Aynı noktaya gelinmemesi dileğiyle

Yayın Tarihi: 13/02/26 07:38
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Her kafadan bir ses çıkacağına, işin doğrusunu bilen ve bilmeyen herkesin bir yorum yapacağına, diyalog yolu en başından zorlansa daha iyi olmaz mıydı?

Sağlıkta, hangi konu nereden çıktı, nasıl bu noktalara gelindi, kim ne elde etti, bilgi kirliliği ve soru çok.

Sağlıkta tam mesai, bu meseleye karşı çıkan kimse olmaz diye düşünüyorum.

Günlerdir tartışmaları izliyorum, esasından çıkılmış ve karşılıklı suçlama oyununa dönmüş bir süreç yaşandı.

Gördüğüm kadarıyla, geriye bir toz duman kaldı, izleri mutlaka olacaktır.

Aslında hep böyle olur, bir gündem oluşur, taraflar ortaya çıkar, karşılıklı suçlamalar yapılır, gündem buraya odaklanır, karşılıklı bir yıpranma, sonrasında unutulur gider.

Bu zaman içinde karşılıklı bir kaybediş, kişiselleştirme, benim doğrum tek doğrudur zorlaması ve çözümsüz kalan konular.

Sağlık ve tam mesai, yüzde yüz katılıyorum, umarım bunca tartışmanın sonunda, özellikle kamusal sağlık için sorunların, eksikliklerin ortaya konduğu, koşulsuz, önyargısız, iyi niyetli, olumlu gelişmelerin yaşandığı noktaya gelinir.

Bu konunun hekim maaşları üzerinden tartışılmasını da kesinlikle ret ediyorum.

Maaş tartışması, tam mesai ile ilgili bir mesele değil, konuyu kişisel, zümresel noktalara getiriyor.

Kutuplaşmalara, bölünmelere sebep oluyor.

Bu düşüncem sadece sağlık konusunda geçerli değil, hayat pahalılığı gündeme gelir, kamu çalışanlarının maaşları gündem olur, asgari ücret konuşulur, siyasilerin maaşları gündem olur, maaş tartışması başlı başına bir ayıp.

Bir diğer taraftan tam zamanlı mesai için, sağlıkta, hastanelerde bulunan eksiklikleri, özlük haklarını gündeme getirmek, erken seçime atıf yapmak, şart koymak, öne sürmek de doğru olmadı.

İşin özünde, karşılık iyi niyet ve tek amaç olarak sağlığın ileriye götürülmesi, insanların, daha nitelikli, daha kaliteli, ücretsiz sağlık hizmetine kavuşması hedef olmalı.

Yoksa bunlar günlük, sığ, getirisi olmayan, sadece yıpratan meseleler olarak unutulur, geriye yine bildik sorunların daha da büyüyerek devam etmesi kalır.

Her adım, her söz, her cümle, defalarca düşünülerek hazırlanmalı.

Yıllarca alınan eğitim, yapılan fedakârlıklar, verilen emekler, herkesin ailesi, bir çevresi var.

Mesleğin saygınlığına zarar ve maalesef bir itibarsızlaştırma yaşandı, aynı meslek gurubunun birbirine düşmesi var.

Suiistimal yok mu, elbette var, olmaz olur mu?

Bunları da en başta sağlık çalışanları deşifre etmeli, destek vermemeli, korumamalı.

Peki, çözüm nedir, çözüm, diyalog, iletişim, iyi niyet ve saygıdır.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, başta grevin kaldırılması olmak üzere, bazı şartların kabulü ile uzlaşıya açık olduklarını açıkladı.

Dün öğleden sonra, Tıp-İş’e bir davet yapıldı ve bir araya gelindi.

Uzlaşı için ilk adım atıldı, istenilen sadece bu sürecin sonlandırılması olmamalı, adeta sağa, sola saçılan, sağlığın temel sorunları yanında, magazinsel anlamda konuşulan her ne varsa, ortak akıl ile planlanmalı, plana sadık kalınmalı, ülkenin kazanması için fedakârlıklar yapılmalı.

Bu tüm paydaşlar için geçerli.

Toplantı sonunda, uzlaşı çıktı, grev kalktı, hayırlı olsun diyelim.

Bunca zamandır yaşananlar, neden yaşandı, bu da ayrı bir konu.

Buraya kadar gelmişken sorunların masaya yatırılıp çözülmemesi, her yapılanın boşa yapılmış olmasını sağlar ve bir süre sonra yine aynı kısır döngülerin defalarca yaşanmasına sebep olur.

Bir daha aynı noktaya gelinmemesi dileğiyle.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları