Ekonomist Umarbeyli'den yılın ilk değerlendirmesi: Altın ve gümüş yükselişte, dolar baskı altında
Ekonomist Şükrü Umarbeyli, 2026 yılına ilişkin ekonomik beklentilerini değerlendirdi. Umarbeyli, dolardaki para arzındaki artışla dolaşımdaki USD’nin yüzde 7 seviyesinde yükselmesinin olası olduğunu, ancak 2 trilyon dolarlık bütçe açığının da söz konusu olduğunu belirtti. Bu artışın borsa ve kıymetli madenlere kayabileceğini ve FED’in faiz kararında etkili olabileceğini ifade etti.
İlk 6 ay için düşüş faizde beklentisi olanlar bulunurken, Amerika’daki bütçe açığının faiz üzerinde baskı yaratacağı ve faizin sabit kalacağı görüşlerinin de mevcut olduğunu söyledi.
Altın ve gümüş tarafındaki zirve yükselişlerinin 1979-1980 yıllarındaki grafiklerle benzerlik gösterdiğini vurgulayan Umarbeyli, o dönemde Amerika enflasyonu ve İran devrimi ile savaş olasılıklarının gündemde olduğunu hatırlattı. 2026 yılında uzun vadede altın ve gümüşte yükseliş trendi beklediğini belirtti.
Normal ekonomik şartlar altında, 2026 yıl sonunda USD’nin 51 TL seviyesini görebileceğini, buna bağlı olarak paritelerle birlikte EUR’un 59,50 TL ve GBP’nin 68,50 TL seviyelerine ulaşabileceğini söyledi.
TL faizlerinin ilk 6 ay enflasyonun üzerinde veya dengede seyredeceğini, yabancı para mevduatlarının enflasyona yenilebileceğini belirten Umarbeyli, uzun vadede altın ve gümüşün artış yönlü olduğunu ve Euro’nun diğer para birimlerine göre en büyük yükselişi gösterebileceğini ifade etti. TL faizlerinin düşüşe geçeceğini ancak tasarruf mevduatlarını etkileyecek şekilde büyük bir düşüş beklemediğini söyledi.
TL mi, YP mi mevduat?
Umarbeyli, 2026 yılında enflasyon tahminlerinin aylık ortalama yüzde 1,5 seviyelerinde olacağını ve bazı aylarda daha da yükselebileceğini belirtti. Şimdiki kur ve tahminlere göre USD’nin her ay yaklaşık yüzde 1,5 artış trendi gösterebileceğini, bu durumda artışın enflasyon altında kalabileceğini ifade etti. TL mevduat faizlerinin yüzde 38 seviyesinde olduğunu ve ortalama aylık yüzde 2,5 net getiri sağladığını, bunun enflasyonun dengi veya biraz üzerinde olduğunu söyledi. İlk 6 ay için bu analize göre genel bir değerlendirme yapılabileceğini belirtti.
Yatırım tavsiyeleri
Umarbeyli, yatırımcılara tek sepete yatırım yapmamalarını önerdi. TL, döviz ve altının birlikte değerlendirilmesini, risk odaklı yatırımcılar için az miktarda kripto ile hisse senedi, bono, tahvil ve borsa yatırımlarının desteklenmesini tavsiye etti. Uzun vadeli sabit faizden kaçınılmasını, faiz-enflasyon uyumsuzluğu riskinin yükseldiğini belirtti. Ayrıca, jeopolitik riskler için altının portföyde her senaryo için gerekli olduğunu vurguladı.
2026 yıl sonu tahminleri
Umarbeyli, TCMB politika faizinin yıl sonunda yüzde 28 seviyesinde olacağını, T.C. TÜFE enflasyon beklentisinin ise yüzde 22 seviyesine ulaşacağını söyledi.
Dolar, Euro ve GBP genel tahminleri
Dolar zayıflığının, Fed’in faiz indirim döngüsünün 2026’ya kadar devam etmesi ve ABD’nin büyük bütçe açıkları nedeniyle diğer para birimleri karşısında değer kaybına yol açacağını belirten Umarbeyli, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz oranlarını daha uzun süre beklemede tutması veya indirimleri yavaş yapmasının, euronun ABD dolarına karşı göreli cazibesini artıracağını söyledi. ABD ile Euro Bölgesi arasındaki büyüme ve faiz farklarının daralmasının euro lehine sermaye akışını destekleyebileceğini ifade etti.
Umarbeyli, piyasa genelinde euronun dolara karşı güçlenmesinin ve paritenin 1,16-1,22 bandının üzerine yerleşmesinin öngörüldüğünü, GBP/USD paritesinin ise 1,34-1,42 bandında hareket edebileceğini belirtti. ABD dolarının küresel olarak zayıflayacağı ve İngiliz sterlininin bundan faydalanarak değer kazanacağı beklentisinin hakim olduğunu ifade etti. Fed’in faiz indirim döngüsünün daha ileride olacağı, İngiltere Merkez Bankası’nın ise daha yavaş hareket edeceğini söyleyen Umarbeyli, İngiltere ekonomisindeki toparlanma ve zayıf dolar eğiliminin sterlini destekleyeceğini aktardı.
Kıymetli madenler
Umarbeyli, kriz ve belirsizlik arttığında altın ve gümüşe yönelimin olacağını söyledi. Altının doğrudan güvenli liman olduğunu ve merkez bankalarının önce altın aldığını, büyük fonların da ilk olarak altına girdiğini belirtti. Gümüşün ise yarı yatırım aracı ve yarı sanayi metali olduğundan trendin başında değil, ortasında veya sonunda yükselişe geçtiğini ifade etti.
2026 yılı sonuna kadar altın fiyatının 8,000-10,500 TL, gümüşün ise 120-150 TL seviyelerini test edebileceğini öngördü. Altın/gümüş oranının ise kritik olduğunu, oran 80-100 olduğunda gümüşün aşırı ucuz kabul edileceğini, 60 altına düşerse gümüşün hızlanacağını ve 40-50 bandına gelirse gümüş rallisinin başlayacağını belirtti. Altın yükseldikçe bu oranın açılacağını ve yatırımcıların gümüşe yönelmesinin sert ve ani olabileceğini söyledi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.