Algoritmalar vicdanı öğretemez: Dijital dünyada ahlâk neden çöktü?

Yayın Tarihi: 05/01/26 07:50
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Algoritmalar ahlâkı yok etmedi; ahlâkın yerine geçti. Bugün yaşadığımız sorun, teknolojinin insanı yozlaştırması değil, insanın kendi iç ölçüsünü gönüllü olarak devre dışı bırakmasıdır. Vicdan, tarih boyunca insanın en kişisel yetkisiydi. Doğru ile yanlışı ayırt etme sorumluluğu bireyin omuzlarındaydı. Dijital çağda bu sorumluluk sessizce başka yapılara devredildi.

Artık bir davranışın ahlâklı olup olmadığı, içsel bir muhasebeyle değil, dışsal tepkilerle ölçülüyor. Tepki yoksa sorun yoktur. Tepki varsa, davranışın kendisi değil, nasıl sunulduğu tartışılır. Yanlış, bir ahlâk problemi olmaktan çıkarılıp “iletişim hatası”na dönüştürülür. Böylece insan, kendini sorgulamak yerine stratejisini günceller. Bu, ahlâkın en tehlikeli biçimde işlevsizleşmesidir.

Vicdan doğası gereği yavaştır. Acele etmez, bekler, durur ve rahatsız eder. İnsanı konforundan çıkarır, hesap sorar, bazen yalnız bırakır. Algoritmalar ise hız üzerine kuruludur. Hızlı kararlar, hızlı tepkiler, hızlı unutmalar ister. Bu iki yapı aynı anda hâkim olamaz. İnsan hızlandıkça iç sesini duyamaz; iç ses sustukça ahlâk refleks olmaktan çıkar, hesap kitabın konusu hâline gelir.

Bugün birçok insan neyin doğru olduğunu bilmiyor değildir. Asıl mesele, doğruyu seçmenin bedelini ödemeye hazır olmamaktır. Dijital düzen doğruyu değil, sorunsuz olanı ödüllendirir. Sessiz kalmak güvenlidir, uyum sağlamak kazançlıdır, itiraz etmek risklidir. Bu nedenle ahlâk, cesaret gerektiren bir duruş olmaktan çıkarılıp kişisel tercihlerden biri gibi sunulur.

Bir başka kırılma da şudur: Ahlâk artık bağlama göre ayarlanabilir görülüyor. Aynı davranış bir yerde kabul edilebilir, başka bir yerde görmezden gelinebilir. İlke yerine esneklik, tutarlılık yerine fayda öne çıkar. Bu durum, ahlâkı bir pusula olmaktan çıkarıp hava durumuna çevirir. Rüzgâr nereye eserse yön oraya döner.

Ahlâkın çöküşü cehaletten değil, konfor arzusundan beslenir. İnsan, vicdanın yükünü taşımak istemediğinde onu sistemlere devreder. Oysa vicdan ne öğretilebilir ne otomatikleştirilebilir ne de optimize edilebilir. Güncellenemez, ölçülemez, dış kaynakla ikame edilemez. Vicdan yalnızca korunur ya da terk edilir.

Bugün yapılan şey tam olarak budur. Vicdan terk ediliyor, ardından bu terk ediş “çağın gereği” diye normalleştiriliyor. Ahlâk böyle çöker: gürültüyle değil, yavaş yavaş, sessizce ve kimse fark etmeden.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Ferhat ATİK yazıları