Kendini ispatlama çabası

Yayın Tarihi: 28/01/26 07:56
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Siyasi tansiyonun yükseldiği günler yaşıyoruz.

Elbette hepsi önemlidir, konuşacağız, değerlendireceğiz.

Ama Kıbrıs sorunu ile ilgili de önemli günler yaşanıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín, adaya geldi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi lideri Hristodulidis ile ayrı ayrı görüşmeler yaptı.

Ve bugün, üçlü görüşmede iki liderle bir araya gelerek, 11 Aralık tarihinde yapılan görüşmenin devamını sağlayacak.

İletişim, diyalog, işbirliği ve devamında en önemli nokta sonuç, sonuç almak için de çaba ve samimiyet gerekli.

Türk tarafının, Kıbrıs sorunu bağlamında, yeni bir stratejisi var.

Buna, karşı tarafa yönelik samimiyet testi de denebilir.

Sırf müzakere edilmesi için müzakere edilmeyecek.

Bu politika, strateji veya tutum haksız mı, hayır, değil.

Tecrübe edilmiş onca başarısız süreç var, temkinli olmanın nedeni, bir yeni başarısızlığın olmaması.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, kendini anlatma ihtiyacı duyuyor.

Buna şaşırıyorum, aynı zamanda CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, kendini ifade etme ve belli bir kesimi de ikna etmeye, bir şeyleri ispatlamaya çalışıyor.

Federal çözüm istenci, amacı ve bu amacı sürekli tekrarlama beklentilerine cevap vermeye çalışıyorlar.

Ortada bu beklenti ile ilgili çok büyük bir konu varmış gibi, sürekli gündeme getiriliyor.

Buna da şaşırıyorum.

Yapılan bazı açıklamalar, söylemler, bir anda fırtınalar koparıyor.

Ortada ne federal, ne de iki devlet, konfederasyon veya başka bir çözüm süreci yok ki.

Bu sebepler ve bu sebepleri kimlerin yarattığı, kimin bu manevraları çoğaltarak uyguladığı da belli.

Başarısız sonuçların, en önemli sorumluları da ortada, yakın tarihe bakmak yeterli.

Ortada herhangi bir süreç, sorunun gerçek anlamına yakın bir çaba yok.

Bir seçenek, seçip gidilecek bir yol, altı doldurulacak bir altyapı silsilesi bulunmuyor.

“Federal sözcüğü kullanılmıyor, federal çözüme yönelik çaba gösterilmiyor” bu gibi eleştiriler var.

Ön koşullar, ön şartlar ortaya konmakta deniliyor.

Peki, müzakerelere başlamak mı, yoksa sonuca ulaşmak adına zemini, altyapıyı hazırlamak ve öyle başlamak mı sonucu getirir, önemli olan sonuç değil midir?

Zaman sınırı olmadan, gel, gitler mi önemli, belli bir zaman öngörerek, çözmeye çalışmak mı önemli?

Bunların hepsi, yıllar içinde tecrübe edildi.

Dünya, coğrafyamız, çok farklı noktalara geldi.

Bunları iyi okuyup, iyi takip edip, eskilere, sözcüklere takılmadan, gerçekçi olmak gerek.

Tarihten gelen, bugün Rum tarafının, Türkiye’ye karşı bir kalkan oluşturma çabası, adaya davet ettiği yabancı ülkeler, askeri güçler, doğal olarak bu sorunun taraflarını çoğalttı.

Kıbrıs’la ilgili kabul edilmesi gereken bir başka konu, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği sınıfta kalmıştır.

Tek taraflı bir yaklaşım vardır ve bu bir hayal kırklığıdır.

Yeni bir dünya, yeni bir düzen inşası var, farklı dengeler söz konusu.

Samimi yaklaşımlar, uygulamada eşitlik, devamında detaylar.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları