AB ve geçmişten günümüze hatalar

Yayın Tarihi: 07/01/26 07:30
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

BM bir yana, AB artık Kıbrıs sorununda önemli bir yer tutuyor.

Bunlar Kıbrıslı Rumların siyasi bir başarısı iken, Türk tarafının ise başarısızlığıdır.

Rumların Kıbrıs adasında tek hükümet kabul edilmesinden bu yana, tek taraflı AB üyeliğine girmesi, Türk tarafının tarihi yanlış ve hatalarıdır.

Biliyorum, bunlar çok uzun soluklu ve detaylı konular.

Ancak bu hataların sonucunu bugün sıkışmış olmakla yaşıyoruz.

Kıbrıs Cumhuriyeti, AB’ye tüm ada adına üye oldu.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 2004 yılında AB’ye tam üye olarak kabul edilmesi, adanın bölünmüşlüğü nedeniyle Kıbrıslı Türkler açısından farklı bir durum ortaya çıkardı.

Kıbrıs Cumhuriyeti, AB’ye tüm ada adına üye oldu.

Ancak AB müktesebatı, adanın kuzeyinde uygulanmıyor.

Kıbrıs'ın kuzey tarafı, KKTC, AB hukukunun dışında kabul ediliyor.

Kıbrıslı Türkler AB vatandaşı sayılıyor, bu da Kıbrıs cumhuriyeti vatandaşı olmakla sağlanabiliyor.

Kıbrıslı Türkler ile AB ilişkileri toplum temelli ve daha çok sivil kurumlar üzerinden yürüyor.

Kıbrıslı Türklerin siyasi bir temsiliyeti AB içinde yok, yani toplum olarak temsil edilmiyoruz.

2004 yılında Annan Planı referandumu yapıldı, Kıbrıslı Türkler “evet" Kıbrıslı Rumlar ise “hayır”  dedi.

Sonuca baktığımızda Kıbrıs Rumlar, Kıbrıs Cumhuriyeti ile AB’ye üye olurken, Rum tarafını adeta ödüllendirildi, Kıbrıslı Türklerin ise izolasyonu ve siyasi temsiliyetsizliği hala devam ediyor.

AB seçimleri için oy kullanmada bile çeşitli sıkıntılar yaşanıyor.

Mali Yardımlar yanında, işbirliklerinin istenilen düzeyde olmamasının sorumluluğu biraz da KKTC yönetimlerinde, bunu da kabul etmek gerek.

Bu durumu yaratan ise, ANNAN planı sonrası, Kıbrıslı Türklerin yansıttığı irade ile bunun karşılığını alamamasıdır.

Para birimi EURO olması sebebiyle, güney ekonomisi daha istikrarlıdır.

Ciddi reformları hayata geçirdiler.

Bu üyelik tabi ki siyasi bir üyeliktir, güney Kıbrıs'ın AB içindeki ekonomik ağırlığı ne olabilir ki?

Tamamen stratejik, jeopolitik ve coğrafi sebeplerle bu üyelik gerçekleşti.

Kıbrıs, özellikle ticari faaliyetler açısından doğu akdenizde bir geçiş noktası.

Evet, bölünmüş, henüz siyasi bir çözüme kavuşamamış Kıbrıs adasının, tek taraflı olarak AB üyesi yapılması büyük bir hata oldu.

Bu hatanın bir paydaşı da Türk tarafının bazı öngörüsüz politikalarıdır.

Gerçeğe baktığımızda, Kıbrıs Türkler hiç bir sorumlulukları olmadan, AB ile belirli sınırlar dışında ilişki kuramıyor, uyumlaştırma çalışmalarını istenilen hızda yerine getiremiyor.

ANNAN planı hayal kırıklığından başlayarak bugüne gelene kadar bu ilişkinin bu dereceden yukarı çıkamamasının pek çok sebebi var.

Kıbrıs Cumhuriyetin, yani Rum yönetiminin adanın tümü adına AB üyesi yapılması ise en büyük hata.

AB kendi içinde bir üye ülkenin bu kadar çok ülke ile askeri anlaşmalar yapmasına, destek veriyor mu?

Hukuken sıkıntı olmayabilir, ama bu adanın çözülmemiş sorununun daha büyütüldüğü, AB'nin dikkatini çekmiyor mu?

Bir önceki yazımda da yazdım, bunlar sırf yazı, sırf eleştiri olsun diye yazdığım konular değil.

Aksine bunlar göz önüne alınarak yeni politikaların oluşturulması ve desteklenmesine yönelik adımlar içindir.

ABD’nin, Venezuela da yarattığı uluslararası despotluk, görünen o ki gerekli tepki ve caydırıcılığı yaratmamış.

Bu saatten sonra, önümüzdeki dönemde, nerede, ne olacağını, kestirmek güç.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları