandığını belirtti. Avrupa Birliği'nin ölümlü kazaları 2030'a kadar yarıya indirme ve 2050'ye kadar sıfırlama hedefi olduğunu kaydeden Mutluyakalı, "Biz bu küçücük adada maalesef yılda ortalama 40-50 insanımızı trafik kazalarında kaybediyoruz" dedi. Bu yılın ilk 2 ayında bu alandaki ölümlerin azaldığına dikkat çeken Mutluyakalı, yine de bir şey konuşmak için çok erken olduğunu ve temkinli iyimser olduğunu ifade etti. Mutluyakalı, kendi gözlemlerine göre ölümlü trafik kazalarının Aralık ayında arttığını belirterek, Ocak ve Şubat ayındaki trendin devam etmesini diledi. Geçtiğimiz yılın ilk 2 ayında ise trafik kazası sebepli 11 kişi hayatını kaybetmişti.
"DENETİM BOYUTUNDA ELDEN GELEN ÇABA GÖSTERİLİYOR"
Şu ana kadar 2026 içerisinde ölümlü trafik kazalarının azalmış olmasının olası sebepleri üzerine konuşan Mutluyakalı, polis ekiplerinin yoğun çabayla gerçekleştirdiği sık denetimlerin atını çizdi. Mutluyakalı, "Denetim boyutunda elden gelen çaba gösteriliyor. Gönüllü Trafik Müfettişleri devrededir" dedi. Mutluyakalı, uyarıların ve yaşanan can kayıplarının da biraz farkındalık yaratmış olabileceğinden bahsetti. Yakın zamanda sonuçları açıklanan bazı davalara ailelerin isyan ettiğini ifade eden Mutluyakalı, kendilerinin de destek olduğu bu annelerin sesini kamuoyuna iyi bir biçimde duyurabildiğini vurguladı.
"DİLEĞİM, TÜM PAYDAŞLARIN BU FARKINDALIKLA HAREKET EDİP DE CAN KAYIPLARINI AZALTMASIDIR"
Öte yandan trafik altyapısında belirgin bir iyileşmenin olmadığını belirten Mutluyakalı, ülkeye ithal edilen araçların girişinde sıkıntılar yaşandığını ifade etti. Takata hava yastıklarından kaynaklanan sürecin iyi yönetilemediğini söyleyen Mutluyakalı, trafik kameralarının değişmesi sürecindeki polemikleri hatırlattı. Mutluyakalı, "Dileğim, bu sürecin artık daha olgun ele alınması ve tüm paydaşların da bu farkındalıkla hareket edip de kayıpları azaltmasıdır" dedi.
"CEZA TEK BAŞINA BİR ŞEY DEĞİLDİR... CAYDIRICILIĞI ÖNEMLİDİR"
Mahkeme salonlarında annelerin yaşadığı duygusal anların etkili olduğunu ifade eden Mutluyakalı, davaların sonuçlanmasının uzun yıllar sürdüğünü kaydetti. Mutluyakalı, bu süreçlerde annelerin defalarca mahkemede sanıklarla yüz yüze geldiğini ve gerginlikler yaşandığını vurguladı. Mutluyakalı, gündemdeki yargı reformuna da değinerek bu süreçte mahkemede yaşanan bu durumların da dikkate alınması çağrısında bulundu. Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ'ın Kıbrıs Postası TV'de katıldığı programda, 2015’te 6 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybettiği davada verilen para cezasını “üzücü” olarak değerlendirmesini hatırlattı. Özerdağ'ın "Ben yargıç olsam böyle bir karar vermeyeceğimden adım kadar eminim" sözlerini hatırlatan Mutluyakalı, bu sözlerin düşündürücü olduğunu kaydetti.
Mevzuat gereği ülkede, Türkiye'nin aksine ölümlü trafik kazalarında tutukluluk sürecinin sadece ilk duruşmada ve kararın açıklanmasına yakın uyguladığını vurgulayan Mutluyakalı, acılı annelerin bu durum karşısındaki duruşunun gündemde yankılandığını aktardı. Mutluyakalı ayrıca, verilen son kararların 2.5 ve 1 yıllık mahkumiyet olduğunun altını çizerek, eski yasadan gerçekleşen bu yargı süreçlerindeki üst ceza sınırının 14 değil 7 sene olduğunu hatırlattı. Mutluyakalı, "Ceza tek başına bir şey değildir, ama hele işin içinde alkol vesaire olduğunda (cezanın) caydırıcılığı önemlidir" dedi. Trafik kazalarında her iki tarafa da empatiyle yaklaşılmasının önemli olduğunu da vurgulayan Mutluyakalı, öte yandan işin içinde sürat ve alkol gibi sabit suçların bulunması durumunda caydırıcı olabilmenin gerekliliğinin altını çizdi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.